• Dolar Alış / Satış: 8.385 / 8.4
  • Euro Alış / Satış: 9.968 / 9.986
  • BINGOL:
  • Güneş: 5:12
  • Öğle: 12:35
  • İkindi: 16:27
  • Akşam: 19:37
  • Yatsı: 21:19

TAN, ERDOĞAN’DAN SÖZ İSTEDİ

1 Haziran 2015
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
1157 defa okundu.
TAN, ERDOĞAN’DAN SÖZ İSTEDİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslenen HDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, “gel kardeşim bu gece çık televizyona 23 nisan başbakanını da al yanına, abdest al tövbe et deki ey ‘Türkiye halkı; hanginizin kalbini kırdıysam özür dilerim. Ben size söz veriyorum. Ben herkesin hakkını ve hukukunu tanıyacağım, Kürtçe Anadilde eğitime evet, Bölgesel yönetime evet, Kürtçenin kamusal alanda kullanılmasına evet, cemevleri, zaviyeleri, medreseleri, tarikatları serbest bırakacağım, Yeni bir tane anayasa yapacağı

 Halkların Demokratik Partisi (HDP) Solhan’da miting yaptı. 26 Mayıs 2015 Salı günü Solhan 1’inci caddede düzenlenen Miting’de HDP Bingöl Milletvekili adayları; Hişyar Özsoy, Serhat Gümüş ve Sevgi Örüç ile HDP Diyarbakır Milletvekili adayları İdris Baluken ve Altan Tan birer konuşma yaptılar.

Mitingde ilk olarak konuşan HDP adayı Sevgi Örüç, “Bugün özellikle kadın yoldaşlarıma ve annelerime seslenmek istiyorum. Hep karşılaştığım bir soru var. Neden bir kadın olarak HDP’yi seçtiniz diyorlar bu meydanda bir kez daha söyleyeyim çünkü HDP, kendini Türkiye ve Kürdistan kadın hareketinin birikimi üzerine inşa eden, kadının öncü ve değişimci fikrine güvenen, inanan bir kadın partisidir” dedi.

Daha sonra söz alan HDP adayı Serhat Gümüş, “bu seçim süreci bizim için diğer seçimlerden çok daha farklıdır. Bir varlık, yokluk seçimidir. BU seçim; bizim oylarımızla başkanlık sistemi denilen kişisel hırsa, diktatörlüğe olumlu ya da olumsuz cevap vereceğimiz bir seçimdir. Biz bu ülkede seçilmiş krallar istemiyoruz. Bunun en iyi örnekleri Ortadoğu’da yaşanıyor. Bugün ülkelerinde bir iç savaş var, hiçbir güç bu savaşı durduramıyor. Müslümanlar birbirini öldürüyor. Müslüman’ım diyen Recep Tayip Erdoğan da durduramıyor. Bizim ülkemizde yaklaşık 30 yıldır düşük yoğunlukta bir savaş var. Bugün geldiğimiz nokta itibariyle tahkim edilmiş bir ateşkes var. Biz bunu önemsiyoruz. Halkımızın sayesinde barış süreci devam edecektir” ifadelerini kullandı.

Miting de bir konuşma da HDP Bingöl Milletvekili adayı Hişyar Özsoy yaptı. Özsoy; “Bugüne kadar ısındık. Son on gün kaldı. Bundan sonra maraton koşacağız. Gece-gündüz hepimiz çalışacağız. 2002’de Ak Parti iktidara geldi. Bingöl halkı da dahil Kürdistan’da yaşayan halklar çok ciddi bir destek sundular. 2007’de destek verdiler. 2009’da, 2011’de, Cumhurbaşkanlığı seçimine kadar sürekli destek verdiler. Yalnız, bizim gördüğümüz şudur; Bingöl halkı hürmetkârdır. Bingöl halkı kıymet verir. Ancak Bingöl halkının sabrı taşıdığı zaman Bingöl halkı tepki de veriri. İnsanlarımız iki konuda taleplerini dileklerini bizimle paylaşıyorlar. Hizmet meselesi. Bu meseleye girmek istemiyorum. Bingöllüler bu sorunu bildiklerini söylüyorlar.  Çünkü bu sorunları kendileri yaşıyorlar. Sene 2015, millet marsa, aya gitmiş biz hala elektrik, yol, su problemleri ile uğraşıyoruz. Biz HDP olarak, siyaset yapma biçimini değiştireceğiz. Seçime 10 gün kala başladılar boş vaat vermeye. AKP’nin adayları, “biz Bingöl’e Tıp Fakültesi yapacağız” demişler. Siz daha Devlet Hastanesi’nin binasını bitirememişsiniz. Tıp Fakültesini nerde yapacaksınız?” ifadelerini kullandı.

TAN, ERDOĞAN’A YÜKLENDİ

Özsoy’un ardından HDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, bir konuşma yaptı.

Halka hitap eden Tan, “Biri var yaptırdığı Sarayda yaşamıyor, siz barajın altında kalıyorsunuz ama keyfiniz yerinde. O da diyor ki; 400 milletvekili çıkarıyorum, başkan oluyorum, sultan oluyorum. Ama suratı mahkeme duvarı gibi. Bunda bir terslik var terslik. Tayip Erdoğan; belediye başkanı oldu yetmedi, başbakan oldu, reisi cumhur oldu yetmedi. Peki, ne istiyor! Diyor ki ‘başkan olayım’. Başkanlık da yetmiyor. Diyor ki ‘sultan olayım’ peki buna Allah’ın tokadı gelmez mi? Kesin gelir. Değerli kardeşlerim bir insan haddini bilmezse, Allah’ın verdiği nimetlere şükretmezse, Allah onu da elinden alır. 2002’de Tayyip Erdoğan sahneye çıktığı zaman millet dedi ki “bu bir Müslüman evladıdır. Müslümandır. Gelecek, eski rejimi, Kemalizmi tavsiye edecek yeni bir anayasa yapacak, Türkiye’yi Avrupa Birliği’ne sokacak, Türkün, Kürdün, Arabın, Çerkezin, Alevinin, Sünninin, Yezidinin… herkesin hakkını hukukunu tanıyacak. Yeni bir Türkiye olacak. Büyük bir destek aldı. Ama bunun kıymetini bilmedi. Tatmin olmadı, durmadı. Avrupa Birliği yolundan döndü. Türkiye’nin ayrısını bu tarafa, yarısını öbür tarafa milleti birbirine düşürüp düşman etti. Komşularımız ile sıfır sorun derken arası iyi olan kimse kalmadı. Kürtçe bir atasözü vardır. ‘Kedinin en son kaçacağı yer samanlığa kadardır’. Geçen sefer kediler trafoya kaçtılar. Bu sefer samanlıkta yakalanacaklar, sandıkta.” İfadelerini kullandı.

TAN, ERDOĞAN’DAN SÖZ İSTEDİ

Cumhurbaşkanının milletin yanlışında ikaz etmesi, kavgasında ayırması gerektiğini belirten Tan, “Siyasi parti başkanları anlaşamadığı vakit, makamına çağırıp bunları genel millet menfaati üzerine anlaştırması lazım. Peki, bir Cumhurbaşkanı herkesten fazla kavga ederse, herkesten fazla konuşursa, herkesten fazla milleti birbirine düşürürse işte o memlekette ne huzur olur ne de o memleketin bir problemi çözülür. Bizim çok büyük problemlerimiz var. Ekonomik problemlerimiz var, siyasal problemlerimiz var, sosyal problemlerimiz var. Bütün bir Ortadoğu ile kan denizi içerisinde sorunlarımız var. Peki, en akıllı dediğin adam o soğukkanlılığını koruyamazsa bu memleket nasıl bir doğru yolda gidecek. Bu kadar, ağır yükleri bu akıl ile nasıl çekecek. Bu seçim Türkiye’nin barışını yakalaması için önemli bir fırsattır. HDP’liler biz milletvekili olmuyoruz, meclise gelmiyoruz deseler bile senin bu HDP’lilerin ellerine yapışıp yalvar yakar meclise sokman lazım. Bu mevzu Ankara’da mecliste mi çözülse daha akıllıca bir şey yoksa kavgayla, gürültüyle, silahla, çatışmayla mı devam etse daha güzel bir şeydir. Bugün aklı olan bir insan HDP mutlaka Ankara’da olmalı, mecliste olmalı, müzakere masası devam etmeli, kavga, ateş, silah durmalı. Dağda insanlar silahla gezeceklerine ovada siyaset yapmalı. Buradan bir çağrıda bulunuyorum. Gel kardeşim eğer o elindeki Kur’an-ı Kerime inanıyorsan o Kur’an-ı Kerimi aramızda hakem yapalım. Bir pazarlık yapalım Tayip Erdoğan ile; buradan Tayip Erdoğan’a Solhan’dan bir çağrıda bulunuyorum. Gerçekten Müslüman’san, gerçekten adilsen, aramızda ne olduysa oldu biz yine kardeşiz. Biz düşman değiliz kardeşiz, kardeşler de bazen kavga eder. Kur’an-ı keirm ne diyor; “kardeşleriniz kavga ettiği vakit, onların arasını sulh edin, onları barıştırın” peki nasıl barıştırın. Allah’ı ve Resulullah’ı hakem tayin edin. Gel kardeşim bu gece çık televizyona 23 Nisan Başbakanını da yanına al, abdest al tövbe et deki “ey Türkiye halkı; Türk, Kürt, Arap, Sünni, Alevi, Laz, Çerkez, Dindar ve Laik ne varsa, hanginizin kalbini kırdıysam özürdilerim. Ben size söz veriyorum’, Deki ‘Ben herkesin hakkını ve hukukunu tanıyacağım, Kürtçe Anadilde eğitime evet, Bölgesel yönetime evet, Kürtçenin kamusal alanda kullanılmasına evet diyeceğim. Cemevleri, zaviyeleri, medreseleri, tarikatları serbest bırakacağım, Yeni bir tane anayasa yapacağım, işçiden, köylüden yana olacağım. Çık bu sözü ver. Kuran’ı kerim üzerine yemin et, Biz Bu gece adaylıktan istifa ederiz oyumuzu da size veririz ” diye konuştu.

 “SOLHAN BÜYÜK BEDELLER ÖDEDİ”

Altan Tan’dan sonra konuşan HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, “Bugüne kadar Solhan Halkı, Kürt özgürlük mücadelesinde en büyük bedelleri ödedi. En ağır acıları yaşadı. Bu coğrafyada acı çekmeyen, bedel ödemeyen bir tek ev yok. Solhan’ın hangi dağına, hangi taşına gitseniz ya dedelerimizin atalarımızın toplu mezarı var ya da kimyasal silahlarla katledilen çocuklarımızın evlatlarımızın isimsiz mezarları var. Ama yüz yıldır hem bize bu bedelleri yaşattılar hem de Solhan’ı kendi değerlerinden, kendi halkın kimliğinden koparmak için sistemli bir politikaya tabi tuttular. Solhan yaralar içerisinde, bereler içerisinde olan bir aslan gibi yüz yıla yakın bir süredir bir köşede yaralarının acısını çekiyor. Ama bugün Kürdistanın dört bir yanından Kürt halkının bağrından yaralı olan o aslanın yaralarını iyileştirmek için hepimiz seferber olduk. Hepimiz Solhan’daki aslanın ayağa kalkması için kendi halkının mücadelesinde en öne gelmesi için seferberlik ruhu ile sizin hizmetinizde olduk. Çok şükür siz de baş göz üstüne dediniz en önde yer aldınız hepinizi kutluyorum, tebrik ediyorum.  Şimdi ayağa kalkan bu aslanın elinde 7 Haziran için bir görev var. Hani o trafoya giren hırsız kediler var ya istiyoruz ki Solhan’ın o aslanı bir tek pençe ile o hırsız kedilerin hepsine dersini versin. Artık Solhan’ı hiç kimse kale olarak görmesin.” Şeklinde konuştu.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN