• Döviz Bilgileri Güncelleniyor..
  • Vakitler Güncelleniyor..
  • BINGOL:
  • Bugün
  • Yarın °C / °C

“ZULÜM İLE ABAD OLUNMAZ”

26 Mart 2015
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
1410 defa okundu.
“ZULÜM İLE ABAD OLUNMAZ”

Açıklamada; “Başta Saddam olmak üzere Ortadoğu’da diktatörlerin bir bir devrilmesi, katliamlar üzerine kurdukları saltanatlarının yerle bir olması; hala halklarına zulmeden fıtri ve milli haklarını engellemeye çalışan, insanca ve refah içinde yaşamalarına imkan vermeyen İslam ve insanlık dışı yöntemlere bir ibret olmalıdır. Unutmamak gerekir; zulüm ile abad olunmaz.” İfadeleri kullanıldı.

 Halkların Demokratik Partisi ile Demokratik Bölgeler Partisi Solhan ilçe teşkilatları Halepçe katliamı ile ilgili yazılı basın açıklaması yaptılar.

Yapılan yazılı basın açıklamasında; “16 Mart 1988 günü insanlık tarihinin utanç verici sayfalarından biridir. Dünyanın tağutlaşan güçlerinin ve onların yerli kuklalarının Ortadoğu haklarına yaşadığı katliamlara bir yenisi daha yani Halepçe’de eklenmiştir. 1924 Nosturi katliamı, Şeyh Said, Ağrı, Zilan, Dersim katliamı, 33 Kurşun, Maraş, Başbağlar, Roboski katliamı, Hama, Qamışlo, Sinemaya Amudê, Enfal katliamı ve daha sayamadığımız birçok kara lekenin belki de en acısıdır Halepçe. Kokusuyla beraber ölümü getiren kimyasal silahların katlettiği 5 Bin’den fazla masum, Müslüman Kürt’ü rahmetle anarken bu katliamın sorumlularını da Allah’ın laneti ile lanetliyoruz. “Size ne oluyor da, Allah yolunda ve ‘Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan şu memleketten çıkar, katından bize bir dost ver. Bize katında bir yardımcı ver diye’ yalvarıp duran zayıf ve zavallı erkekler, kadınlar ve çocukların uğrunda savaşa çıkmıyorsunuz.” (Nisa Suresi 75) Ayetinin muhatapları olarak nerede ve kime karşı olursa olsun zulme uğrayanların yanında olmayı; kalbimizde anmayı, dilimizde haykırmayı ve elimizden bir şey geliyorsa esirgememeyi, zalimlerin de karşısında olmayı inancımızın bir gereği kabul ediyoruz. Zira mazlumun dini sorulmaz.” ifadeleri kullanıldı.

“UNUTMAMAK GEREKİR; ZULÜM İLE ABAD OLUNMAZ”

Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: “Bugün Halepçe ve bağlı bulunduğu Fedaral Kürdistan bölgesi tarihten gelen uzun, meşakkatli ve haklı mücadelesi sayesinde zulümden ve diktatörlerinden kurtulmuş, milli haklarının çoğuna kavuşmuş; kendi kendini yöneten, içinde milletlerin medenice yaşadığı ve Ortadoğu için örneklik teşkil edecek bir coğrafya olmuştur. Başta diğer Kürdistanlılar ile Filistinliler olmak üzere yeryüzünde zulüm gören bütün milletlerin yaşadığı zulümlerin son bulması için dua ediyor ve bu konuda haklının yanında yer alma, hakkını bedel ödeme pahasına da olsa dile getirme, kendi aleyhimize olsa da Allah katında adil şahitler olma hususlarında herkesi üzerine düşen sorumluluğu ifa etmeye çağırıyoruz. Halepçe’ye karşı gösterilen duyarsızlık ve iki yüzlü tavrın geçen 25 yıllık süreçte hala var olduğu, fazla bir değişiklik olmadığı görülmektedir. Gerek uluslararası kuruluşların gerekse İslam dünyasının Halepçe’de sessiz kalışına benzer bir tavır bugün de farklı versiyonlarla karşımıza çıkmaktadır. Topraklarında dünyanın iki güç bloğunun 3 yıldır sürdürdüğü kabul edilmez savaşta Suriye halkının yaşadığı katliamlar ile çektiği acıların bir an önce son bulmasını diliyoruz. Ne tuhaftır ki Roboski’de 34 masum sevilin katledilmesi olayına hata bile diyemeyip özür beyan etmeyenler, zalim Esad’ın katliamlarından rahatsız olduklarını söz etmektedirler. Acaba bu rahatsızlığın Suriye Kürdistan’ındaki Kürtlerin kazandığı statü ile ilişkisi var mıdır? “Kendisi için istediğini Mü’min kardeşi için istemedikçe gerçek anlamda iman etmiş sayılmayan” bir dinin mensupları kendi Suriye’deki Kürt kardeşlerin oluşumunu kırmızıçizgileri olarak görmektedir. Meclisin ancak 14 ay sonra raporunu yayımladığı Roboski katliamının iktidar tarafından manipüle edilmeye devam edildiği ve katliama uğramış köylülerle yakınların “terörist” olarak gösterilmeye çalışılmıştır. Başta Saddam olmak üzere Ortadoğu’da diktatörlerin bir bir devrilmesi, katliamlar üzerine kurdukları saltanatlarının yerle bir olması; hala halklarına zulmeden fıtri ve milli haklarını engellemeye çalışan, insanca ve refah içinde yaşamalarına imkan vermeyen İslam ve insanlık dışı yöntemlere bir ibret olmalıdır. Unutmamak gerekir; zulüm ile abad olunmaz.

 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN