• Dolar Alış / Satış: 9.267 / 9.283
  • Euro Alış / Satış: 10.738 / 10.757
  • BINGOL:
  • Güneş: 6:23
  • Öğle: 12:14
  • İkindi: 15:19
  • Akşam: 17:44
  • Yatsı: 19:10

“MODERNİZM KISKACINDA, İSLAM”

3 Nisan 2015
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
1482 defa okundu.
“MODERNİZM KISKACINDA, İSLAM”

Solhan Çağrı-Der, Yeni Mahalle Temsilciliği tarafından düzenlenen “Modernizm Kıskacında, İslam” programında konuşan Turan, Mekke gibi küçük bir şehirde doğup dünyaya yayılan İslam dinini anlatırken karşılaşılan olaylardan da örnekler verdi.

 Solhan Çağrı-Der, Yeni Mahalle Temsilciliği tarafından “Modernizm Kıskacında, İslam" konulu program düzenlendi.

Düzenlenen “Modernizm Kıskacında, İslam” programına konuşmacı olarak Araştırmacı- Yazar Abdulkadir Turan katıldı.

“Modernizm Kıskacında, İslam” başlığıyla düzenlenen programda Kur’an-ı Kerim okunurken Solhan Çağrı-Der Başkanı Muhsin Barış kısa bir konuşma yaparak programın mahiyeti hakkında katılımcıları kısaca bilgilendirdi.

Programa konuşmacı olarak katılan ve Modernizmin başlangıç tarihinin 1492 olduğunu belirten Araştımacı-Yazar Abdulkadir Turan, Bu tarihin çok manidar bir tarih olduğunu belirtip “bu tarih aslında bize İspanya’daki son İslam Emirliğinin yıkılış tarihi olduğunu hatırlatıyor. Avrupalılar, İslam’ın Avrupa’dan kovulduğu günü moderizmin başlangıcı olarak kabul ederler. Modernizmin esası dine karşı, İslam’a karşı örgütlenmedir.” İfadelerini kullandı.

“TEDBİR ALABİLMENİN YOLU SEBEBİ TESPİT ETMEKTİR”

Turan; “Bizim modernizm dediğimiz yenilik demektir. Eskiye karşı yeni. Bize anlatılan modernizm sanki kendiliğinden oluştu. Bütün Avrupa’yı ele geçirdi. Sonra İslam dünyasına geldi. Modernizmin esası dine karşı örgütlenmiş, İslam’a karşı örgütlenmiş, 1492 yani İspanya’daki son İslam Emirliğin yıkılış tarihi… Modernizm başlangıç tarihi nedir diye sorulduğunda 1492’dir. Çünkü bu tarih Endülüs’teki emirliğin yıkılış tarihidir. İslam’ın Avrupa’dan kovulduğu güne kendine bir başlangıç olarak tayin etmiş. Bundan anlıyoruz ki bu öyle bir şey değildir. Sonra Avrupa dindarlaştıkça bir dönem 1492 gelmeden önceye gitmem lazım, Avrupa bir oldu 4. Haclı seferinden bahsediyoruz. Dünyanın hali içler acısı.  Orta Afrika’da bir Müslüman yakalandı, öldürüldü. Ondan sonra eti tencerelere konuldu, pişirildi, yenildi. Bu haber gerçek, doğu Türkistan’da imamlara dans ettirildi, yok Amerika’da 3 Müslüman bir psikopat denen adam tarafından şehit edildi. Yanı başımızda Diyarbakır’da 6-7-8 Ekim olaylarında, bir Hama’yı hatırlayalım 30 bin kişi şehit edildi. Halepçe’yi hatırlayalım 5 bin kişi şehit edildi. Nereden bahsetsek Müslümanlardan acı sesler geliyor. Biz orta Afrika’yı anlıyoruz; Hıristiyan’dır, Myanmar’ı anlıyoruz; Budist’dir, İsrail’i anlıyoruz Yahudi’dir. Şimdi bunları anlıyoruz ama nasıl oldu da bizden birileri mesela isimleri Ahmet, Mehmet, Ali olanlar karşı cepheye geçti, bize düşman oldu. Adı bizim adımız, biyolojik olarak anne baba açısından bizim kardeşimiz. Ama iman açısından tam düşmanımız. Karşımıza geçmiş bize kurşun sıkıyor, bizi yok etmeye çalışıyor. Bizden ama bize düşman, böyle bir insan tipi nasıl yetişti. Bizim mutlak bunu sorgulamamız gerekiyor. Sebepleri bulursak tedbirleri alırız. Tedbir alabilmenin yolu sebebi tespit etmektir. Sebebi anlarsak Allah’ın izniyle biz de tedbirleri alırız.” dedi.

“KUDÜS; TEVHİT DİNİNİN MİRASÇISI OLMAKTIR”

“Şimdi batı yüz yıl, iki yüz yıl, 1400 yıldır bir sıkıntı yaşıyor. Bir kapris yaşıyor. Diyorlar ki nasıl oldu da bu Müslümanlar bizleri yendi” diyen Turan, konuşmasına şöyle devam etti: “İslam ortaya çıktığında Peygamberimiz (s.a.v) Peygamberlikle görevlendirildiğinde dünyanın bir tarafını İran yönetiyordu, diğer tarafını Bizans yönetiyordu. Mekke dediğiniz küçük bir şehir, Bizans dediğin Türkiye, Mısır, Suriye bunların adı Bizans’tı, başkenti İstanbul’du. Dünyanın diğer bir yarısını yöneten İran’dı. Peki, çölün ortasında bir Mekke şehrinden biri çıkıyor, aniden bir topluluk oluşuyor. Meşhur Musab bin Abbas diyor ki, “Mekke dışından bir adam gelmişti. Bana dedi ki; “şu Kabe’nin önündeki 3 kişi kim?” en öndeki benim yeğenimdir adı Muhammed’dir. diyor ki ‘bana vahiy gelmiş’ yanındaki benim yeğenimdir, adı Ali’dir. O da ona inanmış, arkasındaki de adı Hatice’dir yeğenim Muhammed’in hanımıdır. Yemin olsun ki ben yeryüzünde bu 3 kişiden başka bu dine mensup başka birini görmüyorum.” Manzara bundan ibaret önünde 40 yaşını aşmış bir insan onun yanında amcasının oğlu küçük Ali, arkasında hanımı manzara bu… Muhammed dövülüyor, eziyet ediliyor, Habeşistan’a sürülüyorlar.  Medine’ye gidiliyor, aradan geçen süre öyle çok değil Hazreti Ebubekir efendimiz zamanına geliyor dev bir mürtetleşme vakası. İnsanlar dinden dönüyor. Kısa bir süre içinde mürtetlikle problemi çözülüyor. Adamlar bir de bakıyorlar ki o Mekke’de ki o 3 kişilik topluluk büyümüş devlet haline gelmiş. Hz. Ebubekir’in son dönemindeki hilafet dönemindeki sonra peygamber efendimizin ordusu Şam’a geliyor. Bizans’sın en verimli topraklarından bugün Suriye bir yandan hepsini ele geçiriyorlar, yetmiyor. Nereye gidiyorlar Kudüs dediğiniz ve Hıristiyanlığın başkenti, onların göz bebeği… Herkes onun için savaşıyor. Hatta İran bile orayı ele geçirmek için müdahale etmiş, bu uğurda yüz binler öldürmüş. Herkes Kudüs’e sahip olmaya çalışıyor. Kudüs; tevhit dininin mirasçısı olmaktır. Ubeyde bin Cerah’ın ordusu Kudüs’ün kapısına dayanıyor ve Kudüs’e neler yapmaz. Bu alıyor bu da yetmiyor bu bölgeye geliyor. Hicretin 17-18 yılında Urfa, Mardin, Diyarbakır bu çok garip bir şey Huneyn’de koşan atlar Diyarbakır surları önünde koşuyor. Bunu gören Bizans imparatoru ne uğruna geldi bu ihtiyar, niye geldi, hangi güç bunu yola çıkardı? Daha kaç yıl önce dedi ki Hz. Muhammed Mustafa’yı misafir etti. Ama Hz. Muhammed (sav) ahrette intikal etmişti. Ona iman eden 90’lık ihtiyarı besleyen enerji neydi ki; Mekke nere, çöl nere, İstanbul nere. Doğu Roma’nın başkenti nerede? Biz bunları niye yenemiyoruz. Bu çöl bedevileri hiçbir şey değil. Kıymet arz etmiyor. Bunları niye yenemiyoruz. Sadece Bizans değil dünyanın doğusunda Sasaniler var yıkıyorlar, Sasani imparatorluğunun bilezikleri Medine’nin pazarlarında satılıyor. Bir tarafta Hindistan içlerine gidiyor yetmiyor. Cebeli Tarık o günkü boğazı menşur Tarık’tan alıyor. Afrika’dan İspanya’ya geçiyor. Gemileri yakıyor savaşıyor ta Fransa dağlarına dayanıyor. Korkuyor bu insanlar ne oluyor. Biz bunları niye yenemiyoruz. Bu soruları sormaları hiçbir anlam ifade etmiyor. Onlar soru sormaya davam etsinler İslam orduları ilerlemeye devam ediyor.”

“BİZ BUNLARI NASIL OLUYOR DA YENEMİYORUZ’ DİYORLARDI”

Turan, “Bugünkü Rusya dünyaya hüküm etmeye çalıştı. Rusya Osmanlı döneminde Kırım beyliğine bağlı bir emirlik gibiydi. Osmanlı imparatorluğu Rus çarlarını kabul etmiyordu. Rus çarı vergilerini (bugünkü kırım o zaman İslam yurduydu) Kırım Emiri’ne veriyordu. Kırım Emiri Osmanlıya veriyordu. Ancak bu şekilde vergisini Osmanlıya aktarıyordu. Osmanlı değil ondan vergi kabul etmeyi Osmanlı bunu zürh sayıyordu. Batı sunu sordu dedi ki biz de gereği kadar dindar olmadığımız için Müslümanları yenemiyoruz. Eğer biz iyi dindar olursak biz bunları yeneceğiz. Avrupa da büyük bir dindarlaşma başladı. Katolik dindar dediğimiz kiliseye kapanmadır. Cemaatleştiler dev bir Katolik cemaati kurdular. Fransızı, İtalyanı, Ermeni kilisesi ayrıdır, Rum kilisesi ayrıdır. Bir mezhep gibidir bir ayrı din gibidir. Katolik bunu aştı İtalyanı, Fransızı, İngilizi Katolik şemsiyesi altında birleştirdi, kiliseye bağlandı. Cemaatin başına da bir papa diye biri geçti. Otur diyince oturuyorlardı, kalk denince kalkıyorlardı. Bunlar Endülüs’e hücum ettiler, bir haçlı seferi düzenlediler. Müslümanların Endülüs’teki yani ispanyadaki ilerlemesini durdurdular ama tam durdurdukları noktada Müslümanlar İslam orduları İstanbul’u fetih etti. Batı kendini kurtarmaya çalışırken doğu çöktü oda yetmedi Viyanaya kapılarına kadar dayandı. İslam orduları günden güne ilerliyor. Yine aynı soruları soruyorlar biz bunları nasıl oluyor da yenemiyoruz diyorlardı” ifadelerini kullandı.

“O RUH KOCA AVRUPA’YI DİZE GETİRİYOR”

“Bizim modernizm dediğimiz yenilik demektir. Eskiye karşı yeni. Bize anlatılan modernizm sanki kendiliğinden oluştu” diye konuşmasına devam eden Turan, şu ifadeleri kullandı: “Bütün Avrupayı ele geçirdi. Sonra İslam dünyasına geldi. Modernizmin esası dine karşı örgütlenmiş, İslam’a karşı örgütlenmiş, 1492 yani İspanyadaki son İslam emirliğin yıkılış tarihi. Moderniz başlangıç tarihi nedir dediğimizde 1492’dir. Çünkü bu tarih Endülüs’teki emirliğin yıkılış tarihidir. İslam’ın Avrupa’dan kovulduğu güne kendine bir başlangıç olarak tayin etmiş. Sonra Avrupa dindarlaştıkça bir dönem -1492 gelmeden önceye gitmem lazım- Avrupa bir oldu 4. Haclı seferinden bahs ediyoruz. Çocukları getiriyorlar. 11,12, yaşındaki çocukları cepheye getiriyorlar Müslümanlara karsı savaştırıyorlar, ihtiyarlar geliyorlar. Nasıl Eyüp Ensari İstanbul’un surları önüne kadar gitmişse 90’lık Hıristiyanlar Şam’a kadar geliyorlar. Sellahattin’i Eyyübi karşısına bir ihtiyar esir getiriyorlar 90 yaşlarında bir esir. Sellahattin’i Eyyübi ona sordu “seni Avrupa’dan getiren nedir?” Esirler 2 dinara satılırmış. Sellahattin’i Eyyübi demiş ki hayır, buna bir at vermiş. Sen ihtiyar! Yurduna geri dön, kimse buna dokunmasın” demiş. Ta sınırı geçinceye kadar. Allah karşılarına Selahatini Eyübiyi çıkarıyor. Selahatin’in ordusu sadece 12.000 kişiydi. Koca Avrupa toplanmış kötü kadınlardan oluşan bir birlikleri var. Bütün batı gelmiş 12.000 insan onların karşısına dayanmış. Ama Kur’an’a dayanmış, İslam dayanmış. Hz Muhammed’in Sünetine dayanmış. Savaşılırken Resulullah’ın varlığı hissetsinler diye âlimler safları arasında kale Ebu Hureyyre kale Ebu Abbas hadis okurdu. Gür sesle hadis okurlardı ki Resulullah’ı yanında hissetsinler, heyecanla savaşsınlar. O ruh koca Avrupa’yı dize getiriyor.”

 

 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN