• Dolar Alış / Satış: 13.774 / 13.799
  • Euro Alış / Satış: 15.55 / 15.578
  • BINGOL:
  • Güneş: 7:14
  • Öğle: 12:20
  • İkindi: 14:48
  • Akşam: 17:04
  • Yatsı: 18:36

İNSAN VE SOSYAL ADALET

22 Nisan 2019
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
5789 defa okundu.
İNSAN VE SOSYAL ADALET

Bayram Bariç Yazdı…

Biz insanız…

Evvela yoktan var olduk…

Yüce Rabbimiz Kur’ân-ı Azîmüşşanda biz insanlar için: “Biz insanı, kuru çamurdan, şekillenmiş balçıktan yarattık. (Hicr 26)”

“Allah sizi topraktan, sonra meniden yarattı. (Fatır 1)”

Abese Suresinin 19. ayetinde de şöyle buyuruyor: ‘Bir damla sudan yarattı da onu ‘bir ölçüyle biçime soktu.’

İnsanın var olmasının ilâhî maksatlarından biri de, Allah Teâlâ’nın, sanatına ve güzelliğine delil olabilecek bir zirve vücuda getirmek istemesidir.  Sanatını göstermek istemesidir.

Buna derin anlamlar içermek istemesidir.

Akıl sahiplerini düşündürmek istemesidir.

İnsan yaratılmışların en değerlisi konumundadır.  Eşrefi mahlukattır. Yani yaratılmışların en şereflisidir.

Şeref sahibidir insan.

İnsanın yaratılışının birçok önemli gayesi mevcuttur.  Birçok sorumluluğu söz konusudur. Sosyal bilimlerle uğraşan biri olarak bu hususta insanın sosyal hayatı dizaynı noktasında bir kaç noktaya değineceğim.

İnsanın düşünen bir varlık olması ona bir çok ağır sorumluluk yükletmiştir.  İçtimai hayatı düzenleyen normlardan tutalım, doğanın anlamına dönük korunmasına kadar birçok konuyla bire bir alakadardır… Yani insan gözünün gördüğü her şeyden mesuldür.

İnsan aynı zamanda kibir ve enaniyetinin eseri konumundadır.

Aciz olduğunu unutmaktadır.  Muhtaç olduğunu aklından geçirmemektir.

İnsan bir hesap ve nizam ile yaratılmıştır. Ondan beklenilen de bu hesap ve nizama uygun davranmasıdır.  Kendini tanımasıdır.

Allah insana dil verdi. Konuşma güzelliği nasip etti. Söyleyeceği sözler en güzelinden olmalı. Sözleri hiç bir canlıyı incitmemeli. Bu güzel konuşma kabiliyetini hak söyleyen diller ile en güzel hedefe ulaştırma gayesinde olmalı. Sosyal adaletin temeli de iki dudaktan çıkan kelamlardan başlar. Kinden kargaşadan uzak olarak…

İnsan asla hükmün kanun koyucusu da olamaz.  Çünkü insan çoğu zaman zayıftır.  Koyduğu kanun ve kurala kendisi uymayacak kadar da acizdir.

Toplumların ileri seviyelere ulaşması, hayatı içtimaiye ve bir başka alanda gelişim kat etmesi için de gerekli olan yine uzlaşmacı bir tutumdur. Ötekileştirmeden, uzaklaştırmadan birlik içinde yaşamayı benimsemesidir.

Farklılıkları benimsemeyen insanın pozitif yönü zayıftır. Bu durum kendisini tanımamasıdır. İnsanlık sıfatını yok saymasıdır.

Çok basit olan bu denge ne yazık ki,  hep sekteye uğratılmış ve insanın benliğine ters düşmüştür.  İnsanın benliğinde var olan mananın anlam kaybettiği maddeye de anlamsız anlam yüklenildiği bu durumda insan sembolleşme çukuruna haps edilmiştir.

İnsan sosyal hayatın içine tesis etmek istediği nizamları sevgi, saygı ve güzellikleriyle yapmalı.  Hal böyle olursa insanın yükseleceği en önemli hedef de İNSANLIK olacaktır…

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN