• Dolar Alış / Satış: 8.385 / 8.4
  • Euro Alış / Satış: 9.968 / 9.986
  • BINGOL:
  • Güneş: 5:12
  • Öğle: 12:35
  • İkindi: 16:27
  • Akşam: 19:37
  • Yatsı: 21:19

RUHUN GIDASI: DUA

21 Ekim 2015
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
1379 defa okundu.

 Herhangi bir merasime, zamana, zemine, araca ve aracıya ihtiyaç duymadan insanoğlunun emellerini, elemlerini Rabbi ile paylaşımıdır dua. Acziyet hissiyle sadece O’na arz etmesidir arz-ı halini.

Daralan ruhumuzu, dağlanan yüreğimizi, dağılan zihnimizi, dünyevileşen zihniyetimizi dua ile dengeli, düzenli, destekli ve değerli hale getirebiliriz.

Dua, fani ve fena olan madde âleminden mânâ sonsuzluğuna doğru bir yükseliştir. Muhabbet ve teslimiyetle… En manalı sessizlik ve sükûnet halidir.

Kızarmayan yüz, yaşarmayan göz, hissetmeyen öz, eyleme dönüşmeyen bin bir söz dua olarak değerlendirilebilir mi?

Şahit olduğumuz olaylara, herhangi bir şekilde sözlü veya fiili müdahale imkânı varken rahatımızı bozmamak veya kendimizi riske atmamak adına hep kalp ile buğz ederek dışarıya yansımayan içsel sızlanmaların dua olduğunu mu düşünüyoruz?

Sesini sahibine bile duyuramayan, sahibinin sesini duymaktan aciz bir yürek; ruhsuz, heyecansız, klişeleşmiş tekrarlara dua diyebilir mi?

Aslında sözden öze, söylemden eyleme uzanan, teveccüh ve tevekkülle harmanlanan çaba ve uyanış değil midir dua? Nitekim kulun gücünün bittiği yerde Rahman’ın yardımı başlar. Gücümüzün bittiği noktada olup olmadığımızı kontrol ettik mi?

Hayat ve hidayet kaynağımız olan Kur’an’ı Kerim, fırtınalı bir havada denizin ortasında kalan gemiden kurtulmak için samimiyetle dua edenlere dikkatimizi çekiyor. Ölümden kurtulmak için hiçbir sebebin kalmadığı anı ve insanoğlunun iç dünyasını ortaya koyuyor. Zulumattan nura, şerden hayra kavuşanların nasıl döndüklerini ve döneceklerini anlatıyor. Bugünde bu kör ve nankörler bize yabancı gelmiyor.

Uçak türbülansa girdiğinde edilen duaların samimiyetinden kim şüphe edebilir?

Ameliyata götürülen ya da yoğun bakım ünitesine alınan hasta ve hasta yakınları dillerinden duayı düşürebilirler mi? Peki, bu samimiyet ve hassasiyet ne zamana kadar devam eder?

Tehlike geçip rahata erince duyarsız mı kalacağız ibadetin özü ve kulluğun bir parçası olan duaya. Nitekim ruhun gıdasıdır dua, bu gıda fasılasız verilmelidir ruha.

Bize düşen görev, tüm anların ve alanların vazgeçilmezi olan dualarla dolmak, doğmak, dirilmek, direnmektir.

İlahi kelamında Rabbimiz, örnek ve önderimiz olan Peygamber Efendimizin (sav) şahsında hepimize şöyle hitap etmektedir:

“De ki: Duanız olmazsa Rabbim size hiç değer verir mi?” (Furkan, 25/77)

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN