• Dolar Alış / Satış: 9.199 / 9.216
  • Euro Alış / Satış: 10.679 / 10.698
  • BINGOL:
  • Güneş: 6:21
  • Öğle: 12:14
  • İkindi: 15:21
  • Akşam: 17:47
  • Yatsı: 19:13

İLKEL DEĞİL İLKELİ SİYASET?

17 Kasım 2015
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
1316 defa okundu.

 Masumiyeti ve kudsiyeti yoktur siyasetin. Meşru ve makbul kılan siyaseti ilke ve değerlerdir. Bununla birlikte siyasette itidal ahlak ile istikamet ise adaletle sağlanır.

Beş ay arayla yapılan iki genel seçimin ardından, bu temeller ışığında doğal olarak şunları sormak ve sorgulamak gerekiyor:

Hayata, siyasete bakışımız ile siyasi ilişkilerimizi belirleyen, ilke ve değerler mi, çıkarlar mı? İstikamet ekseninde mi gerçekleşiyor siyaset algı ve anlayışımız menfaat bağlamında mı? Yoksa çağın gereklilikleridir diyerek çizgi çıkar çatışmasında sınırlarımızı zorluyor muyuz? Tercihlerimiz çizgimizi seçilmez kılıyorsa gri bir hayat, flu bir dünyaya kapı araladığından ciddi sorunlar baş gösterecek demektir.

Kimlerin ve kimilerinin ne kadar yüksek manevra kabiliyetine sahip olduklarını hayretle müşahede etmedik mi? Arazinin rengine uyma gayesiyle renkten renge girenler ya da renksizleşenler revaç bulmadı mı?

Yerel, ulusal, küresel ölçekte başkalaşan, bayağılaşan ve barbarlaşanların halis değil habis politikalar izlediklerini görmedik mi?

Kinli, kanlı, kirli, karanlık bir siyasetin taban oluşturma gayreti ve gayesiyle nesilleri imha veya ifsat ettiklerini fark etmedik mi?

Kapital, kariyer, konfor ve kalkınma kavgası verirken kaybolmak üzere olan kuşaklarla karşı karşıya kalmadık mı?

Bunların sonucu olarak duyarsız, dertsiz, değersiz ve gayesiz kuşaklar geleceğimizin teminatı değil, tehdidi olmaya başlamadılar mı?

Süreç içerisinde dini‘dar’ ve muhafaza ‘kâr’larımız adalet, ahlak, özgürlük, barış söylemlerini hangi anlayışla temellendirmekteler? Kullanılan dil ve yaşanan din hakikaten yeni bir ihya ve inşa sürecini başlatabilir mi?

O halde unutmayalım ki:

Allah’tan bağımsız tasarlanmış hayat, devlet, kurum, kuram, söylem, eylem ve yöntemlerin istisnasız hepsi mutsuz ve umutsuz…

Değerlerin ve doğruların araçsallaştırıldığı, menfaatin öncelendiği, kabileciliğin, kavmiyetçiliğin ve kapitalizmin önemsendiği ilkel siyaset; yozlaşmanın, yolsuzlukların ve yoldan çıkmaların en bariz nedenidir.

Bu bağlamda sloganik, içi boşaltılmış bir siyaset ve ahlak bireyin ve toplumun hüsranı demektir.

Doğası gereği her iktidar yozlaşır, yozlaştırır; algı ve anlayışını aşacak bir örnekliği, ancak İslami kimlik ve değerlerimizle gerçekleştirebiliriz. Böylece yeniden tarih yapabilir ve yazabiliriz.

 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN