• Dolar Alış / Satış: 13.407 / 13.431
  • Euro Alış / Satış: 15.184 / 15.211
  • BINGOL:
  • Güneş: 7:12
  • Öğle: 12:18
  • İkindi: 14:49
  • Akşam: 17:04
  • Yatsı: 18:37

‘Rabbin İçin Namaz Kıl ve Kurban Kes’

29 Eylül 2014
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
1675 defa okundu.
‘Rabbin İçin Namaz Kıl ve Kurban Kes’

Kurbanın kişiyi Allah’a yaklaştıran bir vesile olduğunun altını çizerek, kurban kesmek âdeti ve ibadetinin bütün dinlerde mevcut olduğuna dikkat çeken Akdeniz, Kurban Kesmenin Hz İbrahim (a.s)’la önem kazandığını vurgulayıp Kevser süresinde Efendimiz Hz. Muhammed(a.s)’e atfen, ‘Rabbin İçin Namaz Kıl ve Kurban Kes’ diye buyrulduğunu söyledi.

 Yaklaşmakta olan Kurban Bayramı münasebetiyle kurban ibadeti hakkında İLKHA’ya değerlendirmelerde bulunan Molla Abdullah Akdeniz, Hz Muhammed’in kurban günlerinde, kurban kesmekten daha büyük bir ibadetin olmadığına dikkat çekerek, bu günlerde Allah için, kurban kesip kan dökülmesi gerektiğini vurguladı.

Akdeniz, Kurbanın Arapçada yaklaşmak manasında olduğunu hatırlatarak, kurban kesmekle insan Allah’a yaklaştığı için, bu ibadete kurban denildiğini söyleyerek Kurbanın kişiyi Allah’a yaklaştıran bir vesile olduğunun altını çizerek,  kurban kesmek âdeti ve ibadetinin bütün dinlerde mevcut olduğuna dikkat çekti.

“Kurban Kesme Âdetinin Hz İbrahim(a.s)’la Önem Kazandı”

Kurban kesme âdetinin Hz İbrahim(A.S)’la önem kazandığını belirten ve daha sonra, Kurbanın Hz. İbrahim ile pekiştiğini dile getiren Akdeniz, “Hz İbrahim Allah İçin evladını kurban etmek istedi, Allah kurbanını kabul etti. Evladının yerine bir hayvan kurban olarak verdi. İşte asıl Kurban âdeti İbrahim(A.S)’den gelmedir.”dedi.

Kurban âdetinin her dinde mühim bir mesele olduğunu ifade eden Akdeniz, “bizim dinimizde daha mühim bir yeri vardır. Eskiden olduğu gibi, dinimizde geçmişten gelen bir adet olmaktan ziyade Allah’tan gelen bir emirdir. Kurban kesmek Allah’ın hoşuna gitmiştir. Onun rızasına mazhar olduğu için biz Müslümanlara bir emir vardır.” dedi.

“Rabbin İçin Namaz Kıl ve Kurban Kes”

Kur’an’da kurban kesmenin Allah’ın bir emri olduğunu ifade eden Akdeniz, “Yüce Rabbimiz. Kevser süresinde Efendimiz Hz Muhammed(A.S) atfen, ‘Rabbin için namaz kıl ve kurban kes’  buyuruyor. Dolayısıyla kurban; Ayette bize bir emir olduğu anlaşılıyor. Bu emirler,  vacip ve sünnet olmak üzere ikiye ayrılıyor. Hanefi mezhebinde vacip, Şafii mezhebine göre ise sünneti müekked (kuvvetli bir sünnet) olarak alınmış.”

Kurban kesmenin önemine de  değinen Akdeniz, “ Hali vaziyeti yerinde olan herkes kurban kesmelidir. Kurban günleri 4 gündür. Kurban kesme konusunda Efendimiz Hz Muhammed(S.A.V) ‘Bu kurban günlerinde, kurban kesmekten daha büyük bir ibadet yoktur.’ buyurmuştur. Bu günlerde Allah için kurban kesip kan dönmek gerektiğini vurgulamıştır.” İfadelerine yer verdi.

“Şuanda Kurban Kesilmiyorsa Cimrilikten Başka Bir Şey Değildir”

Eskiden insanların maddi durumları fazla iyi olmadığını belirten Akdeniz, “Günümüzde fakir insan çok azdır. Genelde insanların hali vakti iyidir. Herkesin kesmesini tavsiye ediyoruz. Şuanda kurban kesilmiyorsa cimrilikten başka bir şey değildir. Kesilen kurban etini dağıtımı daha iyidir. Bazı insanlar kendilerini bu sevaplardan mahrum bırakıyorlar. Kestikleri kurbanları kavurma yapıp sadece kendileri faydalanıyorlar. İmam şafiye göre; kurban kesmek nasıl sünnetse, kurban etini de dağıtmakta sünnettir.” dedi.

“Adak ve Nezir Olarak Kesilen Kurbanlar Sadece Fakirlerin Hakkıdır”

Nezir ve adak kurbanına da değinen Akdeniz, “Adak ve nezir kurbanları herkes yiyemez. Bu tür kesilen kurbanlar sadece fakirlerin hakkıdır.  Böyle bir kurbanı ne sahibi ve nede zengin yiyemez. Diğer normal olarak kesilen kurban; bir vasiyet yâda adak ve nezir kurbanı değilse herkes yiyebilir. Toplum olarak sünnetleri yerine getirme konusunda gevşek davranıyoruz. Hatta birçok insanımız sünnetleri hayatına tatbik etmiyor. Uzak duruyor. Sadece farzları yerine getiriyor. Oysa sünnetler, insanı Allah’a yaklaştırır. Hz Peygamberin şefaatine nail olmasına vesile olur. Hem farz ve hem sünnetleri hayatına tatbik ederek yaşayan insanlar, hem dünya ve hem de ahirette mahcup olmayacaklar. Rabbim bizleri mahcup olmayan böylesi kullarından eylesin, inşallah.” İfadelerini kullandı.

“Fedakârlıkta Toplum Olarak Geri Kaldık”

Fedakârlıkta toplum olarak geri kalındığını vurgulayan Akdeniz, açıklamasını şöyle tamamladı: “Evlatlarımızı bir İsmail (A.S) gibi kurban etmek şuuru öldü. Bırakın böyle bir fedakârlığı, Allah için hayvanlarımızı bile kurban etmiyoruz. Tüm bu sıkıntıların sebebinin Allah’ın emir ve yasaklarına karşı samimiyetimizin olmayışından kaynaklanıyor. Samimiyetin, fedakârlığın ve Allah’a karşı teslimiyetin temsilciliğini en güzel şekilde; Hz. İbrahim, Hz. Hacer ve Hz. İsmail(A.S) yerine getirerek, insanlığa numune olmuşlardır.” 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN