• Dolar Alış / Satış: 8.287 / 8.302
  • Euro Alış / Satış: 10.073 / 10.091
  • BINGOL:
  • Güneş: 4:59
  • Öğle: 12:25
  • İkindi: 16:18
  • Akşam: 19:31
  • Yatsı: 21:14

“Öğretmenlik, Bahar Güneşi Gibidir”

1 Aralık 2014
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
1488 defa okundu.
“Öğretmenlik, Bahar Güneşi Gibidir”

Öğretmenliğin, insanlık tarihinin en önemli ve ölümsüz mesleği olduğunu belirten ve öğretmenin, insanların kendi ayakları üzerinde durmasını sağlayan, yaşamları boyunca kendilerine gereken bilgileri öğreten kişi olduğunu söyleyen Bayar, Öğretmenin, topluma hiçbir zaman arkasını dönmeyen ve toplumun sürekli önünde giden bir gönül eri olduğu için karşısına çıkabilecek zorlukların kendisini yıldırmadığını ifade etti.

 24 Kasım öğretmenler günü ile ilgili bir açıklamada bulunan Solhan Eğitim Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve Genç Memur-Sen Solhan İlçe Başkanı Ferhat Bayar, öğretmenlik mesleğinin önemine vurguda bulunurken meslektaşlarının Öğretmenler Günü’nü kutladı.

“Öğretmenlik, Bir Bahar Güneşi Gibidir”

Öğretmenliğin, insanlık tarihinin en önemli ve ölümsüz mesleği olduğunu belirten Bayar, “Öğretmen, insanların kendi ayakları üzerinde durmasını sağlayan, yaşamları boyunca kendilerine gereken bilgileri öğretir. Topluma hiçbir zaman arkasını dönmez, toplumun sürekli önünde giden bir gönül eridir. Bundan dolayı da karşısına çıkabilecek zorluklar kendisini yıldırmaz. Öğretmenlik mesleği, her şeyden önce bir ideal ve bir hizmet mesleğidir. Toprak altına atılan bir tohumun, onlarca tohum verebilmesi için kendisini feda etmesi gibi, bir öğretmen de hayatını bu anlamlı ve şerefli meslek uğruna feda eder. Öğretmenlik, bir bahar güneşi gibidir. Nasıl can verirse güneş havaya, suya, toprağa… Nasıl fer verirse bahar için kışın ayazında donmuş doğaya… Öğretmen de öyle can verir bir topluma. İnsanlık, öğretmen sayesinde tanışmıştır medeniyetle. Sihirli bir el gibidir öğretmenimin eli kara tahtaya değdiğinde. Bileği büyük bir aşkla kıvrılır, tebeşirini alır. Öğrencilerine bir şey öğretmek arzusu ile hafifçe kırar belini ve tahtaya yazısını yazar. En anlamsız sanılan şeyler onun eli değdiğinde mana yüklenir. Kimi zaman şiirler, kimi zaman kafamıza takılan problemler, kimi zaman hayatın anlamı onun elinden dökülür kara tahtaya. Yüreğimize dökülür kara tahtadan bir ferahlık. Necip Fazıl Kısakürek vapurla Karaköy’e geçerken yanına biri yaklaşıp: Üstat, diye sormuş. Peygamberlere ne diye gerek duyuldu, biz kendimiz yolumuzu bulabilirdik. Necip Fazıl, okuduğu kitaptan başını kaldırmadan: Ne diye vapura bindin ki, cevabını vermiş. Yüzerek geçsene karşıya… Öğretmenler kılavuzdur. İşini ve yolunu bilen kılavuzla yolculuk mutlaka iyi sona erer.” dedi.

“Öğretmen Başarıyı Hedef Almalı, Mükemmel Olmayı Değil”

Bir insanı kurtarmanın, bir âlemi kurtarmak kadar önemli olduğunun çok iyi bilinmesi gerektiğine dikkat çeken Bayar, “İyi eğitilen bir insan, huzurlu bir toplum ve mutlu bir gelecek demektir. Başağın yetişmesine engel, zararlı otlar değil; çiftçinin ihmalidir. Bunun için muhatabı insan olan öğretmenlerin yapacağı bir hatanın telafisi yoktur. Sevgi dolu bir öğretmen ışık demektir. Öğrenciler onu arar, onu sorar. Unutmayınız; kelebeklerini ışığa koştuğu gibi, çocuk yürekler, genç kalpler sevgiye koşar. Bunun için sevgiyi sunanın, sevgiyi hak etmesi gerekir. En çok sevilen öğretmen, en çok seven öğretmendir. Kendi eksikliğini gören ve onu tamamlayan bir öğretmen, başarıya adaydır. Öğretmenlerin başarılı olmaktan başka bir seçeneği yoktur. Olsaydı öğretmen olmazdı. Öğretmen her şey değil, her şeye açılan kapı olmalı. Dolayısıyla öğretmen başarıyı hedef almalı, mükemmel olmayı değil.” İfadelerini kullandı.

“Planı Olmayanlar, Başkalarının Planına Uymak Zorunda Kalırlar”

Bayar, açıklamasına şöyle devam etti: “Baş döndürücü bir gelişimin olduğu bir çağda yaşıyoruz. Bunun için öğretmenlerin kendilerini yenilemeleri, gelişmeleri yakından takip etmeleri gerekir. Öğretmen, hayatının her aşamasını planlamalıdır. Planı olmayanlar, başkalarının planına uymak zorunda kalırlar. Öğretmen yarını bir gün önceden yaşayan kişi olmalıdır. Onun hayalleri olmazsa, başkalarının hayallerinin de önemi olmayacaktır. Öğretmen, yaptıkları kadar yapamadıklarından da sorumludur. Meşhur bir filozofa: “Servet ayaklarınızın altında olduğu halde neden bu kadar fakirsiniz” diye sorulduğunda, “Ona ulaşmak için eğilmek lazım da ondan” demiş. Öğretmenin kendindeki gücü fark etmesi, harekete geçirmesi ve elindeki işlenmeyi bekleyen servetin kıymetini bilmesi gerekir. Çeşitli bahanelerin ardına sığınarak kendindeki bu gücü ve serveti eritmemelidir. Öğretmen bir ayna olmalıdır. Kendisine bakanlar iyiyi, doğruyu, hoşgörüyü, geleceği görmelidir. Ayna kırık olursa ona bakanlar baktığına pişman olur. Öğretmenin bir ayna olarak kendisine çok iyi bakması gerekir. Yeri doldurulmaz öğretici, eserine kıymet biçilemeyen varlık, kendini tüketerek etrafını aydınlatan mum, tahammülü seven idealci, her an muhtaç olduğumuz doktor, gerçeğin ve idealin üstadı, dünyanın en büyük sorumluluğuna sahip insandır öğretmen. Bugünü değil yarını düşünürsek gelecek çok daha iyi olacaktır. Bunu da öğretmenler başaracaktır. Tüm öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Gününü kutlar, öğretmenlerimize yaşamları boyunca başarı, sağlık ve mutluluklar dilerim.”

 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN