• Dolar Alış / Satış: 8.347 / 8.362
  • Euro Alış / Satış: 10.14 / 10.159
  • BINGOL:
  • Güneş: 4:57
  • Öğle: 12:25
  • İkindi: 16:19
  • Akşam: 19:34
  • Yatsı: 21:18

İŞSİZLİĞİN SEBEP VE SONUÇLARI

22 Nisan 2021
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
783 defa okundu.
İŞSİZLİĞİN SEBEP VE SONUÇLARI

İrfan Alan Yazdı…

İşin tarihi, insanlığın tarihi kadar eskidir. İnsan, dünyaya geldikten sonra, hayatta kalmak için gıdaya ihtiyaç duymuş, bu ihtiyaçtan doğan güdülerle birtakım eylemlerde bulunmuştur. Bu eylemler,  daha sonra iş diye tanımlanan olguyu oluşturmuştur. İlkel insanın yaptığı iş, bireysel bir iştir. Yani ilkel insan, sadece kendi kişisel ihtiyaçlarını gidermek için çalışmıştır (avlanma, barınak inşa etme, kendini koruma vb.). Fakat insanlar bir araya gelip toplum denilen yapıyı oluşturduktan sonra, toplumsal iş doğmuştur. Toplum büyüdükçe insanın ihtiyaçları artmış, bireysel iş, bir noktadan sonra insanların ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalmıştır. İnsanlar, toplumsal işe dahil olup karşılığında elde ettikleri gelirle ihtiyaçlarını gidermeye başlamışlardır. Toplumun en başta ihtiyacı idare edilme, denetlenme ve düzenlenme ihtiyacı olmuştur. Bu ihtiyaçtan kaynaklı olarak, devlet denilen yapı meydana gelmiştir. Devletler, toplumdaki iş piyasasını denetlemek, düzenlemek ile mükelleftirler. İş piyasasındaki iyileşmeler, kötüleşmeler, devletlerin ekonomi politikalarıyla doğrudan ilişkilidir.

Günümüzde küreselleşme olayından kaynaklanan sorunların başını, gelişmişlik düzeyi fark etmeksizin, dünyadaki bütün ülkelerde ortak sorun haline gelen yaygın işsizlik çekmektedir. İşsizliğin küresel sebepleri geniş ve detaylı bir konu olduğu için, yazımızda, işsizliğin bölgesel sebepleri ve sonuçları üzerinde duracağız.

İşsizliğin bölgesel sebepleri:

-Hızla artan insan nüfusu ve bu nüfus artışının kontrol edilememesi iş piyasalarını olumsuz yönde etkilemiştir.

-Nüfus artışından dolayı tüketim artmış, tüketimin artmasına karşın üretim azalmıştır. Üretimin azalması, işgücünün boşta kalmasına sebep olmuştur.

– Kırsaldaki iş alanlarını terk edip kentlere göçen insanların, kentlerdeki iş alanlarına katılmaya çalışması, kentlerdeki insanların işsizliğine sebep olmuştur.

-Uygulanan yanlış istihdam politikaları, (kayıt dışı istihdamlar, yabancı uyruklu istihdamları, istihdamlardaki adamcılık geleneği vb.) işsizliğin doğmasının en önemli sebeplerinden biridir.

-Eğitim sisteminin nüfusu eğitmek yerine, kamu personeli yetiştirmeye odaklanması, yükseköğretimde edinilen beceriler ile işgücü piyasasında ihtiyaç duyulan beceriler arasındaki uyumsuzluk, genç ve eğitimli nüfusu işsizleştiren başat problemlerden biridir.

– Hızla artan genç nüfusa bağlı olarak ortaya çıkan güçlü bir işgücü arzı, düşük istihdam düzeyi, düşük işgücüne katılım, yüksek işsizlik oranları, istihdamın yaygın olarak küçük ölçekli işletmelerde olması ve ücret düzeyindeki farklılıklar da işsizliğin sebeplerindendir.

-Uygulanan yanlış devlet politikalarıyla meydana gelen yatırım yetersizliği, yolsuzluk, siyasi ve ekonomik istikrarsızlık gibi olaylar, bölgesel işsizliğin ana sebebidir.

Yukarıda sıraladığımız maddeler işsizliğin bölgesel sebeplerinden sadece bir kaçını göstermektedir. Bu maddeler sayfalarca yazılabilir ve yazılan her madde sayfalarca açıklanabilir. Fakat, sözü kısa tutmanın hem bize hem okuyucuya faydası olacaktır. Şimdi de işsizliğin sebep olduğu bölgesel sorunlardan bahsedip sözü bitireceğiz.

İşsizliğin bölgesel sonuçları:

-Uzmanlık alanında istihdam edilmeyen insanlar, diğer alanlara yönelerek o alanlarda da bir tıkanmaya sebep olurlar. Bugün doktora yapmış insanların, İŞKUR ilanlarına başvurması  durumun vahametini göstermektedir.

– İşsizliğin en fazla etkilediği kurumlardan birisi aile kurumudur. İşsiz kalan insanların huzursuz ve mutsuz olmaları, aile içinde şiddetli geçimsizliğe, cinayetlere ve intiharlara sebep olmaktadır.

-İşsizliğin sebep olduğu en büyük sorunlardan biri de şüphesiz ki sağlık sorunlarıdır. İşsizlikten dolayı ekonomik sorunlarla karşı karşıya kalan insanlar, kaliteli ve sağlıklı beslenme alışkanlığını geliştirecek besinleri satın alma ve tüketme hakkından mahrum kalırlar. Oysa her insan, güvenilir, uygun fiyatta, kaliteli ve sağlıklı besinleri satın alma ve tüketme hakkına sahiptir. Gıda fiyatlarındaki artış, insanların ucuz ve sağlıksız gıdalar tüketmesine sebep olmaktadır. Yetersiz ve sağlıksız beslenen insanların sağlıkları bozulur, hastanelere mahkûm olurlar.

-İşsizlik, insanın öz güvenini sarsan, onu suç davranışına sürükleyebilen önemli sosyal olgulardan biridir.  İşsiz insan, yaşadığı gelir kaybına, bireysel özelliklerine ve çevresel etkilere bağlı olarak, suç davranışına yönelebilmektedir. Bu suç davranışlarından biri başkalarının malına ve canına karşı işlenen suçlardır.

-İşsizlik, insanın yaşam standardını düşüren, yoksulluk çekmesine neden olan bu nedenle de kendine ve topluma kızgınlık ve öfke duymasına, kendini yalnız ve toplumdan dışlanmış hissetmesine neden olmaktadır.

-Genç erkekler arasındaki işsizliğin yaygınlığı, evlilik yaşındaki bu insanların evlenmelerini geciktirmektedir. İşsizlik, işsizleri evlenme ve ev kurma olanaklarından yoksun ederek, “aile” kurumunun oluşturulmasına engel teşkil etmektedir.

-İşsizliğin bütün bu sonuçları  büyük bir toplumsal çöküşe sebep olmaktadır. Yaşadığı ülkede iş bulamayan, kişisel ihtiyaçlarını gideremeyen insanların dini, ahlaki ve milli duyguları zamanla zedelenir. Bu duyguların zedelenmesi, pek çok sosyal problemi beraberinde getirir.

Evet, çağımızın en büyük sorunu; işsizlik ve yoksulluk. Adeta küresel bir salgına dönüşen işsizlik karşısında yönetenlerin vurdumduymazlığı, bu sorunun çığ gibi büyümesine neden olmaktadır. “İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın!”.

“Yaşamak ister herkes kedersiz,

Üç kuruşa muhtaç olmadan.

Akşam eve dönerken elinde ekmeği olsun herkesin,

Çoluk çocuğunun gülen yüzüyle karşılaşsın,

Güzel elbiselerle, temiz papuçlarla gezsin,

Sıcak ve doyurucu aş yesin.

Aç komayın kimseyi vatanında, efendiler!”

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN