• Dolar Alış / Satış: 8.547 / 8.563
  • Euro Alış / Satış: 10.365 / 10.383
  • BINGOL:
  • Güneş: 4:45
  • Öğle: 12:29
  • İkindi: 16:25
  • Akşam: 19:53
  • Yatsı: 21:46

‘O BİR ÖRNEKTİR’

30 Aralık 2015
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
967 defa okundu.
‘O BİR ÖRNEKTİR’

Tüm İslam topluluklarında olduğu gibi Solhan’da da Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v) dünyaya teşrif etmesinin yıl dönümü olan Mevlid Kandili coşkulu bir şekilde kutlandı. Ulu Camii’de düzenlenen programda konuşan Müftü Ateş, “Allah resulü; tırnak kesme adabından devleti yönetme adabına kadar hayatın bütün alanlarında insanlara yol göstermiştir. O bir örnektir” dedi.

Tüm İslam topluluklarında olduğu gibi Solhan’da da Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v) dünyaya teşrif etmesinin yıl dönümü olan Mevlid Kandili, İlçe Müftülüğü tarafından Solhan Ulu Cami’de ve Solhan Çağrı-Der tarafından ise Yeni Mahalle Temsilciliğinde bir program düzenlenerek Peygamber Efendimizin doğumu anlatılıp Kur’an-ı Kerim ve Mevlid okundu.

Ulu Camii’deki Program, Akşam Namazından sonra okunan Kuran’ı Kerim tilavetiyle başladı. Programda konuşan İlçe Müftüsü Sırrı Fuat Ateş,  Mevlit kandilinin önemine değinerek, Efendimiz (s.a.v) kutlu Viladetini idrak etmenin sevinci içinde olduğunu, onun kandil olup bizleri aydınlattığını belirten bir sohbet gerçekleştirdi.

‘O BİR ÖRNEKTİR’

Allah resulü (sav) efendimizin Allah’ın insanlık için gönderdiği son peygamber olduğunu ve kıyamete kadar gelecek olan bütün zamanlarda, bütün mekânlarda ve bütün insanlar için peygamberliği söz konusu olduğunu belirten Müftü Ateş, şu ifadeleri kullandı:

“Allah’u teâlanın dünyada kendisine kulluk etmesi için yarattığı insanoğluna yol gösterme sadedinde çeşitli zamanlarda, çeşitli coğrafyalarda peygamberler göndermiş. Allah resulü de yaklaşık 15 asır önce Mekke-i mükereme de dünyaya gelmiş. 63 yıllık ömrünün 23 yılını peygamber olarak görev yapmış. Bu 23 yılın 13 yılı Mekke’de 10 yılı da Medine’de olmak üzere toplam 23 yıl insanlara Allah’ın dinini tebliğ etmiş, anlatmış, öğretmiş. Sadece sözlü olarak değil, fiili de nasıl bir Müslüman olunur? Allah’a kulluk nasıl yapılır? Allah’ın emirleri nasıl yerine getirilir? Pratikte de bunu bize göstermiştir. Bizler, 14 asırdır nesilden nesile, elden ele, dilden dile, gönülden gönüle, hem Kur’an-ı Kerim’i hem de Allah resulünün hayat tarzı olan sünnet-i seniye’yi bu güne ulaştırmışız. Müslüman toplum olarak, Müslüman nesiller olarak ve bugünde dünya nüfusunun 2 milyara yakın kesimi La İlahe İllallah Muhemmed’un Resullullah imanına sahip insanlar. Şimdi biz değişik zamanlarda, değişik programlar yapıyoruz vaazlar veriyoruz. Allah resulü çeşitli zamanlarda anlatılıyor, anlatılmaya çalışılıyor. Elbette Allah resulünü birkaç saate sığdırma imkânımız yok. Allah resulü hayatın bütün yönlerini bir örnek olarak yaşamış, bizlere göstermiş bir insandır. Bizim kitaplarımızda şöyle bir cümle kurulur. Allah resulü; tırnak kesme adabından devleti yönetme adabına kadar hayatın bütün alanlarında insanlara yol göstermiştir. O bir örnektir. Biz hangi yönünü alsak Allah resulünün saatlerce konuşulması gerekir ki zaten 14 asırdır ciltlerle kitaplar yazılmış Allah resulünü anlatan. Bir Müslüman olarak burada zamanımız el verdiği sürece bir Müslüman olarak nelere dikkat etmemiz gerekir, nasıl olmamız gerekir kısaca üzerinde durmaya çalışalım. Elbette La İlahe İllallah Muhammed’u Resulüllah inancı taşıyan bir insan; bu inancının gereğini yapmakla mükelleftir. İslam zor bir din değildir. Allah hiç kimseye gücünün üstünde yük yüklemez. Başka ayet-i Celilelerde “Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez” dolayısıyla İslam zor yaşanılan bir din değildir. İnsanın çok çaba sarf etmesi gereken bir dinde değildir.”

“O’NUN İÇİN HER GÜN PROGRAMLAR YAPSAK YERİDİR”

Müftü Ateş, “La İlahe İllallah Muhammed’e Resulüllah’ diyen bir Müslüman bunu ispat etmek zorunda, bunun gereğini yerine getirmek zorunda. Bunu yerine getirdiğimiz durumda bunun faydası bize dönüyor. Cenab-ı Allah bizim ibadetlerimizden faydalanıyor. Değil hepsinin faydası bize dönüyor. Hiç kimsenin kimseyi kandırmadığı bir toplum düşünün; huzur olur, güven olur, merhamet olur, şefkat olur. Tam tersi oldu mu bunların hiç biri olmaz. Dolayısıyla Cenabıı Allah’ın peygamberleri vasıtası ile bizlere gönderdiği din bizim menfaatimizedir. Dünyada böyle oldu mu cennette de bunun ödülü var. Evet, Allah Resulünün dünyaya teşriflerinin yıl dönümü programlar yapılıyor ama ben şunu gördüm iki sene boyunca herhalde bölge olarak böyleyiz mübarek gün ve gecelere rağbet çok az. Şunu açıkça söyleyeyim benim memleketimde bugün camiler ful doludur. Bu da düşündürücüdür. Yani bizim sevaba ihtiyacımız yok. Allah demeye, Allah resulünü anmaya mı ihtiyacımız yok. Peygamber efendimiz (sav) pazartesi günü orucu için diyor, “ben o gün doğdum”, doğum gününün önemine vurgu yapar. Yani bir nevi benim doğduğum gün oruç tutun. Bütün mezheplere göre pazartesi ve Perşembe günü oruçları müstehaptır ve Allah resulü bunu vurgularken de ‘o günde ben doğdum’ diyor.  Allah resulünün dünyaya gelişi fevkale de önemlidir. Biliyorsunuz yeni yıl yaklaşıyor Hıristiyanların noel dediği kutlamalar için hazırlıklar yapılıyor yani Hıristiyanların Hz. İsa’nın doğum günü olarak kutladığı bir gün. Ama bizim toplumumuzda efendimizin doğum gün dönümü gündemimizde değil. Hıristiyanların noeli gündemimizde. Her yer süsleniyor. Tv’lerde programlar yapılıyor. Eğer bunu kutlayacaksa kendi dinlerinin gereği olarak Hıristiyanlar kutlar. Noel kutlamalarında bir Müslüman’ın işi yoktur. İslam’ın bir kültürü değil, Hıristiyanlığın bir kültürüdür. Bu bizim kendi değerlerimizden koptuğumuzun bir tanesidir. Allah Resulü ile irtibat halinde olalım. Allah Resulüne salat ve selam getirelim. O’nu övmemize, O’nu anlatmamıza gerek yok. O’nu öven övmüş. Allah’u Teala O’nu övmüş. Biz O’nu övsek ne olur, övmezsek ne olur. Eğer biz salât ve selam getirirsek, Allah resulünü översek kendimiz için Allah resulünün ihtiyacı olduğu için değil. Biz O’nun şefaatine nail olabilme adına O’nu anacağız, O’nu zikredeceğiz, O’nu gündemimize alacağız. O’nun için her gün programlar yapsak yeridir. Anmamız, her gün zikretmemiz gerekiyor. Cenabı Allah cümlemize O’nun sevgisini, muhabbetini ve O’nun izinde olmayı, O’nun sünnetini yaşamayı ve ahirette de O’nun şefaatine nail olmayı nasip ve müyesser eylesin” şeklinde konuştu.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN