• Dolar Alış / Satış: 8.568 / 8.583
  • Euro Alış / Satış: 10.092 / 10.11
  • BINGOL:
  • Güneş: 5:55
  • Öğle: 12:23
  • İkindi: 15:52
  • Akşam: 18:30
  • Yatsı: 19:57

NASIL BİR YOLCULUKTU?

29 Mayıs 2017
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
948 defa okundu.
NASIL BİR YOLCULUKTU?

Solhan Şahlanıyor konferansları kapsamında Solhan’da konferans veren Mavi Marmara gönüllüsü Yazar Ramazan Kayan, Mavi Marmara gemisi ile yaptıkları yolculuğu anlatırken genç şehit Furkan Doğan’ı da anlattı.

Solhan Kaymakamlığı, Solhan Belediyesi ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün katkılarıyla düzenlenen “Solhan Şahlanıyor” konferansları devam ediyor. Son olarak düzenlenen konferansa konuşmacı olarak yazar Ramazan Kayan katıldı.

İlçeye geldiği ilk andan Yeşilova İmam Hatip Ortaokulu ve Öğretmen Veli Tuğa Ortaokulu öğrencileri ile bir araya gelip sohbet eden Kayan, 24 Mayıs 2017 Çarşamba günü okul öğrencilerine yönelik 3 konferansa katıldı.

Solhan Şahlanıyor konferans programına getirilen araştırmacı, yazar, kişisel gelişim uzmanı ve yaşam koçlarından ilk kez ücret almadan sadece satılan kitaplarının ücretini kabul eden Kayan’ın halka yönelik programı olmamasına rağmen halka yönelik de bir konferans verdi.

Konferansta Mavi Marmara’da İsrail askerlerin kurşunlarına hedef olarak şehit Furkan Doğan’ın da hayatından kesitler sundu.

Yazar Kayan, “Şimdi size; dinlerken dinlendirecek bir konu anlatacağım ve inanıyorum ki kendinize geleceksiniz, kendinizi bulacaksınız, kendinizi nasıl kaybettiğinizin farkına varacaksınız. Öncelikle kendimizi bulmamız lazım, kendimiz olmamız lazım, kendimize uzak düşersek kendimize yabancılaşırsak en büyük kayıp; kendimizi kaybetmektir. 7 yıl önce Türkiye’de insani yardım yüklü bir gemi abluka altında kuşatma altında olan Gazze’ye insani yardım götürmek için Akdeniz’den yola çıktı ama gemi Filistin’e ulaşmadan İsrail’in saldırısına uğradı. 54 kardeşimiz yaralı 10 kardeşimiz de Şehit olmuştu. Bu geminin ismi Mavi Marmara Gemisi, o geminin en genç şehidi 19 yaşında lise son sınıf öğrencisi Kayseri’den gemiye gelen Furkan Doğan’dı. Allah nasip etti o gemide ben de vardım. Şimdi o gemi; tam yedi yıl önce 23 Mayıs günü biz İstanbul’dan hareket etmiştik, bugün de 23 Mayıs hem o gemiyi hatırlayalım hem de o geminin en genç şehidi Furkan ile nasıl tanıştım ve nasıl Şehit oldu, onun hayatını, kardeşliğini, ibadetini, ahlakını, merhametini, iyiliklerini anlatayım. Siz de bir liseli nasıl olabilir onu göreceksiniz.” dedi.

“ONLARIN YÜZLERİNDEKİ NİŞANLARI SECDE İZİNDENDİR”

Mavi Marmara gemisine binmek için İstanbul’dan Antalya’ya gittiklerini söyleyen Kayan, “Antalya’ya gittik gemi yardım yükünü almış Antalya limanında yolcularını bekliyor. Yolcuların buluşma noktası da Antalya kepez kapalı spor salonu. Türkiye’nin her tarafından gelen gönüllü yolcular var. Ayrıca dünyada 36 ülkeden gelen insanlar var. O Gemide Müslüman da vardı, Hıristiyan da vardı, Yahudi de vardı, ateistte vardı, Sosyalist de vardı. 100 kadar bayan arkadaşımız vardı gemide, 50 kadar medya mensubu, gazeteci-yazar, düşünür 650 kişi tamamlanınca gemiye geçeceğiz, yolculuk başlayacak. Solhan’dan da MuhittinGilli kardeşimiz vardı. Salonda beklerken Kayseri’den bir grup geldi önceden kendilerini tanıyorum doğrudan yanıma geldiler. Hocam dediler Kayseri’den bizim ile gelen bir öğrencimiz var, lise öğrencisi sizinle tanışmak istiyor, aldık yanımızda getirdik. İşte Furkan Doğan ile ilk tanışmamız o an oldu. Yakışıklı ama mahçup ve mahzun bir duruşu vardı. Furkan’ı aldım kucakladım, eğilip yüzüne baktığım ama ben Furkan’ın yüzüne baktığımda göz göze gelmedik şaşırdım bu çocuk hem benimle tanışmak istiyor hem de başını kaldırıp benimle göz göze gelmiyor. Dikkat ettiğim de şunu fark ettim; hayasından, edebinden, iffetinden utanıyor, başını kaldırıp benim ile göz göze gelmiyor. Allah’ım dedim bu zamanda böyle gençler de var mı? Tam da gençlikten ümüdümüzü kestiğimiz öyle bir zaman da öyle bir genç karşıma çıkarıyorsun ki utanıyor, başını kaldırıp benimle göz göze bile gelmiyor. Bir daha şöyle yüzünü dikkatle süzdüm ikinci defa şöyle yüzüme bakınca Kur’an-ı Kerim’den bir ayet aklıma geldi. Fetih suresi 29. ayet “Onların yüzlerindeki nişanları secde izindendir.” sanki Furkan’ın alnında secde izi görür gibi oldum. Herhalde ayetin işaret ettiği yüz, böyle bir yüzdür. Yüzü; pırıl pırıl, kalbinin nuru yüzüne de vurmuştu.” diye Furkan Doğan ile ilk tanışma anını anlattı.

NASIL BİR YOLCULUKTU?

Geminin harekât anından başlayarak saldırı anına kadar her anı ayrı ayrı anlatan Kayan, Namaz ile dirilişin Gemide cemaatle huşu ile kalınan namazdan etkilenen ateistin Müslüman oluşu ile yorumlayan ve Müslümanların gece namazını kılmasından etkilenen gayri müslümlerin saygısızlık olmasın diye o saatte uyumadığını anlattı.

Furkan Doğan’ın gemideki en genç olduğunu ve çay-su hizmeti verdiğini anlatan Kayan, Furkan’ın samimiyeti ve efendiliğinin herkes tarafından fark edildiğini ve ilgi odağı olduğunu aktarırken gemide Müslümanların ibadetinden etkilenen ve iman eden İngiliz’in 3 gün içinde Kur’an-ı Kerim’i okumaya başladığını ifade etti.

Gemide zaman zaman gözlerinin Furkan’ı aradığını ve her gördüğünde sessiz, dalgın olduğunu belirten Kayan, “O tatlı yolculuğumuz devam ederken baktık yolu yarılamışız, artık Filistin’e varmak üzereyiz. Yaklaşırız gece 12.00 kaptanımız bizi uyardı. İsrail Savaş gemilerinin bizim gemimizi çember içine aldıklarını ve seferi engellediklerini bize duyurdu. Gecenin karanlığında Akdeniz’e baktık ki İsrail savaş gemileri ışıklarını bizim gemiye çevirmişler pusu kurmuş bekliyorlar. Can yeleklerimizi giydik, ani bir saldırı olursa denize düşersek nasıl kurtulacağız. Gemide canlı yayın televizyonu vardı. Televizyon’a çıktık, dünyaya seslendik, Türkiye halkına seslendik. İsrail’in bizi engellediğini, Dünyanın tepki vermesi gerektiğini, eylemlerin, protestoların başlanması gerektiğini duyurduk ve biz de karar verdik teslim olmayacağız. Gemide ümmetin emanetleri var, yetimlerin emanetleri var, düşmana teslim etmeyeceğiz, kendimizi savunacağız ama kendimizi savunacak hiçbir silahımızda yok. Çünkü biz giderken savaş için yola çıkmadık. İyilik ve insanlık için yola çıktık. İsrail askerleri hemen bize saldırmadılar. Sabah namazının vaktini beklediler planları şu; sabah namazı vakti gemidekiler cemaatle namaza duracaklar, onlar namaz üzerindeyken hareketsiz kalacaklar. Tam namaz üzerinde saldırsak 5 dakika da gemiyi ele geçirir, hepsini esir alırız” diye hesap yapmışlar ve nitekim tam da öyle hareket ettiler. Biz sabah namazını cemaatle kılarken birinci rekâtı kıldık ikinci rekatta İsrail saldırısı başladı. Ses bombaları, sis bombaları, gaz bombaları, zehirli gazlar, savaş gemileri, denizaltılar, hücum botları, helikopterler, en seçkin SAT komandoları ile saldırdılar. Birden göz gözü görmez oldu ama o an neyi fark ettim biliyor musunuz zehirli gazları üstümüze üstümüze atıyorlar, Akdeniz’den esen bir rüzgar gemideki bütün zehirli gazları gemiden uzaklaştırıyor, hiç kimseye zarar vermiyor. Anladım ki rabbim isterse rüzgarıyla da Müslümanlara yardım ediyor. Ateş açtılar, yaralılar oldu, şehitlerimiz oldu. Furkan, saldırıyı kameraya çekiyordu. Furkan’ın saldırıyı çektiğini gören İsrail askeri Furkan’ı hedef alarak şehit etti.” şeklinde konuştu.

İsrail askerlerinin gemiye girdiğini ve gemidekileri esir aldığını söyleyen Kayan, bir süre İsrail’de hücrelerde esil kaldıklarını aktarırken İstanbul’a gelirken Furkan Doğan’ın babasının oğlunu karşılamak için geldiğini ancak yolcular içinde bulamadığını belirtip Furkan’ın cesedini görünce ise çok metanetli ve teslimiyet içinde oğlunun şahadetini karşıladığını söyledi.

Furkan’ın annesinin de oğlunun şahadet haberini metanet ve teslimiyet içinde karşıladığını anlatan Kayan, Furkan’ın sadece gemide değil normal hayatında da farklı olduğunu belirtirken, Furkan’ın haya, yardımsever ve saygı sevgi konusunda anılarını anlatarak nasıl bir genç olduğunu ifade etti.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN