• Dolar Alış / Satış: 15.789 / 15.817
  • Euro Alış / Satış: 16.563 / 16.593
  • BINGOL:
  • Güneş: 4:58
  • Öğle: 12:25
  • İkindi: 16:19
  • Akşam: 19:33
  • Yatsı: 21:17

“O; İNANÇTIR, KARARLILIKTIR, MÜCADELEDİR

24 Nisan 2017
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
888 defa okundu.
“O; İNANÇTIR, KARARLILIKTIR, MÜCADELEDİR

Hz. Peygamberi anlatırken kişisel yönleri ve özelliklerini anlatan Tekel, “Kadın erkek köle hür ayrımı yapmadan bütün Müslümanların okuma yazma öğrenmesini teşvik etmiş, adeta bir eğitim öğretim seferberliği ilan etmiştir. Tam 1500 yıl önce modern hukukun yeni kavuştuğu evrensel ilke ve yasakları veda hutbesinde ümmetine vasiyet etmiştir” ifadelerini kullandı.

Solhan Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi, Kutlu Doğum haftası münasebetiyle öğrencilere ve bayanlara yönelik olmak üzere iki program düzenledi. Düzenlenen programlar Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. İlahilerin seslendirildiği programlarda skeç gösterimi de yapıldı.

18 Nisan 2017 Salı günü Solhan Belediyesi Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa İlçe Milli Eğitim Müdürü Ali İhsan Yanılmaz, Okul idarecileri, öğrenciler ve öğrenci velileri katıldı.

Hz. Peygamber ve Güven Toplumu konulu Kutlu Doğum programında konuşan Zehra Tekel, “Hazreti Peygamberi anmanın yolu onu anlamaktan ve yürüdüğü yoldan yürümekten, yaşadığı hali yaşamaktan geçiyor. Mekke’nin Kureyş’inde yaşayamayız, açlık günlerinde ona eşlik edemeyiz, hüzün yılında gözyaşına ortak olamayız, Bedir’ de sevincini paylaşamayız, yetimliğini, yurdundan sürülüşünü mücadelesini, inancını hiç bitmeyen inancını onunla omuz omuza soluyamayız. Fakat bütün bunları yapamıyor oluşumuza rağmen O’na ve öğretilerine duyduğumuz ihtiyacı, sanki bugün yaşarsa dünyayı kurtarıvereceğini hissederiz, biliriz. O’nu gönlümüzde böylesine diri tutan aslında Rabbi’nden getirdiği risalete duyduğumuz ihtiyaçtandır. O şifayı taşıyan elçi, O fırtınalı denizin feneri, O kaybolduğumuz girdabın pusulasıdır. Ezilen, zulüm gören, acı içinde kıvranan insanlığın muhtaç olduğu merhamettir. Adalettir, şefkattir. O, Hz. Muhammed’dir. O, Kızlarını gömen, tanrılarını yiyen bir toplumu asrı saadet toplumuna dönüştüren bir büyük şahsiyettir. Mekke’de İslam devleti kurulduğunda yani o müminlerin peygamberi ve devlet başkanı olduğunda yani dünyalık bütün yetki ve makamı elinde bulundurduğu halde bir kuru hasır üzerinde uyuyandır. Seni saraylarda yaşatalım diyen Hz. Ömer’e “İstemez misin ey Ömer, bu dünya onların ahiret bizim olsun” diyendir. Kendisinden utanıp çekinen bir bedeviye, “rahat ol kardeşim! Ben de senin gibi kuru et yiyen bir kadının oğluyum” diyendir. Davasından vazgeçmesi için mal ve mevki teklif edildiğinde gözyaşları çöl kumlarına süzülürken, “Bir elime güneşi bir elime ayı verseniz ben davamdan vazgeçmem” diyendir. O inançtır, karalılıktır, mücadeledir. Ölmeden önce zaten az olan kişisel mal varlığının tümünü devlete bağışlamış, kendisine hediye edilen 70’den fazla köleyi azad etmiş, “Malını ver, biriktirip sayma, sonra Allah da sana verirken sayar. Malını kaba koyup saklama, sonra Allah da senden saklar.” yaşadığı müddetçe zengin ve fakir arasındaki uçurumu gidermek için uğraşmış ve “ “Dünyada bir garip gibi yaşa!” diyen efendiler efendisidir. Utanç kabul edilen kız çocuklarına pozitif ayrımcılık yapmış ve “Allahüteâlâdan hayırlı evlat istedim. Bana kız çocukları ihsan etti.” diyen yüce nebidir. Davası uğruna yaşadığı ve dünyada her şeyden çok sevdiğini söylediği Mekke’den ayrılmak zorunda kalmış, 63 yıllık hayatına yetimliği, öksüzlüğü, beş evladının acısını sığdırmıştır. Yaşadığı süre boyunca savunma savaşı dışında asla savaşmamış, o dönemde savaş esirlerine büyük işkenceler yapılırken o esirlerin ellerinin bağlanmasını dahi yasaklamıştır. Kadın erkek köle hür ayrımı yapmadan bütün Müslümanların okuma yazma öğrenmesini teşvik etmiş, adeta bir eğitim öğretim seferberliği ilan etmiştir. Tam 1500 yıl önce modern hukukun yeni kavuştuğu evrensel ilke ve yasakları veda hutbesinde ümmetine vasiyet etmiştir. Ve biliyor musunuz, bizleri çok merak ettiğini söylemiştir. Kendisini görmediği halde ona inanan kardeşlerini … “Kardeşlerim! Kardeşlerim! Kardeşlerim! Beni görmeden bana iman eden kardeşlerime selam olsun” Peki kardeşleri, görmedikleri halde ona inandıklarını söyleyen kardeşleri neler yapmıştır? Gerçekten Peygamberimizin merakına değecek midir halimiz?

Evet. O kutlu peygamberin ümmeti olarak bizler neler yapmışız? Her namazdan sonra kendisinden şefaat duasında bulunan ümmet ne kadar onun gibi yaşamıştır? Efendimizin merak ettiği o ümmet, vefatının ardından ihtilafa düşmüştür, birbirinin kanını akıtmıştır. Siyaset, ticaret ve türlü menfaatler için dini kullanmıştır. Fırkalara, mezheplere, kollarla bölünmüş, ayrışmış, adaleti, hakkaniyeti, eşitliği, paylaşmayı, affetmeyi, merhamet etmeyi, kanaat etmeyi, kucaklamayı unutmuştur.” şeklinde konuştu.

 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN