• Dolar Alış / Satış: 8.414 / 8.429
  • Euro Alış / Satış: 10.008 / 10.026
  • BINGOL:
  • Güneş: 5:12
  • Öğle: 12:35
  • İkindi: 16:27
  • Akşam: 19:37
  • Yatsı: 21:19

MANEVİ KALKINMAYA İHYİYAÇ VAR!

18 Mayıs 2015
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
1678 defa okundu.
MANEVİ KALKINMAYA İHYİYAÇ VAR!

“Bazı alanlarda maddi durumumuz 15 yıl öncesine göre iyidir. İnkâr etmemek lazım. Biz de bugüne kadar iyi olan şeylere hep destek verdik. Bundan sonra da iyi olana, doğru olana destek vereceğiz. Ama maddi kalkınmamız, maddi gelişmemiz iyiyken maneviyatımız iyi değildir” diyen Şahin, ülkede maddi kalkınmanın olduğunu ancak manevi kalkınma üzerine çalışmalar olmadığını belirtti.

 HÜDA Par’ın desteklediği bağımsız adaylar bloğu Bingöl Bağımsız Milletvekili adayı Sait Şahin, Arakonak Beldesi’nde halka hitap etti. 

Arakonak Beldesi’nde Halka hitap eden Şahin, “İnanıyoruz ki bugün Bingöl’ün önüne konulan adaylarda Bingöl’ün imanını göz önünde bulundurmayanlara Bingöl bir ders verecektir. Diyecektir ki ‘bizim imanımıza uygun olmayan, bizim İslam’ımıza uygun olmayan, bizim ahlakımıza uygun olmayanlara biz dersimizi vereceğiz.” Değerli kardeşlerim biz sizden destek istiyoruz. Ama inanın bizi makamlara gönderin, maaşlar alalım, milletvekili olalım, zevk-sefa yaşayalım diye sizden destek istemiyoruz. Biz sizden mecliste İslam’ın sesi olmak için destek istiyoruz. Mecliste Müslüman milletvekili var, kabul ediyoruz. Bugün meclisimiz içinde Müslüman milletvekili olup da İslam’ın sesi olmayan bir meclistir. Maalesef Müslüman milletvekilinin olup İslam’ın sesi olmayan meclisimiz var. Çok net söyleyelim; zina kanununu çıkaran meclisimiz var. Zinanın yasak olmaktan çıktığı bu kanun sonrasında ülkede fuhuş aldı başını gitti. Bu ülkede dini nikâh kıymak yasak, resmi nikâh kıyılmadan dini nikâh kıyan imam suçludur.  Dini nikâh kıyanlar da şahit olanlar da suçludur. Dini nikâh kıyıp şikâyet edilenler mahkemeye çağrıldıklarında ceza almamak için ‘biz arkadaş birlikteliği yaşıyoruz’ diyorlar. Yani arkadaşça bir arada yaşayıp zina etseler serbest bırakılıyorlar. Ama deseler ki dini nikâhlıyız ceza alıyorlar bu ülkede. Geçenlerde bir kız Tarsus’ta şehvet canavarlarının kurbanı oldu.  Meclis o kız için Fatiha okudu. Biliyor musunuz Fatiha nasıl geçti meclis tutanaklarına. Meclis tutanaklarına Fatiha X okundu diye geçti. Yani bilinmeyen bir şey okundu diye geçti. Aslında orada Fatiha’yı okuyan milletvekilleri çok iyi biliyorlardı okunan Fatiha’ydı. Ama Fatiha bilinmeyen bir şeye dönüştü kayıtlarda. Niye? Çünkü İslam’ı bu kadar dışlayan bir meclis var şuanda. İslam’ın ayetlerini kayıta geçmesin diye X’e dönüştüren bir meclis var. Biz mecliste olursak orada dur diyeceğiz. Bu okunan Fatiha’dır, bu halk Müslüman’dır, bu halkın dini İslam’dır. Okunan Fatiha’dır kayıtlara Fatiha okundu diye geçin diyeceğiz. Bunları niye anlatıyorum. Mecliste pek çok siyasetçinin gündeminde İslam yoktur. Gündeminde maneviyat yok, toplumun imanı yok, ahlakı yok. Doğru gündemde maddi kalkınma var. Bütün partiler maddi kalkınma üzerinde vaatlerde bulunuyorlar. Kimileri yalan ve uçuk ifadelerde bulunuyorlar.” İfadelerini kullandı.

“TOPLUMUN MANEVİYATIYLA İLGİLENECEK MİLLETVEKİLLERİNE İHTİYACIMIZ VAR”

“Bazı alanlarda maddi durumumuz 15 yıl öncesine göre iyidir. İnkâr etmemek lazım. Biz de bugüne kadar iyi olan şeylere hep destek verdik. Bundan sonra da iyi olana, doğru olana destek vereceğiz. Ama maddi kalkınmamız, maddi gelişmemiz iyiyken maneviyatımız iyi değildir” diyen Şahin konuşmasına şöyle devam etti: “Değerli kardeşler siz benden iyi biliyorsunuz. 10-15 yıl önce bu toplumun; İmanıyla, İslam’ıyla, Ahlakıyla bugün bir değildir, maneviyat bir değildir. Uyuşturucu aldı başını gidiyor. Boşanma oranı yüzde 40’lara vardı. Suç işleme oranı aldı başını gidiyor. Birkaç yıl önce cezaevlerinde 50 bin insan vardı, bugün cezaevlerinde 165 bin insan var.  Birkaç yıl içerisinde cezaevlerinde 110 bin insan arttı. Toplumda maneviyat azaldıkça, iman ahlak azaldıkça toplum suç işliyor, toplum bunalım geçiriyor, toplum cinnet geçiriyor.  O yüzden çocuklar şehvet kurbanlarının canavarı oluyorlar. Bunun için acilen mecliste İslam’ın sesi olan milletvekillerine ihtiyacımız var. Toplumun maddiyatı ile ilgilendiği kadar, toplumun maneviyatıyla, imanıyla, İslam’ıyla, ahlakıyla da ilgilenecek milletvekillerine ihtiyacımız var. Çünkü Allah her şeyi insan için yarattı. İnsan yaşasın diye dünyayı yarattı. İnsan yaşasın diye maddeyi yarattı. İnsanın rahat yaşayamadığı bir yerde, büyük şehirde çocukların sokağa çıkıp rahat oynayamadığı bir yerde maddenin hiçbir kıymeti yoktur. Onun için biz diyoruz ki; mecliste söyleyecek sözümüz var. Söz mecliste güçlü ve etkili, sözün gücü de haktan sonra halktandır. Halk destek verirse söz güçlü olur, güç sizdedir. Siz destek verirseniz bizim sözümüz güçlenecek. Siz destek verirseniz; bizim sözümüz İslam’ın sesi, sizin sesiniz mecliste güçlü olacak. Diyorlar ki adamın biri demiş; ‘her şeyin bereketi Allah’ın elinde, ayranın bereketi de annemin elindedir. Ne kadar su katarsa o kadar çoğalır’ değerli kardeşler sandıkların bereketi de sizin elinizdedir. Ne kadar oy verirseniz İnşaallah biz diyoruz o bereketlenecek. Mecliste güçlü söz söylemek için destek bekliyoruz ve Adalet adına söyleyecek sözümüz var diyoruz.”

“ADALET ADINA SÖYLEYECEK SÖZÜMÜZ VAR”

Şahin; “Adalet derken sadece mahkeme kararları değil. Tabiî ki mahkeme kararladı da önemli. Mahkeme kararları niçin önemli çünkü bu ülkenin yakın tarihinde darbeler yapıldı, zülümler yapıldı, katliamlar işlendi. Ama bugün bakın 12 Eylül darbecileri dışarıda, gerçi biri öldü ve gitti Allah’a hesap vermeye… diyoruz ki bu memlekette adalet adına söyleyecek sözümüz var. Bu memlekette hala zulümler, mağduriyetler devam ediyor ve kimse mecliste mazlumların, mağdurların sesi olmuyor. Bakın 12 Eylül darbecileri yargılanacaktı. Biri öldü öyle kaldı. 28 Şubat darbecileri dışarıda. Ergenekon, Balyoz, Jitemciler dışarıda. Kimse içeride kalmadı. Tahliye edilmekle birlikte tahliye edildikten sonra beraat alıyorlar. Beraat demek tazminat davaları demektir. Yakında diyecekler ki bizi haksız yere cezaevine koydunuz, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuracaklar, Türkiye’deki mahkemelerden Trilyonlarca Lira parayı bizim cebimizden alacaklar Çetin Doğan’a, Çevik Bir’e verecekler, İlker Başbuğ’a, Yalçın Küçük’e, Doğu Perinçek’e Veli Küçük’e verecekler. Bunları tanıyorsunuz, benim anlatmama gerek yok. Bu coğrafyaya kan kusturan isimlerdir, bu coğrafyada katliam yapan isimlerdir bunlar. Bu coğrafyaya zülüm eden isimlerdir. Bunlara bizim cebimizden para verecekler şimdi. Bunların mağdurları, Kur’an-ı Kerim dersi verdikleri için hala cezaevinde olan kardeşlerimiz var. Bu zalimler, darbeciler çıkarılırken darbe mağdurları halen cezaevinde. Bunların mücadelesini vermek hepimizin sorumluluğudur. Adalet adına diyoruz ki söyleyecek sözümüz var.” dedi.

“DEVLET SİZE BİR ŞEY VERİRKEN LÜTUFTA BULUNMUYOR”

Şahin konuşmasını şöyle tamamladı: “Mecliste adaleti isteyeceğiz. İdarede de adaleti istiyoruz. Hizmette de adaleti istiyoruz, personel alımında da adaleti istiyoruz, vergileme sisteminde de adalet istiyoruz. Gelir dağılımında da adalet istiyoruz. Faiz üzerinde para kazanan vergiden muaftır bu ülkede. Bankalar paradan para kazanıyor bir tek kuruş vergi vermiyorlar. 11 yılda bankaların faizden kazandığı 101 katrilyon liradır ve bir tek kuruş vergi vermiyorlar. Ama alt tabaka gelire sahip insanlardan vergi alınıyor. Adamı olan adamını yerleştiriyor. Personel alımında adalet istiyoruz. Seçilen milletvekilleri şehirlerin sorunları ile ilgilenmek yerine mecliste adaleti dillendirmekten ziyade mecliste sizin temsilcileriniz olmaktan, onun mücadelesini vermekten ziyade bugün sizin adına seçilen milletvekilleri maalesef ihale koşuşturuyorlar. Ben nasıl ihaleler üzerinden servetime servet katabilirim, ben nasıl yandaşlarıma ihale kazandıra bilirim, ben nasıl yani açılan bir yere kendi adamımı yerleştirebilirim kavgasını veriyorlar.  Değerli kardeşlerim, biz bunun için diyoruz, her şeyde adalet. Herkesin bu devlette hakkı vardır. Devlet size bir şey verirken lütufta bulunmuyor. Bunlar lütuf değil, bugüne kadar verilmeyen haklarınızın bir kısmının verilmesidir. Ama siz bundan daha fazlasına hak sahibisiniz. Bizim gibi bağımsız olan, bir yerden çekinmeyen, konuştuğunda ihale kaybederim korkusu yaşamayan, konuştuğu zaman parti liderinin gözünden düşerim diye korkusu olmayan, gözden düşerim, personel alımında nüfuzumu kaybederim korkusu yaşamayanlar sizin hakkınızı savunacak olanlardır. Biz iktidarı istemiyoruz sizden. Biz Türkiye’nin iktidarını verin demiyoruz. İktidarda olan iktidarda kalsın, biz onun doğrularına yardımcı olacağız, onlara da hayrımız dokunacak. Kendi partilerinin yanlış olduğu yerde biz diyeceğiz ki doğru yapın, hataya düşmeyin. 9 ilde 9 bağımsız adayla seçime giriyoruz. Dokuzumuz da kazanırsak inşallah mecliste bir denge unsuru oluruz. Doğrulara destek vereceğiz, yanlışların karşısında olacağız. Mecliste olmamız bu bölgenin kaderi için de önemlidir. Bu bölgenin geleceğinin kaderi tayın ediliyor. Kürt sorunu kapsamında HDP ve PKK muhatap alınıyor. PKK muhatap alındığı için güçlendi. Bizi muhatap almıyorlar. Anlara’da soruyoruz. Diyoruz ki niye; Kürtleri, Zazaları, Arapların, bu coğrafya halklarının imanıyla uyumlu, ahlakıyla uyumlu, insani değerleri ile uyumlu olan bizim gibileri muhatap almıyorsunuz da onları muhatap alıyorsunuz. Biz de bir siyasi partiyiz ve bizim dışımızda da siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları var, niye muhatap almıyorsunuz dediğimizde biliyor musunuz bize ne cevap veriyorlar. Bize diyorlar ki, ‘siz mecliste değilsiniz ondan dolayı sizi muhatap almıyoruz. Mecliste onlar olduğu için onları muhatap alıyoruz.’ Bu meselede muhatap olmamız için mecliste olmamız lazım. Mecliste olmamız, bu halkın geleceği demektir.” 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN