• Dolar Alış / Satış: 8.859 / 8.875
  • Euro Alış / Satış: 10.349 / 10.367
  • BINGOL:
  • Güneş: 6:03
  • Öğle: 12:20
  • İkindi: 15:42
  • Akşam: 18:16
  • Yatsı: 19:41

SEYYİD KUTUB VE ÖNCÜ KUR’AN NESLİ: III

31 Ekim 2016
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
1206 defa okundu.
SEYYİD KUTUB VE ÖNCÜ KUR’AN NESLİ: III

Geçen hafta batının tarih anlayışı ve tasnifine tavır almanın, cahiliyenin kirliliklerinden arınmak adına zorunlu olduğuna değinerek bitirmiştik. Arınmış Kur’an Nesli bağlamında Müslümanların; çağ tasnifi, ilk çağ, orta çağ, yeniçağ, yakın çağ gibi ayrımlara ‘en güzel bir şekilde yaratılmış insanın’, periyodik gelişimine! işaret eden yaklaşıma itiraz eden bir içeriğe sahiptir.  Müslümanlar, tüm işleyişi Kur’an ve Resul’un(s) sünneti ile düzenler. İslam’a göre insanlık tarihi Adem(a.s) peygamber ile başlar ve Musa(a.s)Peygambere kadar ki dönem Kurun’ul ula sayılır. (bu ilk çağdır) Hz. Musa’dan (a.s) Hz. Muhammed’e(s) kadar ki dönem Kurun’ul vusta (orta çağ) ve Hz. Muhammed’den (s) tarihin sonuna yani kıyamete kadar ki dönem, Kurun’ul ahir (son çağ)

Türkiye Müslümanlarının kendi değerlerinden koparıldığı en yoğun dönem cumhuriyetin kurulduğu ilk yıllara denk gelir. Yukarıdan toplum mühendisliği yapılan bu dönemde Müslümanların mahremiyetine el atılmış çağdaşlık adına kılık kıyafet kanunu düzenlenmiş ve bu vesileyle İslam beldelerinde küfür düzeni tesis edilmeye başlanmıştır. Bununla beraber tevhid’i tedrisat kanunu ile ilim yuvaları, medreseler kapatılıp tek tip ve batıcı eğitim zorunlu hale getirilmiştir. Fıtrata yönelmiş tüm bu dayatmalara karşı Türkiye Müslümanları geleneksel anlamda kendini koruyabilmiş fakat düşünsel ve ameli anlamda Kur’an vakıası ile irtibatını sahih zeminde kurup güncelleyememiştir.

Önce Müslümanlarının kaynakları ile irtibatları koparıldı sonra kendi islamexpertlerine ! Müslümanların geleneklerini dinleştirdikleri üzerinden eleştiri yapmaları emredildi. O çokbilmiş konfor düşkünü islamexpertleri ise kalkıp tvlerde vs Müslümanların yanlışlarına işaret edip durdular. Kimse sebepler üzerinde durmadı. Müslümanların, kabir ziyaretlerini abarttıklarından dem vuran bazen Müslümanların bu tavırlarını şirk ile yorumlayan çokbilmişlerimiz asla sebepler üzerinde değerlendirme cesareti gösterip Türkiye’de Müslümanların, sahih değerlerinden koparıldığı döneme eleştiri yapmadılar/yapamadılar. Türbe ziyaretleri üzerinden Müslümanlara saldıran zihniyet, Türkiye’nin en büyük türbesinin Anıtkabir olduğunu işleyemedi. (elbette istisnalar mevcuttur fakat biliyoruz ki sistem eleştirisi yapanların sesi, çığlığı; bu ülkede son zamanlara kadar hiç duyulmadı!)

Seyyid Kutub’un cahiliye kirlilikleri dediği davranış biçimlerinin bizim özel tarihimizde ki yaklaşık ve özet karşılıklarından bazıları bu saydıklarımızdır. Elbette Seyyid Kutub’un yaptığı da bizim yapacağımızda asla tekfircilik değildir. Islah ve öze dönüş derken insanların masum, itikada taalluk etmeyen davranışları üzerinden imanlarını sorgulama yanlışı Seyyid Kutub adına yapılageldi. Bu büyük bir yanlış ve aynı zamanda vebaldi. Oysa Şehid’in yaptığı bir tespitti. ‘Yoldaki İşareteler’i anlamaya bir davetti. Bu işaretler bir yönüyle geleneksel ve modern cahiliyeden arınmayı bir yönüyle de bize, İslam entelektüellerini ve siyasetçilerini uyarma görev ve sorumluluğu yükler…

Son olarak Seyyid Kutub’un, Kur’an Neslinin mücadele tarzı ile ilgili biri içe ikisi dışa dönük üç boyutlu tespiti var;

  • Bu nesil iç dünyasını Kur’an’la teçhiz etmeli Muhammed’ul Emin(s) kimliğini çağımıza taşıyan adil güvenilir bir şahsiyet oluşturmalı. Vahyin şahitliğini kuşanmalıdır. Her türlü kirlilikten arınarak öncelikle zihni planda tevhidi bir değişimi hicreti gerçekleştirerek özünde bir inkılap yaşamalıdır. İlk mücadele nefsi planda yaşanmalıdır.
  • Böyle bireysel bir inkılap ve oluşumdan sonra kendi gibi kararını vermiş diğer müminler ile birleşip kolektif bir irade üreterek ‘topluca Allah’ın ipine sarılarak dışa dönük mücadeleye yönelmelidir.
  • Dışa dönük mücadele egemen şirk ve ifsadı ıslah etmeye yönelik ve toplumu kuşatan modern ve geleneksel yanlış din anlayışlarını bid’at ve hurafeleri ayıklamaya dönük…

Kaynaklar. Seyyid Kutup, Yoldaki İşaretler,

Mehmet Pamak, Kur’an Neslini inşa sorumluluğu  (2001 sempozyum)

Rıdvan Kaya, mücadele ve muhasebe

Hamza Türkmen, sempozyum, konferans, panel notları..

Haksöz dergisi, ilgili sayıları

 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN