• Dolar Alış / Satış: 8.287 / 8.302
  • Euro Alış / Satış: 10.073 / 10.091
  • BINGOL:
  • Güneş: 5:02
  • Öğle: 12:25
  • İkindi: 16:17
  • Akşam: 19:28
  • Yatsı: 21:10

KALKANI DELMEYELİM

13 Haziran 2016
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
1192 defa okundu.
KALKANI DELMEYELİM

Önce orucu konuşalım. Daha sonra yapılan dini programlar ile din adına hüküm verenleri ve ilmi konuşalım.

Yapılan sahur ile gün boyu vakti gelince eda edilen namazlar, yapılan ibadeter, okunan Kur’an ve dualar ile akşam ezanının okunmasıyla açılan iftara kadar geçirdiğimiz süreç ile biz; ‘oruç’ tutuyoruz da ‘oruç’ bizi tutuyor mu? Bir de ona bakmalıyız.

‘Aziz ve celîl olan Allah’ın tuttuğumuz oruç için “İnsanın oruç dışında her ameli kendisi içindir. Oruç benim içindir, mükafatını da ben vereceğim”  buyurduğunu hatemül enbiya bizlere bildirip Orucun kalkan olduğunu söylerken bir de müjde mahiyetinde şu bilgiyi vermektedir: “Oruçlunun rahatlayacağı iki sevinç anı vardır: Birisi, iftar ettiği zaman, diğeri de orucunun sevabıyla Rabbine kavuştuğu andır.”

(Buharî, Savm 9; Müslim, Sıyam 163)

Sadece belli bir süreliğine aç kalmak değildir ya da başka bir ifadeyle; yalnızca mide ile tutulmaz oruç…

‘Allah’ım senin rızanla oruç tuttum, senin rızanla orucumu açıyorum’ ifadesini vicdani olarak da kolaylıkla ifade edebilmeliyiz.

İslâm’ın beş temel esâsından biri olan orucun bütün uzuvlar ile tutulan bir ibadet olduğunu idrak etmeli ve o bilinçle oruç tutarken orucu;  iftira, yalan, gıybet ve kulhakkı gibi günahlarla zedelememek, sevabı düşürmemek gerekir.

Oruç tuttuğu halde günahlara meyletmek, insanın hayırdan israfı ve hasanetten iflasıdır.

Bir taraftan oruç tutarak emrullaha kulak verip itaatta bulunurken diğer taraftan münkeratla uğraştığımızda “Kim yalan konuşmayı ve yalan-dolanla iş yapmayı terk etmezse, Allah o kimsenin yemesini-içmesini bırakmasına kıymet vermez.” (Buhârî, Savm 8, Edeb 51) Hadis-i şerife kulak kabartmalıyız.

Oruç’ta ağızdan bir şeyin girmemesine dikat edilmesi kadar ağızdan neyin çıktığına da dikkat etmemiz gerektiğini böylece anlamaktayız.

Ağızdan bir şeyin girmesi konusunda hassas olduğumuz kadar neyin çıktığı konusunda da aynı hassasiyet ve duyarlılık var mıdır?

Bunu da sorgulamalıyız…

Nefsimize dokunan bir durumda oruçlu olmamızdan dolayı kendimize hakim olup orucumuzu kalkan edebiliyor muyuz?

Resül-ü kiram “Oruç Kalkandır” diyor. O zaman bizim de bu kalkanı günahlar ile delmememiz gerekmektedir.

Bizim oruç tuttuğumuz gibi oruç da bizi; hayır ve hasanetta sabit, günah ve haksızlığa karşı dik duruşta tutuyor mu?

*          *          *          *          *          *

Özellikle Ramazan ayında TV kanalları ile sosyal medya, alimlerle kaynamaktadır. Sahur programlarında meydanlara sığmayan insanların okunan sabah ezanıyla kaçının en yakın camide saf tuttuğunu merak edenlerimiz vardır.

Herkes bilgi sunuyor, fetva veriyor…

Bazen, “uyuyarak oruç tutan, sevabını rüyasında görür” diyen bir hoca ile sözünü “Oruçlunun uykusu ibadettir” (Deylemi)   Hadisine dayandırarak oruçlunun uykusu da sevaptır/ibadettir diyen hocalardan ikiside kitle buluyor ve ikisinin de arkasında belki milyonlar yol alıyor.

Peki kime inanacağız?

Bu konuda bakıldığında gerek ayet ve gerekse hadislerde bilgiyi öğrenmenin sorumluluğunu fark ediyoruz.

O zaman Tevbe; 9/122, Ta Ha; 20/114 ve Fatır; 35/28 ayetlerine dayandırılan “İlim talep etmek / öğrenmek her Müslümana farzdır.” (İbn Mace, Mukaddime, 17)  hadisine uyup ilim öğrenmeliyiz.

Kulaktan dolma bilgiler ile bazen bir sözü/deyimi kimilerimiz Allah’ın kelamı, kimimiz de Resülullah’ın sünneti olarak aktarırız.

Araştırınca bunun aslında ikisinden de uzak bir kelam olduğuna denk geldiğimiz oluyor. Bir şeyi bildiğini göstermek için bazen Rahman ve Rahim olan Allah’a bazen de örnek olan Resullulah’a kimi zaman da Allah dostu ulemaya iftira da atanları, bilmeden haklı görebiliyoruz ilim eksikliğimizden dolayı…

O zaman gerek din adamı vasfı ile TV kanallarında ve gerekse sosyal medyada dini bilgi aktarıp yorumda bulunanların ifadelerini ve bazen sosyal medyada din adına insanları yanlış yere sürüklemeyi meslek edinen fasıkların dediklerini “Ey iman edenler! Size bir fasık bir haber getirirse, bilmeyerek bir topluluğa zarar verip yaptığınıza pişman olmamak için o haberin doğruluğunu araştırın.” (Huccurat 6) ayeti bilinci ile araştırmalı, gereçeğe vakıf olmalıyız.

Oruç kalkanını; bilgi eksikliğinden, günahlarla delmemeye gayret ederim.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN