• Dolar Alış / Satış: 8.665 / 8.68
  • Euro Alış / Satış: 10.32 / 10.338
  • BINGOL:
  • Güneş: 4:46
  • Öğle: 12:30
  • İkindi: 16:26
  • Akşam: 19:54
  • Yatsı: 21:48

MEKKE’NİN FETHİ KUTLANDI

2 Ocak 2017
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
729 defa okundu.
MEKKE’NİN FETHİ KUTLANDI

Solhan’da düzenlenen Mekke’nin Fethi programında konuşan Dinç, Müslümanların umre için Mekke’ye gitme isteğine karşı çıkan müşrikler ile Müslümanlar arasında yapılan anlaşmadan sonra Müslümanların boş durmadığını ve tebliğ için diyar diyar dolaştığını belirtti. Bu anlaşma süresince Resulullah’ın şartlara her türlü uyduğunu ancak müşriklerin sözlerinde durmadığını belirten Dinç, İslam düşmanlarının hiçbir zaman sözlerine sadık kalmadığını belirtti.

Hür Dava Partisi Solhan İlçe Gençlik Kolları (Hür Gençlik) tarafından Mekke’nin Fethi konulu bir program düzenlendi.

31 Aralık 2016 Cumartesi günü birçok kesin tarafından yılbaşı eğlenceleri düzenlenirken Solhan’da vatandaşlar Mekke’nin Fethi konulu program için bir araya geldi.

Hür Gençlik tarafından Solhan Belediyesi Kültür Merkezi’nde düzenlenen program Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Sinevizyon gösterimi yapılan programda ilahi ve ezgiler seslendirilip program sonunda dua okundu.

Hür Gençlik tarafından düzenlenen Mekke’nin Fethi programına konuşmacı olarak İlahiyatçı Zeki Dinç katıldı.

“MÜSLÜMAN SÖZ VERDİĞİN ZAMAN SÖZÜNDE DURUR”

Solhan’da düzenlenen Mekke’nin Fethi Programına konuşmacı olarak katılan İlahiyatçı Zeki Dinç, “İslamiyet; Güneş gibidir, üflemekle sönmez. Gündüz gibidir, göz kapatmakla gece olmaz Gözünü kapayan ancak kendine gece yapmış olur. Önce biz İman etmişiz. İslam dininin güneş olduğunu, gündüz olduğunu kalben iman etmişiz, tastik etmişiz. Rabbilalemin inandığımızı söylemeyi nasip etsin. İslam dini beş şey üzerine kurulmuştur hadisini hiç unutmayalım. Aziz misafirler! Zekat zamanında fakirleri düşüneceğiz o farızanın kıymetinin o zaman tefekkür edeceğiz. Hac zamanında Haccın faziletini kıymetini bileceğiz. Mekke’ye aşık olacağız, Beytullaha aşık olacağız. Medine’ye aşık olacağız. Bu oyunlarını bu şekilde bozacağız. Mekke’nin Fethini anlayabilmek için mutlaka Hazreti İbrahim’i Hz Hacer’i Hz İsmail’i tanımamız, bilmemiz lazım.Hz İsmail’in teslimiyetini o kurban edilişini, Hz Hacer’in bir kadın olarak evladını kurban olarak teslim edişini bilmemiz lazım. İşte Mekke öyle bir şehirdir ve daha sonra İbrahim (as) da İsmail (as) de Hacer anamızla bir şiar haline getirilen Mekke’nin putlarla dolduruluşunu bir gözden geçirmemiz lazım. Bugün İslam ülkelerinin her birinin putlarla dondurulduğunu kıyas etmemiz lazım. Oradan Mekke’ye geliyoruz. Mekke’nin Fethini Bilal’leri anlatarak, Havvaları anlatarak, Musapları anlatarak Mekke’nin fethine gitmemiz lazım. O sıcak kumlarda işkenceler altında ‘Ehad’ ‘Ehad’ diyenleri de hatırlayıp ondan sonra Medine’ye gitmemiz gerekiyor. Ve şimdi Medine’ye gidiyoruz. Resulü Ekrem (sav)’in terk ettiği 8 yıl önce hicret etmek zorunda bırakıldığı Mekke’nin terk edilişinden sonra Fethine gideceğiz. Neticede Peygamber (sav)’e Fetih suresinde Müjde verilen Mekke’nin ziyareti için, umre için Resulü Ekrem  (sav) yola çıkıyordu ama Mekke’nin müşrikleri Peygamber (sav)’i ve ashabını ziyaretten alıkoyuyorlardı. Tarihte hiç görülmemiş bir zulüm ile Beytullah’ı ziyaret etmeyi onlara yasaklıyorlardı ve neticede bir Hudeybiye Anlaşması yapılıyor. Aslında hayalen oradan çıkmak mümkün değildir o hadiseleri birer birer hepiniz vakıfsınız ben ilmi olarak bilgisel bir sunum yapmıyorum ama hayalen oraları zikredip geçiyorum. Neticede Hudeybiye Antlaşması yapılıyor ve Rasulü Ekrem ashabıyla beraber RabbilAlemin hepinize nasip etsin o Hudeybiye’deHudeybiyeyi yaşamayı hepinize nasip etsin. Hac ya da Umre olarak gözyaşları arasında tavaf etmeden geri dönüyorlar tekrar Medine’ye… Hudeybiye antlaşmasıyla beraber Müslümanlar ne yapıyorlar biliyor musunuz? herkes kolları sıvıyor ve tebliğ koşuşturması başlıyor. Gece gündüz dinlenme yorulma demeden bütün eshab-ı kiram İslami diyar diyar bütün memleketlerde tebliğe başlıyorlar. O 8 yıl içinde öyle bir hazırlık yapıyorlar ki öyle bir çalışıyorlar ki bu güneş olan, bu gündüz olan İslam dinini kendi şahıslarında öyle bir tesis ediyorlar ki ve gittikleri yerlerde de öyle bir temsil ediyorlar ki diyar diyarfutuhatlar başlıyor.  Bizim alacağımız en önemli derslerden bir tanesi de budur. Hudeybiye’den sonra Mekke’nin fethi için bugün putlaştırılan memleketlerimizin şirkten, putlardan temizlenmesi için Müslümanların o aradaki anlaşma süresindeki, o zamanı güzel değerlendirmesi lazım. Güzel çalıştırmaları lazım ki Allah onlara nasip etsin ve neticede Allah Resulü (sav) bize bir ders veriyor: Müslüman söz verdiği zaman sözünde durur. Müslüman bir ahd ettiği zaman bir sözleşmeye yaptığı zaman kiminle olursa olsun o sözünde durandır.  Müslümanlar öyle bir işkenceye tabi tutuluyor ki Allah Resûlü (sav) o kendisine sığınan eshabına çok düşkün olan Resulü Ekrem (sav) sözüne sadıklığını ispat ediyor ve müşriklere iade ediyor. Böyle bir teslimiyet böyle bir ahda sadakat verirken diğer taraftan Müşrikler ne yapıyorlar. Müşriklerin bir özelliği vardır: asla sözünde durmazlar. Bugün hepiniz görüyorsunuz İslam dışı olan örgütler olsun devletler olsun hiçbir zaman sözlerinde durmamış, sadakat göstermemişler/göstermezler. Niye? Çünkü bu kemalistlerin babaları öyle yaptı, o putperestlerin babaları öyle yaptı, bu laiklerin babaları öyle yaptı, sosyalistlerin, komünistlerin hangi ideoloji olursa olsun babaları sözünde durmadı onlarda durmuyorlar.” İfadelerini kullandı.

EBU SUFYANIN KIZI BABASININ PEYGAMBERİMİZİN MİDERİNE OTURMASINA MÜSAADE ETMİYOR

Dinç, “Resûlü Ekrem (sav)’min himayesine girmek isteyen, müşriklerin himayesine girer. Beni bekiroğulları ne yaptılar, müşriklerin himayesine girdiler. Dolayısıyla Allah Resûlü (sav) de onların himayesini kabul etti. Günün birinde Bekir oğullarından birisi Allah Resûlü (sav)a dile alınmayacak hakaretler yapıyordu. Hicivlerde bulunuyor ama işte Mümin olan bir genç orda imanla harekete geçiyor. Allah Resulüne değil ki o ağır hakaretleri en ufak sözün söylenmesine tahammül edemeyen o genç kalkıyor ve o hicveden Bekiroğullarından olanı darb ediyor. Bunu fırsat bilen bekiroğulları savaş ilan ediyorlar. Gece baskın düzenliyorlar ve birçok Müslüman katlediliyor. Bunu gece yaptıkları için diyorlar ki Resûlü Ekrem (sav) bizi nereden duyacak, nereden bilecek… Ama daha sonra bu durum Peygamber (sav)a bildiriliyor. Peygamber (sav)da sözünde duracağını söylüyor. Yardım edeceğini bildiriyor. Müşrikler bu durumu fark edince Ebu Sufyan’ınResûlü Ekrem (sav) elçi olarak gönderiyorlar. Git ve bu antlaşmayı yenile dediler. Resulü Ekrem (sav) gelen Ebu Süfyan özellikle bacılarımız için çok önemli hadise oluyor. Önce kızı Ümmü Habibe gidiyor. O sırada Allah’ın resulü oturduğu minder var o minderi kaldırıyor babası diyor ki ‘kızım minderimi bana layık görmedim yoksa beni mi mindere layık görmedin’, “hayır o mindere Resulü Ekrem (sav) oturmuş. Sen ise bir müşriksin ve dolayısıyla sen oraya oturmaya layık değilsin” diyor. Bakın, İslam’a teslim olmuş bir kadının Allah Resûlü (sav)a olan sadakatı, hürmeti, değeri bu. Bizim tebliğcilerimize ders olsun, ibret olsun. Bir davaya İman etmişsek o iman ettiğimiz davanın kabulü için bütün enerjimizi, bütün gücümüzü, kuvvetimizi, basiretimizi, ferasetimizi sarf etmemiz lazım. Peygamber (sav) geliyor müracaat ediyor. Bakın peygamber (sav) Mekke’nin fethinde bütün hayatında olduğu gibi Mekke’nin fethinde ki  bütün hadiseler derslerle ve ibretler ile doludur.  Resül’ü Ekrem’e geliyor diyor ki “Ey Muhammed (sav) bizim ahdimizi yenileyelim. Peygamber (sav) şöyle cevap veriyor ona “Biz anlaşmamıza sadıkız yoksa siz antlaşmayı bozacak bir şey mi yaptınız” Halbuki Peygamber Efendimiz (sav) onların ihanetini antlaşmayı resmen bozduğunu biliyordu. Ebu Süfyan “hayır biz antlaşmayı bozmadık tekrar diyor ki uzatalım istedik” Peygamber (sav) sukut ediyor ve Ebu Süfyan’ın koşuşturması vardır orayı da sizin tefükkürünüze bırakıyorum. Bütün seçkin sahabelerin birer birer ziyaret ediyor Hz. Hasan’a Hz. Hüseyin’e Hz. Fatımaya kadar gidiyor aracı olmalarını istiyor ama bakın burada birlikte daha var. Allah resulü bir söz söylemiş Sükut etmiş Ona cevap vermemiş hiçbir sahabe haddini aşmıyor. Bir bağlılık vardır bir teslimiyet vardı. İslam dininin de en güzel özelliği budur. En güzel ders almamız gereken yönlerden bir tanesi de budur, teslimiyet. Cemaatsal teslimiyet olmadığı zaman Ümmetsel teslimiyet olmadığı zaman rehbere lidere teslimiyet olmadığı zaman herkes kendi nefsinden bir şeyler konuşup tartıştığı zaman işler çığırından çıkıyor. Hiç kimse bir söz söylemiyor. Resulullah’a teslimiyetini bu şekilde gösteriyor. Bu da bize örnektir. Nihayet Resulü Ekrem (sav) Mekke’nin fethi için hazırlıklara başlıyor ve bunu öyle gizli tutuyor ki kimse duymasın diye ellerini Rabbine açıyor dua ediyor “ya Rabbim benim bu hazırlığımı onlardan gizle. Öyle ansızım başlarına çökelim ki haberleri olmasın” Ama buna rağmen Cenabı Allah gene orada takdirini onun duasının önüne atıyor. Bedir ashabından bir sahabe bu haberi Mekke müşriklerine bildirmeye çalışıyor ondaki ders ve ibretler aynıdır. En son alacağımız derslerinden bir tanesi şu Hz. Ömer öldüreyim dediği zaman Allah resulü bakın ne diyor o sahabe için Allah’tan gizlemesi için dua etmiş ama onu ifşa eden Bedire katılmış bir sahabe için diyor ki ne bilirsin belki Allah’uTeala Bedir Savaşı’na katılanları o anda affetmiş ondan sonra yapacaklarını da affeder ne yapıyorsun yapın serbestsiniz demiştir belki Hz. Ömer’i öyle teskin ediyor. Allah rasûlü’nün en hassas olduğu konuda bile bakın kendi sahabesi Nasıl bağışlıyor biz neden birbirimizi bağışlamıyoruz? Biz neden birbirimizin hatalarına vazgeçmiyoruz ve Peygamber (sav) hazırlıkları başlayınca 700 tane muhacir var. Mekke fethedilecek Mekke’ye gidilecek evlerini terk eden Bilali Habeşi var, Ammar var, Yasir ve Sümeyye’nin kaydedildiği o mekanları tekrar dönüşüm var” ifadelerini kullandı.

Mekke’nin Fethi günü ile ilgili de bilgi veren Dinç, yılbaşı ve noel kutlamaları hakkında da kısa bir açıklamada bulunup İslamiyet ile alakası olmayan durumlardan Müslümanların sakınması gerektiğine dikkat çekti.

 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN