• Dolar Alış / Satış: 13.407 / 13.431
  • Euro Alış / Satış: 15.184 / 15.211
  • BINGOL:
  • Güneş: 7:12
  • Öğle: 12:18
  • İkindi: 14:49
  • Akşam: 17:04
  • Yatsı: 18:37

İSRAİL İLE ANLAŞ(MA) VE BİR SINAV KÂĞIDI

2 Temmuz 2016
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
1643 defa okundu.
İSRAİL İLE ANLAŞ(MA) VE BİR SINAV KÂĞIDI

31 Mayıs 2010 tarihinde Siyonist İsrail işgali altında bulunan Gazze’deki ablukayı delmek ve halkın temel ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla İnsani Yardım Vakfı’nın (İHH) organizasyonu ile Almanya, Kuveyt, İsrail, İrlanda, İsveç, Yunanistan, Güney Kıbrıs, Fas, Yemen, Mısır ve Cezayir gibi 37 ülkeden gelen aktivistleri taşıyan altı gemiyle Akdeniz’e açıldı, Özgürlük Filosu.

Terör devleti İsrail, Uluslararası Karasuları Kanunlarında karasuyu sayılmayan Akdeniz’in 70 mil açıklarında Mavi Marmara gemisine operasyon düzenledi. Sonuç, 10 şehit… 56 ağır yaralı… Akabinde Türkiye-İsrail ilişkileri tarihi bir kriz yaşadı. Hükümetin aldığı, İsrail’le diplomatik ilişkilerinin düzeyini düşürme kararı nedeniyle, büyükelçi geri çekildi, ilişkiler  “2. kâtip” düzeyinde yürütüldü.

İHH ve şehit yakınları, İsrailli yetkililer hakkında ceza davası açtılar. İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi 26 Mayıs 2014’te katillerle ilgili kırmızı bülten çıkartılmasına karar verdi.

Ancak Dışişleri Bakanlığındaki bazı yetkililer söz konusu kırmızı bülten kararının üzerinden iki yıl geçmesine rağmen İnterpol’e gönderilmesini engellediler. Neden?

Süreç içerinde ABD’nin telkin ve tavsiyeleriyle Binyamin Netenyahu, Sayın Erdoğan’dan özür diledi. Türkiye’nin direttiği ilk şart yerine gelmiş oluyordu. Uzun ve gizli görüşmelerin ardından iki ülke arasında nihai bir mutabakata varıldığı açıklandı. Anlaşma maddelerinin ne olduğu, tam olarak neleri kapsadığı bilinmemektedir. Kamuoyu da tam olarak bilgilendirilmemektedir. Böyle olunca kimin haklı, kimin kârlı, kimin doğru olduğuna karar vermek zorlaşıyor.

İki ülkede ve farklı kesimlerin üzerinde farklı söylemler geliştirdikleri anlaşmayı sorgulamaya çalışalım:

İsrail, katlettiği Müslümanlara karşılık 20 milyon dolar tazminat ödemeyi kabul etti. Benzer uluslararası durumda kasten adam öldürmenin karşılığı bu mudur? Bu miktarın İsrail tarafından Türkiye’deki bir insani yardım fonuna bağış olarak verileceği söylendi. Daha da önemlisi Türkiye’nin bir yasa çıkararak Mavi Marmara ile ilgili İsrailli askerlere açılmış tüm davaları iptal edeceği ifade ediliyor. Bunlar doğru mudur?

Netenyahu, açıklamalarında anlaşmanın İsrail ekonomisi için ‘’muazzam’’ etkisi olacağını ablukanın (topyekûn cezalandırma) da kaldırılmasının söz konusu olmadığını açıkladı. Ambargonun (ekonomik yaptırım/kısıtlama) kalkmayacağı ama hafifletileceğinden bahsediliyor. Nitekim ‘’Gazze Limanı yerine Aşdod Limanı üzerine kurgulanacak bir anlaşma ablukanın yumuşamasını değil aksine resmi olarak tanınmasını sağlayacaktır.” bu haklı ve mantıklı eleştiriye karşılık tatmin edici bir açıklama yapıl(a)mamaktadır. Tartışmaya konu olan bu hususların yanında açık ceza evine dönen yokluk ve yoksulluk yaşayan Gazze halkına Türkiye’nin hastane, elektrik santrali ve su arıtma tesisi inşa edecek olması yaraların bir nebzede olsa sarılmasına yardım edecektir.

Şimdilik görünen şu: Hükümetimiz, Hamas, Fetih ve Gazze halkı yapılan bu anlaşmadan memnun. İsrail kamuoyu ve basını ise anlaşmaya büyük oranda tepkili. Ancak İsrail Güvenlik Kabinesi’nde anlaşma, üçe karşı yedi bakanın onayıyla kabul edildi.

Filistin davası gibi bir derdi olmayan, otoriteye bağımlı, hizmetçi örgütlerin ve iktidarı düşürme pahasına her şeyi yapabilecek potansiyele sahip partilerin ifsat etmeye yönelik içi boş, tutarsız, komik eleştirilerine şahit olmaktayız. Bunun yanında mahrum, mazlum ve mağdur ümmet coğrafyasında dertlere deva olmuş ve Kudüs davasında yaptıklarıyla samimiyeti ve sadakati tescillenmiş, yerli ve köklü bir kurum olan İnsani Yardım Vakfı’nın (İHH)  ıslah etmeye odaklı söylemleri dikkate alınmalı. Yanlış, eksik değerlendirmelere ya da yalan ifadelere karşı tabanları aynı, duyarlı ve değerli kesimler uyanmalı, uyanık olmalı ve uyanık kalmalı.

İnanan herkes veya her kesim gücü ve yetkisi nispetinde sorumludur. Üstat Cahit Zarifoğlu’nun şu dizeleriyle bitirelim:

Filistin, bir sınav kâğıdı

Her mü’min kulun önünde…

 

NOT: İstanbul Atatürk Havalimanı’nda gerçekleştirilen menfur terör saldırısını kınıyor ve lanetliyor, saldırıda ölenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifa diliyorum.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN