• Dolar Alış / Satış: 8.624 / 8.64
  • Euro Alış / Satış: 10.307 / 10.326
  • BINGOL:
  • Güneş: 4:45
  • Öğle: 12:30
  • İkindi: 16:26
  • Akşam: 19:54
  • Yatsı: 21:47

MEHMET AKİF ERSOY’U ANMA PROGRAMI DÜZENLENDİ

2 Ocak 2017
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
1278 defa okundu.
MEHMET AKİF ERSOY’U ANMA PROGRAMI DÜZENLENDİ

Solhan Farabi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u anma etkinlikleri kapsamında bir program düzenledi. Programda konuşan Kurtaran, Mehmet Akif Ersoy’un milli mücadele azmini ve İstiklal Marşı’nı yazma sürecini anlattı.

Solhan Farabi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u anma etkinlikleri kapsamında bir program düzenledi.

İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan programda okul öğrencilerinden Özkan Biner tarafından Mehmet Akif Ersoy’un hayat hikayesi kısa bir kronolojik sıraya göre anlatıldı. Daha sonra okul öğrencilerinden Merve Nur Kurtaran tarafından Mehmet Akif ve İstiklal Marşı’nın Tarihi Zeminine Farklı Bir Bakış” temalı günün anlam ve önemine ilişkin bir konuşma yaptı. Konuşmanın akabinde İstiklal Marşı’nın on kıtası ve Çanakkale Türküsü okundu. Ayrıca okul korosu tarafından İstiklal Marşı’nın farklı versiyondan okunması ve okul öğrencileri tarafından Mehmet Akif Ersoy’un şiirleri okundu.

Günün anlam ve önemine ilişkin konuşma yapan okul öğrencilerinden Merve Nur Kurtaran, “Milletlerin hayatında geleceklerine yön veren kilometre taşı niteliğinde abidevi şahsiyetler vardır. Genç nesillerin iyi yetişmeleri, gelecek güvene bakabilmeleri için kendi tarihimizdeki bu önemli şahsiyetleri Ara ara hatırlamakta yarar vardır. Bunlardan biri de kuşkusuz İstiklal şairi Mehmet Akif Ersoy’dur. Başka bir ifadeyle milletimizin sinesinden çıkarak onun acılarını umutlarını kararlılığını “Hayal ile yoktur alış verişim, her ne demişsem görüp de söylemişim” diyerek abideleştiren Mehmet Akif, her yönüyle Mümtaz şahsiyetlerden biridir. Değerli katılımcılar istiyorum ki Mehmet Akif’in ruh halini anlamak için bir an için hep beraber bir düşünce turuna çıkalım. İstiklal Savaşı’nın elemli ve buhranlı günleri yaşanıyordu. İzmir gitmiş, Bursa düşmüş, Afyon kaybedilmiş. Doğuda Ruslar Bingöl’ün Solhan ilçesine kadar tüm il ve ilçeleri işgal etmiş. Güneyde Fransızlar, Akdeniz’de İtalyanlar, Batıda Yunan ve İngilizler… Kısacası düşman orduları, Anadolu’nun Her yanını işgal etmiş. Milletimiz tarihinin en karanlık günlerini yaşamaktaydı. Akif KuvayiMilliye’nin Ege’deki merkezlerinden Balıkesir’e gider. Burada halktan aradaki Ayrılıkları kaldırmalarını düşmanlara karşı birleşmelerini isteyip herkesi yurt savunmasına çağırır. Meclisin açıldığı günlerde artık burada duracak zaman değildir diyerek Ankara’ya gelir meclisin önünde Akif’le karşılaşan Mustafa Kemal “sizi bekliyorum Efendim, tam zamanında geldiniz.’’der. Anadolu İç isyanlarla karşı karşıyadır. Kurtuluş Savaşı sürerken Akif, Kastamonu camilerinde yaptığı konuşmalarda milli ve manevi değerlerin tehlikede olduğunu belirterek Müslümanları birliğe, düşmana karşı savaşmaya çağırır. Bu konuşmalarını yayınlandığı dergi ve gazeteler Anadolu’nun bütün illerinde Sancaklar ve kazalardaki idarecilerle okutulur. Kitaplar, broşürler şeklinde yeniden basılarak cephelere köylere dağıtılır. Aralık 1920’de Kastamonu’dan Ankara’ya gelen Mehmet Akif’e Mustafa Kemal, “Kastamonu’daki vatanperver mesainizden çok memnun oldum. Sevr Anlaşması’nın memleket için ne kadar feci bir idam olduğunu Sebilürreşat kadar hiçbir gazete neşretmedi. Mehmet Akif Ersoy’un milli birlik ve beraberlik Fikri doğrultusunda çıkardığı bir gazeteydi Sebilürreşad adlı gazete.  Akif bu gazetede Ümmet fikrinin diri tutulması, manevi cephemizin kuvvetlenmesini savunuyordu. Genelkurmay başkanı İsmet Paşa’nın milli marşın hazırlanması teklifinden sonra yarışmaya 734 şair katılmış ama hiçbiri istenilen özellikte bulunmamıştır. Mehmet Akif ise ‘‘milletin kurtulacağını para ile mi söyleyeceğiz’’ diyerek bu yarışmaya katılmamıştır. Hasan Basri, yarışma için konan ödülü ona verilmeyeceğine dair kendisine güvence verirce “O halde yazalım” deyip yazmaya başlamıştır.” İfadelerini kullandı.

“İSTİKLAL HARBİ TÜM İSLAM ÜMMETİNİN TOPYEKÜN DİRENİŞİNİN ADIYDI”

“İstiklal Marşı “Korkma seslenişi ile başlar. Buradaki korku ifadesi sıradan bir korku olmayan her karış toprağı Şehit kanlarıyla yoğrulmuş Aziz vatanımızın kaybedilme endişesinin dillendirilmesidir.” Diye sözlerine devam eden Kurtaran, şu ifadeleri kullandı: “Bu en olumsuz durumlarda dahi ümitli kalabilmenin bir ifadesidir çünkü esarette ümitsizlik de bize yakışmazdı. Bir başka dizesinde ise: ‘‘Arkadaş! yurdumu alçaklara uğratma sakın.’’ diye gençlere seslenir. Vatanın korunması, bastığı yerleri toprak diyerek geçmeyen bu topraklar altında kefensiz olarak yatan Şehit dedelerini unutmayan vefalı bir gençliğin eliyle olacaktı, Öyle de oldu. Milletimizin hür yaşama azmi ve aşkı şahlandı. O günkü Osmanlı vilayetlerinde insanlar Akın Akın Çanakkale’ye koştu. Çanakkale’de en çok şehit veren illerden birincisi Halep ikinci il Şam üçüncü il Tokat dördüncü il Bursa ve beşinci il şimdiki Balkan topraklarında olan Dobruk olduğu göz önüne alınırsa İstiklal harbi Tüm İslam ümmetinin topyekün direnişinin adıydı. Ve böyle bir İstiklal direnişine de elbette Ümmet fikrinin en ateşli savunucularından Mehmet Akif Ersoy’dan başkası yazamayacaktı. O ezelden beridir hür yaşamış ve bundan sonra da yaşayacak olan milletimiz, Vatanına ve istiklaline yönelmiş olan bu çılgınca ve hayasızca saldırılara elbet ve boyun eğmeyecek inancındaydı. Akif ‘‘O günlerde ne samimi ne heyecanlı günlerdi. Fakat bir gün bile Ümidimizi kaybetmedik, asla yeise düşmedik. Zaten başka türlü çalışabilir miydik? Ne topumuz vardı, Ne tüfeğimiz…  Fakat imanımız büyüktü:  O şiir milletin o günkü heyecanının bir kıymetli hatırasıdır. O şiir bir daha yazılamaz, onu kimse yazamaz onu ben de yazamam onu yazmak için o günleri yaşamak lazım’’ der bir sohbetinde. Sevgili Arkadaşlar! İstiklal Marşı’nı sevmek onun şairini anmak ülkemizi sevmektir, kendi tarihsel şahsiyetlere karşı minnet borcunu ödemektir. İstiklal Marşı’nı coşkuyla söylemek, ülkemize bağımsızlığımıza sahip çıkmaktır. Bağımsızlığımıza sahip çıkmak ise onurumuza sahip çıkmaktır. İstiklal Marşı ve Bayrak törenlerinde bizlerin göstereceği ciddiyetle coşkunun derecesi; bize bırakılan yüce mirasa ne denli sahip çıktığımızın göstergesi olduğundan; bayrak törenlerine karşı her zamankinden daha duyarlı olmak bağımsızlık sevdası ile bu toprağa düşmüş şehitlerimize karşı boynumuzun borcu olmalıdır. Ancak o zaman İstiklal Marşı’mızın yazarı üstad Mehmet Akif Ersoy’un  ‘‘Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın’’ duası gerçekleşir. Konuşmamın sonunda hem bu Yüce Destanı yazan ustayı, hem de yazdıran sayısız kahramanı rahmetle anarken son sözü yine Ustadın dizelerine bırakıyorum: Mehmet Akif Ersoy diyor ki  ‘‘Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırtmasın”

 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN