• Dolar Alış / Satış: 8.414 / 8.429
  • Euro Alış / Satış: 10.008 / 10.026
  • BINGOL:
  • Güneş: 5:11
  • Öğle: 12:35
  • İkindi: 16:27
  • Akşam: 19:38
  • Yatsı: 21:20

‘ZEYNEBİ DURUŞ VE TESETTÜR’

30 Mayıs 2016
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
1070 defa okundu.
‘ZEYNEBİ DURUŞ VE TESETTÜR’

Solhan’da faaliyet yürüten Çağrı-Der tarafından, ‘Zeynebi Duruş ve Tesettür’ temalı konferans düzenlendi. Bayanlara yönelik düzenlenen programa konuşmacı olarak katılan Araştırmacı-Yazar Sabiha Ateş Alpat, Allah’ın gönderdiği dini kabul etmeyenlerin, ‘Müslümanlar inandıkları gibi yaşamasın’ diye çeşitli oyun ve hileye başvurduğunu belirtti.

Solhan faaliyet yürüten ve yaptığı yardımlar ile düzenledikleri islami programlar ile isminden sıkça bahsettiren Solhan Çağrı Der tarafından düzenlenen ‘Zeynebi Duruş ve Tesettür’ konulu konferansa konuşmacı olarak Araştırmacı-Yazar Sabiha Ateş Alpat katıldı.

Solhan Belediyesi Kültür Merkezi Konferans Salonu’nda kadınlara ve kız öğrencilere yönelik olmak üzere iki oturum olarak düzenlenen program, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı.

“MÜSLÜMANLAR; KUR’AN VE SÜNNET ÇİZGİSİNDEN UZAKLAŞTIRILMAK İSTENİYOR”

“Allah’ın gönderdiği dini kabul etmeyenler, Müslümanlar inandıkları gibi yaşamasın diye çeşitli oyun ve hileye başvuruyorlar. Kadının toplumdaki yeri ve kadının toplumdaki değeri, etkisi ıslah konusundaki yetkisi çok önemli olduğu için en fazla kadın üzerinde oyunlar oynadılar” ifadelerini kullanan Alpat, “Bu oyunlar bizleri bozarsa toplum da bozulur. Bizler düzgün, evlatlarımız düzgün olursa, yaşadığımız toplum da düzgün olur. Müslümanlar Kur’an ve Sünnet çizgisinden uzaklaştırılmak isteniyor. Şimdi bu bağlamda kimi zaman Suriye ve benzerinde olduğu gibi silahlı bir şekilde Müslümanları imha etmeye çalıştılar. Kimi yerde de televizyonlarıyla, sinemalarıyla, internetleriyle ve gazeteleriyle bizi Kur’an ve Sünnetin çizgisinde ayırmak için farklı yoldan yaklaşırlar. Bu bağlamda bizler Zeynep olmayalım diye, Asiye olmayalım diye, Aişe olmayalım, Hatice olmayalım diye üzerimizden çok çeşitli oyunlar oynanılıyor. Ne acıdır ki Kur’an ve Sünnet ilmine vakıf olmayalım diye bu oyunda birçok yerde kan dökülüyor.” İfadelerini kullandı.

“ZEYNEP’İ KONUŞMAMIZ PEYGAMBER TORUNU OLMASINDAN DOLAYI DEĞİLDİR”

Zeynep’i konuşmamız, Zeynep’in Hz Muhammed’in torunu olmasıyla ilgili olmadığını belirten Alpat, “Çünkü bir kimse Peygamberin kızı olsa dahi eğer iman etmemişse, eğer tarafını Allah’tan yana seçmemişse, eğer Kur’an’ı düstur etmemişse o artık ehli iman değildir. Biz bugün eğer Zeynep’i konuşuyorsak, Zeynep bugün bizim örneğimizse, onun en başta özelliği iman etmiş olmasıdır. Peygamberin torunu olması değildir. Peygamberin kendi amcası da iman etmediği için tarafı farklı oldu. Şimdi tabiî ki hem Peygamberin torunu ve hem de iman etmiş olması bizim içim daha kıymetli oldu. Hz. Zeynep’in birinci özelliği dedik ki iman etmiş olmasıdır. İkinci özelliği muvahhit olmasıdır. Üçüncü özelliği ise teslim olmasıdır. Dördüncü özelliği ise muttaki olmasıdır. Beşinci özelliği duruş sahibi, direniş sahibi ve cihat sahibi olmasıdır. Bizim için model ve bizim için örnek olan Zeynep annemiz, Hz Peygamberin torunu ilimle büyümüş, İslam’la büyümüş, sonra Kerbela’da abisinin yanında olup Hz Hüseyin kendi ailesinin gözü önünde şehit olmuş, sonra Yezid askerleri esir almış, Şam’a götürülmüş ve o öylesine bir duruş sergilemiş ki, gözü önünde Hz Hüseyin’in başı çekilmiş olduğu halde eğilmemiş, Yezid’in çizgisine gitmemiş, dik durmuş bir genç kızdır.” Şeklinde konuştu.

İDOLLLER HABİL İLE KABİL’DİR

Öğrencilere yönelik düzenlenen konferansta konuşan Alpat, “Bugün sizlere İslam’da genç kızı konuşacağız.  Allah (ac) bizleri boşuna yaratmadığını Kuranı Kerim’de beyan etmiş. Yeryüzüne yerleştirmiş, yerleştirdiği günden beri iki yol olmuş; biri hak diğeri batıl… Her iki tarafın genci de var. Her iki tarafta kadınlar ve erkekler var. Her iki tarafta genç kızlar ve genç beyefendiler var. Her ikisinin de tarihte nasıl olduğuna yönelik idolleri var. Mesele genç erkeklerin idolleri inanmayanlar açısından Adem’in oğlu olan Kabil’dir. Yine inananlar açısından genç  erkeklerin idolleri yine Adem’in oğlu olan Habil’dir. Dünya kurulduğundan beri iki kelam var; biri hak biri diğeri de batıldır. Allah hak ile batıl taraftarı olma noktasından insanları özgür bırakmış. Kesinlikle Kur’an-ı Kerim’de ‘Dinde zorlama yoktur, kimseyi dini kabul etmesi için zorlamayın’ diye ayet göndermiş. Kabul edip etmemek tamamen kişinin özel tercihidir. Dolayısıyla Adem yaratıldığından beri Allah’ın gönderdiği dini bir yaşam tarzı olarak kabul edenler ve etmeyenler olmak üzere ikiye ayrılır. İki tarafında tarihe mal olmuş tarihe iz bırakmış idolleri var.” İfadelerini kullandı.

“HAK YOLCUSUNU  YOLUNDAN AYIRMAK İÇİN HER ZAMAN ÇEŞİTLİ ÇEŞİTLİ OYUNLAR OYNANDI”

Genç kızlar ile ilgili idollerden de bahseden Alpat, “Bugün ben size inanan genç kızların idollerinden bahsedeceğim. Allah’ın gönderdiği mesajı kabul etmiş genç hanımefendilerin tarihteki ve Kur’andaki idolleri kimdir? Ama önce kimliği tarif etmek istiyorum. Kur’an-ı Kerim’de ‘dinde zorlama yoktur’ diyorya din bir tercih işidir ve kişinin öz ve öz tercihi çok önemlidir. Başkasının zoruyla kabul edilen dinden hayır çıkmaz. Kişinin kendi tercih emesi gerekiyor. İşte bu bağlamda kimlik nedir? sorusunun cevabını bulmamız lazım. Kimlik nedir sorusuna Psikoloji kitaplarından cevap verecek olursak; bir kimseyi tanımlayan ifadeye kimlik denir kişilik nedir. Şahsiyet nedir; Kim olduğumuza uyumlu söz ve davranışların sahip olmayada şahsiyet denir. Mesela bir kimsenin; kimsiniz? Kimlerdensiniz? diye sorulduğunda verdiğiniz cevap sizin kimliğinizdir. Şimdi bundan sonra size düşen şey  kimliğinizin çerçevesini bilmek için kimliğinizin çerçevesine uygun bir şekilde söz, duygu, düşünce ve davranışların sahibi olmaktır. Mesele bu konuda halk tarafından tercihin Haktan yana yapanlardan taraf sorduğunuzda kimsiniz kimlerdensiniz diye sorduğunda Kur’an-ı Kerim şöyle cevap verir, “de ki; ben müslümanım, müslümanlardanım diyenden daha güzel sözlü kim vardır” Fussilet suresinin 33 nci ayetinde bize cevap veriyor. Ben müslümanlardanım diyen ve sadece Allah’a çağıran dan daha güzel sözlü kim vardır? Eğer Bizler Allah’u Teala’ya Kıymet veriyor isek, Allah’a çok seviyorsak lütfen dikkat edelim çok basit bir örnek vereceğim. Mesela cep telefonunuza çok sevdiğinizden  mesaj geldiğinde sizi o mesajları hemen okuyorsunuz. Ne yazmış, Kim yazmış, Ne demiş… Neden? Çünkü değer verdiğimiz birinden mesaj gelmiş. Yeminle arkadaşlar vahi yani şu anki Kur’an-ı Kerim Allah’ın kullarına Peygamberler aracılığıyla gönderdiği mesajdır. Dolayısıyla cep telefonuna düşen mesaj kadar  Allah’tan gelen mesaja değer vermezsek, kıymet vermezsek acaba gönderdiği mesajda ne diyor diye kafa yormazsak o zaman kıymet vermiş olduğumuz anlaşılırmı? İşte Allah’ın gönderdiği mesajlar da İslam Müslümanlıktan yöne tavır alanların, Allah’tan yana tavır alanların, haktan yana tavır alanların Allah kimlik olarak Müslüman koymuş. İşte Bir Müslüman genç hanımefendinin nasıl olması gerektiğini de bazıları Kur’an’dan bazıları Peygamber Efendimizin tarih sürecinde geçti. Tarihten bize örneklendirmiş. Böylelikle kıyamete kadar geçecek olan her kimse ‘Yarabbi sen hangi genç kızlardan razısın, nasıl bir profil istiyorsun? Ya Rabb’im Mümin bir gencin nasıl olması gerektiğini istiyorsun’ diye sorduğumuzda Allah Kur’an ile ve tarihteki işaretlerle cevap vermiş oluyor.  Hak ve batıl taraftarları Bugüne kadar hep karşı karşıya geldi. Bundan sonra da karşı karşıya gelecekler. Yani Adem (as)’ın  zamanından bu tarafa iki taraf hak ve batıl tarafı bir biriyle mücadele ettiler. Hak yolcusunu  yolundan ayırmak için her zaman çeşitli çeşitli oyunlar oynandı burayı anlamadan kimliği anlamak mümkün değil.” Şeklinde konuştu.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN