• Dolar Alış / Satış: 12.079 / 12.1
  • Euro Alış / Satış: 13.597 / 13.622
  • BINGOL:
  • Güneş: 7:06
  • Öğle: 12:17
  • İkindi: 14:49
  • Akşam: 17:06
  • Yatsı: 18:37

Kurban Teslimiyettir!

2 Ekim 2014
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
1202 defa okundu.

 İnsanoğlu doğası gereği monoton bir hayat yaşayamaz. Bazen ağlar bazen güler, bazen yürür bazen koşar. Zaman içerisinde hal ve hareketleri farklılıklar gösterir. Yaşam çerçevesinde ki farklılıklarda zamanın önemi büyüktür. İslam, insanoğluna yapması gerekenleri belirli bir zaman çerçevesinde yapmasını ona bildirmiştir. Namaz kılmayı, oruç tutmayı, zekât vermeyi, hacca gitmeyi bir zaman silsilesinde düzenlemiştir.  Mesela biri kalksa bana farz olan orucu recep ayında tutacağım, kurbanımı ramazan ayının on beşinci günü keseceğim dese bunu söyleyen kişi karşısında kahkahayla gülünür ve sözüne itimat edilmez. Çünkü İslam bunların yapılmasını söylerken yapılacağı zamanları da bildirmiştir. Müslümanların yapacakları bayramlarda aynı bu şekilde bir zamana tabi tutulmuştur.

Bu önemli zamanlardan birisini de şuan karşılama heyecanı ve sevinci içerisindeyiz. Buda zilhicce ayının on, on bir, on iki, on üçüncü günlerine gelen Kurban bayramıdır. Bayram “sevinç ve mutluluk” manalarına gelirken, kurban ise  “Allah’a yaklaşmaya vesile olan şey” manasına içermektedir. Kullar Allaha yaklaşmak, Muhabbetullah’a ulaşabilmek için belli ibadetler etmesi gerekmektedir. Kurbanda bu ibadetlerden biridir. Bu ibadet Hanefilerce vacip olup diğer mezheplerce sünnet olarak kabul edilmektedir.  Bu ibadet, toplumun her kesiminde kabul görüp hüküm ve mezhep farkı gözetmeksizin benimsenmiştir. Bu ortamı gördüğümüz zaman sevinçten yüreklerimiz kabarmakta heyecanımız bedenimize sığmamaktadır. Çünkü teslimiyeti ve samimiyeti bildirmektedir bu ibadet. Bu samimiyet ve teslimiyet ibadeti, ilk insan ve peygamber olarak kabul ettiğimiz Hz. Adem’den bu güne kadar gelmektedir. Bu sevinç ve mutluluk ortamı İslam’da yaşanmaktadır.

Bayram günlerinde kabirler, yaşlılar, hastalar ziyaret edilip, sılayı rahim yapılır, ayriyeten kurban bayramında kurbanlar kesilir, toplanılır birlikte et yenilir. Maalesef son zamanlarda bu güzel faaliyetler sekteye uğramaya başlamıştır.  Artık insanlar bayramları bir tatil fırsatı sayarak, yukarıda saymış olduğumuz güzellikleri elinin tersi ile itip sahil boylarında, tatil köylerinde soluğu almaya başlamışlardır. Ne acınacak bir durum ki bunun adına bayram deyip bayramları eleştirmeye başlıyorlar ve bayramların manasının kalmadığını dillendirmeye çalışıyorlar. İslam’daki bayramın manası bütün toplumdan ayrılıp akrabayı, kabirleri unutup tatil yapmak değil, tamda bunun aksine toplumla kucaklaşıp akrabayı ve kabirleri ziyaret edip o gönül ferahlığını yakalayabilmektir.

Kurban bayramı yaklaşırken heyecanlarımız ve gayretlerimizin içerisinde kurban edeceğimiz kurbanı aramak, eğer ki büyük baş kurban edecek isek birlikte keseceğimiz, hisse olacağımız kardeşlerimizi ve arkadaşlarımızı bulma telaşesindeyiz.  İslam, keseceğimiz hayvanlar ve özellikleri hakkında bizi bilgilendirmiş, kim ve hangi şartlarda kaç kişi birlikte olup keseceğini söylemiştir. Bugün bunu göz ardı ederek çeşitli düşünceler adı altında bunları baypas eden kişi ve guruplarla karşılaşmaktayız. Bunlar “Hz. Resulullah’a kurban keseceğiz” diyerek para toplayıp Kurban kesmektedirler.  Hâlbuki Hz. Resulullah, ashabından kendisine kurban kesilmesini istememiş ve bu durumu destekleyen sağlam bir haber ile karşılaşılmamıştır. Büyük baş kurbanın hisse sayısı yedi olarak belirlenmiştir. Bir resim üzerinde hayvanı yirmi otuz parçaya bölerek bu parçacıklara belirli fiyatlar biçerek, hayvanı yirmi otuz kişiye satıp toplanan para ile kurban adı altında kesim yapmak kurban değil et olmuş olur. Eğer ki et için kesilecek ise bunu kurban adı altında yapmakta ayrı bir üzüntü ve istismar sebebidir. Buna fırsat vermemeye gayret gösterelim böyle yanlışa bulaşan kardeşlerimizi de uyaralım. Çünkü zaman sonra kurbanın manası dillerde kalıp yüreklere inmez, Kurbanın mahiyeti dışına çıkar ve istismarcılık engellenemez bir duruma gelir.

Kurban kestikten sonra kesemeyen kardeşlerimizi unutmamaya çok dikkat etmemiz gerekmektedir. Bizim kurbanımızda gücü yetmeyip kesemeyen kardeşlerimizin de hakkı bulunmaktadır. Bizim kurbanlarımızdaki diğer kardeşlerimizin haklarını teslim etmeden Kurban ibadetini tamamen yerine getirmiş sayılmayız. Hamdolsun yardıma muhtaç veya Kurban kesemeyecek seviyedeki kardeşlerimize ulaşmak kolaylaşmıştır. Bu fırsatları değerlendirelim. Yüce Yaratanın belirttiği Kurban şerefine ulaşarak, kurban bayramı günlerimizi geçirelim. Belki de bir daha böyle günlere ulaşma fırsatımız veya imkânımız olmayabilir.

Kurban yaklaştıkça basın ve yayında kasıtlı olarak bazı çevrelerce “facia”, “katliam”, ”ziyan” gibi İslam ve Kurban ile alakasız kelimelerle karşılaşıp, üzüntü ile dinleyip izlemekteyiz. Maalesef bu tür kelimeleri telaffuz edenler ya bilgisizliklerinden ya da kasıtlı olarak cerahatlerini dışa dökmektedirler. Bu tip kötü yaklaşımlarda kurban ibadetini anlamayan insanların tutumlarının etkisi olduğu gibi bizlerinde etkisi vardır. Kurban kesimini bilmeyen, kurban edilecek hayvanın hukukunu korumayan insanların ortaya çıkardığı manzaralar da İslam’a mal edilmektedir. Bunun için kesim esnasında son derece dikkatli, şefkatli hayvana eza cefa vermeden usulüne uygun kesilmelidir.

Sonuç olarak Ali Şeriati’nin sözleri ile özetleyip yazımızı sonlandıralım;

“Sen de İbrahim gibi kendi İsmail’ini getirmelisin Mina’ya. Senin İsmail’in kim? Ancak sen bilebilirsin, başkası değil. Belki eşin, işin, yeteneğin, gücün, cinsiyetin, statün vs. Ne olduğunu bilmiyorum, ama İbrahim’in İsmail’i sevdiği kadar sevdiğin bir şey olmalı. Senin özgürlüğünden çalan, görevlerini yerine getirmeni engelleyen, seni eğlendiren, hakikati duymaktan ve bilmekten alıkoyan, sorumluluk kabul etmektense meşrulaştırıcı sebepler ürettiren ve seni sadece gelecekte senden gelecek yardım için destekleyen ne varsa; işte bunlar onun işaretlerindendir. Onu arayıp bulmalısın. Eğer Allah’a yaklaşmak istiyorsan, İsmail’i Mina’da kurban etmen gerek.

İsmail’in yerine geçecek koçu (fidye) sen tespit etme, bırak Allah sana yardım etsin ve bir hediye olarak göndersin. O, koçu ancak bu şekilde kurban olarak kabul eder. Koç ancak İsmail’in bedeli olduğunda kurbandır; yalnızca kurban olsun diye koç boğazlamak ise kasaplıktır."

Tüm İslam aleminin Kurban Bayramını kutlar, birlik, beraberlik ve kardeşliğe vesile olmasını yüce Allah’tan niyaz ederim. Şimdiden kurban bayramınız kutlu olsun.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN