• Dolar Alış / Satış: 8.859 / 8.875
  • Euro Alış / Satış: 10.349 / 10.367
  • BINGOL:
  • Güneş: 6:03
  • Öğle: 12:20
  • İkindi: 15:42
  • Akşam: 18:16
  • Yatsı: 19:41

MALİK B. NEBİ’NİN ISLAHATÇILARLA DÜŞÜNCE İLİŞKİSİ -II

14 Kasım 2016
1 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
1108 defa okundu.
MALİK B. NEBİ’NİN ISLAHATÇILARLA DÜŞÜNCE İLİŞKİSİ -II

‘Batı kültüründe neden öldürücü fikirler mevcut’ sorusu yerine ‘Niçin İslam ülkelerinde entelektüel sınıfımız doğrudan doğruya bu öldürücü fikirleri almaktadır’ sorusunu sormalıyız. Nerede olursa olsun gerçek uyanışın temeli, ölü düşüncenin tasfiyesi, öldürücü düşüncenin ayıklanması olmalıdır. İslam dünyası, kendi düşüncelerini ortaya koymamakta, onun düşünce ve çalışmaları tesadüflere bağlı kalmaktadır. Vahiy kaynaklı dinamik düşünceyi etkisizleştirdik.

. Artık biz düşünmüyoruz, bizim yerimize düşünen şeyhlerimiz var. Malik b. Nebi ‘özgürlükten kaçışı’ mahkûm eder, onun tahammül edemediği aklın iptal edilmesi, insanın iradesizleşmesidir. Bu durumun ortaya çıkmasında, imanın sosyal görevlerini unutup içe dönük bireysel bir endişe haline gelmesi etkendir. Çünkü bu hal imanın yeryüzündeki tarihsel görevini, mesajını sona erdiren bir haldir. Böyle olunca medeniyet kurmadaki dinamik yok olmuştur. Müslümanların açmazı budur. Oysa İslam dergahlara sığınan pasif imanı reddeder ve yaşadığı çağın tanığı olmayı emreder. Müslüman yaşadığı toplumda aktör olmalıdır. Toplumsal değişimlere müdahil olmalıdır. Değişim; insanla başlar ‘kendini değiştir, tarih değişsin’, ‘insan durdu mu tarih de durur’ der. Bu anlamda Müslüman’ın öldürücü fikirlerden kurtuluş çaresi diriltici fikirler etrafında pratik üretmektir. Kendisi sömürgeci Fransız eğitim sistemine ve idaresine de tarikat hurafelerine ve pasifleştiriciliğine de itiraz geliştirmiş, Kur’an’ın aydınlığında kurduğu tarih ve medeniyet tasavvuruyla bir kurtuluş reçetesi hazırlamıştır.

Tam da burada Abdulhamit bin Badis’ten de bahsetmek gerekiyor. Çünkü Malik b. Nebi fikri gelişimini daha özelde Bin Badis üzerinden olgunlaştırmıştır. O şöyle der: ‘diriliş yeniden varoluş mucizesi Bin Badis’in sözleriyle ve düşünceleriyle başladı. Bu manevi uyanış hareketinde O’nun büyük payı vardır’. Hatta bazı tarikatçılığa ve bunların sapkın din anlayışına Malik b. Nebi’den önce Bin Badis karşı çıkmış ve bunlarla savaşmıştır.

Malik b. Nebi pratiğinde ilk basamak üniversitedir. Çalıştığı üniversitede bir mescidin açılması için büyük çaba harcamıştır. Bu onun için çok önemliydi çünkü ‘namaz kılmak için üniversite içerisinde elde edilen bir metre kare, üniversite dışında elde edilen çok geniş mekânlardan daha hayırlıdır’ diyordu. Nihayet büyük çabalar sonucunda mescit kurulur ve kısa zamanda ’mektebe’ dönüşür. Malik b. Nebi mescitle öğrenci ilişkilerini geliştirir bu öğrencileri ülke genelinde ‘diriltici’ söylemlerle konferanslar düzenlemeye yönlendirir. Bununla beraber bir de İslam’ı tanıtan bir dergi çıkarırlar. Mescidin çalışmaları ilerler ve Devrimci Öğrenciler hareketi oluşur.

İkinci önemli basamak ev dersleridir. Malik bin Nebi çeşitli fırsatlarla evinde oturumlar düzenleyerek üniversiteden bir kısım öğrenci ve hocalarla dersler yaptı. O, ev derslerine büyük önem veriyordu çünkü ev derslerinde işlenen konular daha ‘hayatiydi’. Bunlardan bazıları ise şunlardı; İslam âlemindeki düşünce problemleri, bağımsızlık problemi, çöl problemi ‘medeniyet oluşmasında toprağın rolü’ politika, kültür.

Üçüncü basamak El Kıyyam cemiyetidir; Malik bin Nebi, Muhammed Hıdar ve bir grup aydınla birlikte bu cemiyeti kurmuştur. Cemiyet kendisini ‘İslami değerleri yeniden diriltme aracı’ olarak tanımlıyordu. Cemiyet başkanı Haşimi Ticani, cemiyetin, Afgani, Abduh, Seyyid Kutup, Muhammed Gazali, Mevdudi gibi ıslahçılardan etkilendiğini söyler. Cemiyet, iktidarla kavga etmedi fakat İslami yükümlülüklerin resmi olarak desteklenmesi konusunda baskı unsuru olmaya gayret ederek taleplerinde ısrar etti. El Kıyyam cemiyeti Mısır’da SeyyidKutub’un idam edilmesi üzerine Nasır’a protesto mektubu yolladı ve Mısır elçiliği önüne siyah çelenk bıraktı. Bu eylemeler cemiyetin ‘yasadışı’ olması için yeterliydi. Cemiyetin üyeleri tutuklandı ve etkinlikleri yasaklanarak taşra örgütlenmeleri kapatıldı. Takip eden yıllarda ise cemiyet tamamen kapatıldı.

Malik b. Nebi’nin üç basamaklı usulünde Afgani’nin yönetimleri esas alan mücadelesini de -el kıyamla- Abduh’un birey esaslı metodunu da -üniversite ve ev dersleriyle- harekete kavuşturduğunu, pratiğe aktardığını görmek mümkündür. Kaldı ki avukatı Ömer Miskavi’nin söyledikleri de bizi destekler mahiyettedir. ‘Bin Nebi’nin görüşleri İslam toplumunun fıkıh bilgisine yeni bir şey eklemez. Yahut ona çağdaş medeniyet tecrübesinden süzülmüş bir bilgi sunmaz. Bin Nebi’nin görüşleri mevcut bilgi dağarcığını insana ilerliye dönük adımlar attıracak eğitsel kavramlar olarak düzenler.’

Sonuç olarak Malik b. Nebi yaşam boyu mücadele ve devrim adamıdır. Rad/11 ayetinin alt yapısını oluşturmak için ve yaşamın her alanına taşımak için sürekli alandadır. Aktivistir. O, uyuyan toplumu uyandıran adamdır. Onun uyandırdığını, Dr.Şeriati de rahatsız eder. Zaten Müslüman da uyanık ve rahatsız olan değil midir?

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..
  • Slm.... Allah razı olsun hocam sizden istifade ediyoruz... Islam aleminde ıslahatçilara yapilan eleştiriler nelerdir? Yazılarinizla tekrar rahatsız etseniz..
    19 Kasım 2016 11:48

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN