• Dolar Alış / Satış: 8.836 / 8.851
  • Euro Alış / Satış: 10.336 / 10.355
  • BINGOL:
  • Güneş: 6:02
  • Öğle: 12:20
  • İkindi: 15:43
  • Akşam: 18:17
  • Yatsı: 19:43

“SAĞLIKSIZ ÜRÜN, 3 ETMENE BAĞLIDIR”

22 Ekim 2018
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
1198 defa okundu.
“SAĞLIKSIZ ÜRÜN, 3 ETMENE BAĞLIDIR”

Dünya gıda günü münasebetiyle düzenlenen programda konuşan Tunç, Tüketildiği zaman tüketicisine hiçbir sağlık sorunu teşkil etmeyen ürünlere sağlıklı gıda ve güvenilir gıda denildiğini aktarıp sağlıksız ürünün fiziksel etmen, biyolojik etmen ve kimyasal etmen olmak üzere 3 etmene bağlı olduğunu belirtti.

Solhan Farabi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürlüğü tarafından okulda dünya gıda günü programı düzenlendi.

Düzenlenen programda Solhan Gıda Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü’nde görevli Ziraat Mühendisi Şakir Tunç, Dünya gıda günü hakkında seminer verdi.

Okulun konferans salonunda düzenlenen programda konuşan Tunç, “Birleşmiş Milletler gıda örgütü olan FAV, 16 Ekim 1945 yılında kurulmuştur. Kurulduğu yıldan beri dünyadaki açlıkla ilgili, yoksulluklarla ilgili, kırsal kalkınmayla ilgili çalışmalar yürütmektedir. Her yıl bir tema belirtmektedir. Bu yıl belirlediği tema ise ‘Sıfır Açlık’tır. Sıfır Açlık aslında gıda güvenliğiyle alakalı bir husustur ama bizim gıda güvenliğiyle ilgili bir sorunumuz, eksikliğimiz bulunmamaktadır. Aslında gıda demokrasisi sorunu mevcuttur. Bir taraftan aşırı israf, obezite diğer taraftan ise açlık, yoksulluk ve yoksunluktur. Afrika’da her yüz kişiden 35’i açlıkla karşı karşıyadır. Dünyada üretilen toplam gıda aslında bütün insanlar için yetecek durumdadır. Bunu israftan ve düzensiz dağılımdan kaçınarak sağlayabiliriz. Türkiye’de ise her yüz kişiden 5 kişi açlıkla burun buruna kalmaktadır. Dün açıklanan bir veride yaklaşık 11 milyona yakın insan yoksulluk çekmektedir. Bu da açlık sınırına yakın olan insanlarla beraber nüfusun yüzde 50’sine tekabül etmektedir. Dünyada nüfus artış hızı, gelişmekte olan ülkelerde yaklaşık binde 1’lerde ama geri kalan ülkelerde ise bu oran yüze 3 civarındadır. Tarımsal üretim noktasında ise gelişmekte olan ülkelerle gelişmiş olan ülkeler arasında bir fark bulunmamaktadır. Tarımsal üretim, gelişen ülkelerde nüfus arttığı ve azaldığı takdirde herhangi bir gıda sorunu yaşanmamaktadır.” dedi.

“SAĞLIKSIZ ÜRÜN, 3 ETMENE BAĞLIDIR”

Tunç, şunları aktardı: “Önemli olan husus, dünyada bir açlığın olduğu ve bu açlığın sebebi ise yeterli gıda üretimiyle alakalı olmadığını bilmektir. Sorun, adaletsiz dağıtımdadır. Bu adaletsiz dağıtımda hep bizim gibi ülkelerde ve bizim ülkelere benzer ülkelerde olmaktadır. Bizim ülkemizin toprak olarak, karasal olarak 77 milyon hektarlık bir alanımız var. Bunun yüzde 33’ünde tarım yapılıyor. Yani her 10 metrelik alanın 3,5 metresinde tarım var. Bu aslında dünya ortalamasının 3 katı. Dünya ortalaması yüzde 12’lerdedir. Biz nerdeyse dünyadaki bizim gibi 3 ülkeyi besleyecek oranda tarımsal üretime sahibiz. O zaman bu gıda eksikliği ve açlık sorunu kesinlikle gıdanın güvenliğiyle alakalı değil tamamen dağıtımıyla alakalıdır. Amerika kıtasının geri kalmış ülkelerinde de sorunlar var, yoğun bir şekilde Afrika’da da sorun var, Hindistan, Çin ve Moğolistan’da da bu sorunlar vardır. Yani Amerika, Avrupa ve Avustralya haricinde dünyanın her yerinde bu sorunlar vardır. Peki, biz bu sorunu nasıl çözeriz? FAV bu sene ‘Sıfır Açlık’la ilgili 4 kalem belirlemiş. Bunlardan bir tanesi gıda güvenliğidir. Gıda güvenliğiyle alakalı aslında dünyanın bir sorunu bulunmamaktadır. Gıda güvenliğinden anlamanız gereken, her gün sağlıklı gıdaların erişmesini garanti altına almaktır. Sağlıklı gıda da şu şekilde özetlenebilir; tüketildiği zaman tüketicisine hiçbir sağlık sorunu teşkil etmeyen ürünlere biz sağlıklı gıda, güvenilir gıda diyebiliriz. Sağlıksız ürün ise 3 etmene bağlıdır; Fiziksel etmen, Biyolojik etmen, Kimyasal etmene bağlıdır. Fiziksel etmen; herhangi bir gıda işlendiği takdirde içinde cam kırıkları, naylon veya boya maddesi olduğu takdirde bu fiziksel etmenden dolayı bir gıdanın güvensiz hale gelmesidir. Kimyasal etmen; her hangi bir gıda da zirai ilaç kalıntısı varsa güvensiz gıdadır. Her hangi bir gıdada hormon veya antibiyotik kalıntısı varsa güvensiz gıdadır. Aslında tarımda en yoğun çalışan bilim dalı kimyadır. Yoğun bir şekilde kimya şirketleri vardır. Biyolojik etmen ise; mesela küf deriz bakteriler deriz. Bunlar gıda uygun koşullarda saklanmadığı takdirde çok hızlı bir şekilde bu bakteriler ürer. Ürediği takdirde de toksin etki ortaya çıkarır buda gıdanın güvensiz olmasına sebep olmaktadır.”

İNSANI YAŞATMAKTAN ÇOK İNSANI ÖLDÜRMEYE PARA HARCANIYOR

Programda konuşan Okul Müdürü Mahfuz Döner, “Burada dikkatinizi bir mevzuya çekmek istiyorum. Maalesef bizim coğrafya büyük acılar çekiyor. Aslında bu acılar ve açlık arasında bir paralellik var. Dikkat ederseniz açlık çeken ülkeler aynı zamanda çatışmalarında yaşandığı ülkelerdir. Aslında burada bir paralellik var. Yani aç kalmayla savaşmak arasında bir bağlantı var. 2017 verilerine göre dünya ülkelerinin silahlanmaya ayırdığı para 1,6 trilyon dolardır. Amerika, bunun başını çekiyor. Amerika’nın yılda harcadığı para 639 milyar dolardır. Ardından Çin geliyor, 145 milyar dolarla. Sonra İngiltere geliyor, 63 milyar dolarla. Dünya Gıda Örgütü FAV’ın şöyle bir tespiti var; biz her yıl dünyada 24 milyar dolar para harcarsak dünyada açlık çeken 300 milyon insanı açlıktan kurtarabiliriz. 1,6 trilyon dolar para silahlanmaya ayıran devletler 24 milyar dolar ki devede kulak bile sayılmaz. Bunu 300 milyon insanı açlıktan kurtarmak için harcamaya kıymıyoruz. Şimdi 1 milyarı aşan Çin nüfusunun 250 milyonu insanı açlık sınırının altında yaşıyor. Demek istediğim şu; insanların bir birini öldürmek için harcadığı para 1,6 trilyon dolardır. Ama 300 milyon insanı yaşatmak için 24 milyar dolar para ayıramıyoruz. İnsanları yaşatmak yerine insanları öldürmek için daha çok servet ayırıyoruz.”

Haber: Abdulhamit Bildik

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN