• Dolar Alış / Satış: 8.414 / 8.429
  • Euro Alış / Satış: 10.008 / 10.026
  • BINGOL:
  • Güneş: 5:12
  • Öğle: 12:35
  • İkindi: 16:27
  • Akşam: 19:37
  • Yatsı: 21:19

KÂBE ÖZGÜRLEŞMEDEN…

16 Mayıs 2021
1 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
3025 defa okundu.
KÂBE ÖZGÜRLEŞMEDEN…

Abdurrezak DERVİŞOĞLU yazdı; ‘Kâbe Özgürleşmeden…’

Hac ibadeti birçok sembol içerir. Kâbe’nin ilk isimleri arasında ‘beyt’ül atik’ (özgür ev) vardır. Orası insanların, dünyayı selam yurduna dönüştürmeye, toplumsal, siyasal hiyerarşileri devirmeye, açlığı ve açıkta kalmayı sonlandırmaya, yetimi, kimsesizi koruma altına almaya, köleliği, mal ve puta tapıcılığı ortadan kaldırmaya, azmedenlerin karargâhıdır. Tam da bu sebeple orası insanlığın  kıblesidir. Esasen kıble, sadece yüzlerin döndürüldüğü adres olmaktan ziyade aklın, ruhun ve eylemin iyilik ve erdem etrafında; tevhid etrafında örgütlenmesini, kenetlenmesini ifade eder. Orada toplanan milyonlar bir slogana sığınırlar: ‘La ilahe illallah’ bu slogan evrene adaleti, özgürlüğü, barışı, esenliği armağan edecek güce sahiptir.  Hac ibadetinin sembollerini/şeairlerini kavrayan Müslümanın ufku bütün yeryüzü olur. Eylemini oradan başlatır. O atlaslara inen vahyin aydınlığıyla Kâbe’yi özgürleştirmenin, insanlığın tamamıyla ve dahi Kudüs’le bağını kurar özgürlük ve adalet serüveni oradan akar insanlığa, oradan akmıştı çünkü ilk defa…

Filistin topraklarına yerleştiğinden beri işgalci İsrail, zulümlerini her geçen gün arttırarak devam ettirmektedir. Küresel tuğyan, modern firavun sistemi ve bu sistemin koruyucuları, özellikle birkaç yıldır bu zulümlerini ramazan aylarına denk getirerek esasen sadece maddi değerlere değil aynı zamanda manevi değerlere de saldırdıklarını; ölçü tanımadıklarını göstermektedirler.

İsrail, kendisine omuz veren, omuz vererek azgınlaştıran, müstekbirlerden, sessiz, kalan ve sırf bu yüzden zillete mahkûm olan, Müslüman ülkelerden aldığı cesaretle birkaç gündür yeniden necis postallarıyla pervasızca, Kur’an coğrafyasında; İslam ve insanlık tarihinde müstesna bir yeri olan, Kudüs’e girmiş ve onlarca Filistinliyi şehit etmiştir.

İsrail, bu pervasızlığıyla esasen Müslümanlara bir mesaj vermektedir: ‘Ey islam toplulukları: sizler Arap İslam’ı, Fars İslam’ı, Türk İslam’ı; mezhep ve meşrep ayrılıkları ile sanal İslamcılık yapadurun. Ey kitlesel anesteziye maruz kalmış, ölü ritüeller etrafında kutsal tüketen Müslüman halklar, sizler ellerinizde zikirmatiklerinizle içinden ruhu, eylemi, sinirleri alınmış virdler biriktirmeye devam edin. İşte biz sizin kutsallarınızı ayaklarımızla çiğniyor ve itiraz edenleri de katlediyoruz.’

Bu mesaj karşısında her zaman olduğu gibi halkı Müslüman olan ülkelerin yönetimleri, karşılığı/yaptırımı/olmayan kınama mesajları ve sloganlar ile günü geçiştirdiler/geçiştiriyorlar. Elbette toplumsal ölçekte Müslüman halkların kıyamları protestoları oldu ve oluyor. Elbette bu protestoların her biri değerlidir. Ancak bir eylemin mücerred anlamda değerli oluşunun rasyonel karşılığı yoktur. Eylemlerin rasyonel karşılığı, yaptırıma dönüşme yetenekleri, değerli oluşunun yanında etkili oluşuna bağlıdır. Bu kavilden; Tahran’da, Bağdat’ta, Şam’da, Riyad’da, Kahire’de ve Ankara’da minbere çıkan her imam ve sokaklara inen her Müslüman, ‘değeri etkili kılmak adına’ evvela kendi yönetimlerini kendi iktidarlarını uyarmak; onların sahici sorumluluk almasını sağlamak, onları ikaz etmek zorundadır. Çünkü insanlık vicdanında hiçbir şekilde kabulü mümkün olmayan bu zulüm halinin geriletilmesi, durdurulması; otoritelerin birlik olup sahaya inmesiyle mümkündür.  Fakat kendi iç bütünlüğünü, yitiren, İslamı devlet maslahatına kurban veren, hablullahtan uzaklaşan, mezhebi, meşrebi, kavmi aidiyetlerini din addeden, toplumların birlik oluşturmaları, vahdete ulaşmaları yakın zamanda mümkün görünmemektedir.

Bugün için bu işgalci güçlere karşı durabilecek İslami bir otoriteden bahsedemiyoruz. Bu otorite/vahdet/ oluşmadıkça da maalesef Kudüs meselesi tüketilmeye, sömürülmeye, istismar edilmeye müsait bir ‘acı’ olarak devam edecektir.

Samimi siviller dua ediyor. Allah kabul etsin. Ancak sünnetullah, sebepler dâhilinde işler: eylemden bağımsız bir duanın yaptırımı yoktur. Hacer annemiz İsmaili’yle çölde susuz kaldığında hem kavli duada bulundu hem de fiili dua olan sefa, merve arasında bir yürüyüş bir eylem başlattı. Bu eylemine cevaben Allah, onları zemzem ile bereketli kıldı.

Kendi yönetimlerimizin/iktidarlarımızın/gerçekçi tavırlar alması noktasında baskı grupları oluşturamıyoruz. İsrail’le her türlü siyasi, ticari, istihbari, askeri ilişkiler zirvede devam ediyor buna ses çıkar(a)mıyoruz! İsrail’in ürünleri ta kapımızdaki markete kadar geliyor; ihalesi yapılmış, parası peşin verilmiş ürünleri almamamız telkin ediliyor. Biz bu derin çelişkiyi sorgulamıyoruz! Elbette tekil olarak bu ürünleri protesto etmek takvaya, samimiyete, hassasiyete dairdir fakat maalesef İsrail üzerinde doğrudan bir etkisi yoktur.

Bir mesele gerçekten halledilmek isteniyorsa; duygulardan, hamasetten arınmalı gerçekçi çözümler, stratejiler, diplomatik süreçler ciddiyetle işlenmelidir. Gerçekçi çözümlerin ilk ve en etkili adresi ise devletlerdir. Devletleri ikaz edecek halklar.

Tevhid tarihinde zalimlik ve mazlumiyet ile ilgili temelde üç taraf vardır ve Rabbimiz bizlere tarafımızı seçmemizi istemektedir.

Bir taraf zalimdir. Bir taraf mazlum ve bir taraf ta zalimi söz ve eylemleriyle destekleyenlerdir. Eğer bizler Allah’a tevekkül edersek gücü, kılıcı, parayı, silahı elinde tutan yönetimlerimiz üzerinde baskı unsurları olursak Allah’ın nusreti bize ve Filistinli kardeşlerimize ulaşacaktır. Ama bunun için bizlerin elimizden gelenin tamamını yapmamız gerekmektedir. Unutmayalım ki sünnetullah gereği zaferler hakikat temelli değil liyakat temellidir. Layık olanlar; savaş için hazırlık yapanlar kazanacaktır.

Başta zikrettiğim ‘İsrail bize mesaj veriyor’a karşı sonda da İsrail’in kocaman tankına taş atan Filistinli çocuğun mesajına da değinmek gerekiyor. Nitekim o da insanlığa bir mesaj veriyor tıpkı cesedi sahile vuran sahipsiz çocuklar gibi:  ‘zulme rıza zulümdür! Zalimin ve mazlumun kimliği sorulmamalıdır. Ben elimdeki taşı atarak zalime karşı bir eylem başlatıyorum. Siz ellerinizdekini atabilir misiniz?’

YORUMLAR 1 Yorum Yapıldı.
  • woaw
    17 Mayıs 2021 09:53

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN