• Dolar Alış / Satış: 8.287 / 8.302
  • Euro Alış / Satış: 10.073 / 10.091
  • BINGOL:
  • Güneş: 4:58
  • Öğle: 12:25
  • İkindi: 16:19
  • Akşam: 19:33
  • Yatsı: 21:17

“HZ. PEYGAMBER VE BİRLİKTE YAŞAMA AHLAKI”

27 Nisan 2015
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
1390 defa okundu.
“HZ. PEYGAMBER VE BİRLİKTE YAŞAMA AHLAKI”

Solhan İlçe Müftülüğü tarafından “Hz. Peygamber ve Birlikte Yaşama Ahlakı” teması ile düzenlenen Kutlu Doğum Programında konuşan ve Birlikte yaşama ahlakını başlıklar halinde sıralayan İl Müftüsü Mecit Can, dünyadaki medeniyetlerin, dinler ve kültürler arasındaki çatışmaların, yabancı düşmanlığının, ırkçılık, ayrımcılık, ötekileştirme ve asimilasyon gibi problemlerin birlikte yaşama ahlak ve hukukunu ciddi olarak etkilediğini ifade etti.

 Solhan İlçe Müftülüğü tarafından 15 Nisan 2015 Çarşamba günü Solhan Belediyesi bahçesinde “Hz. Peygamber ve Birlikte Yaşama Ahlakı” teması ile Kutlu Doğum Programı düzenlendi.

Bingöl İl Müftüsü Mecit Can’ın konuşmacı olarak katıldığı ve Süleymaniye Camii Baş Müezzin Kayyımı Mehmet Duman ile Sultanahmet Camii Baş İmam Hatibi Hasan Kara’nın Kur’an-ı Kerim tilaveti ile katıldıkları programda Solhanlı ses sanatçısı Yakup Koçak ile ilahi sanatçısı Mehmet Emin Turgut da ilahiler seslendirdiler.

Programda selamlama konuşması yapan Solhan İlçe Müftüsü Sırrı Fuat Ateş, “Bu programları yapmakla peygamber efendimizi övmüş olmuyoruz. O’nu yaradan övmüş. Bizim övgülerimiz ancak şairin dediği  gibi ‘Ben bu sözlerimle, söylediğim kelimelerle Allah resulü (sav)’i  övmüş olmuyorum,  bilakis Allah resulünden bahsederek kendi konuşmalarımızı,  kendi sözlerimizi, kendi  kelimelerimizi süslemiş oluyoruz” ifadelerini kullandı.

‘ŞUNU BİLİN Kİ İNSAN SEVDİKLERİYLE BERABERDİR’

Bugün son derece güzel bir gün idrak ettiklerini ve Solhan’ın da kendisi için apayrı bir önemi olduğunu belirten il Müftüsü Mecit Can, “Hepimizin bildiği üzere bu seneki ‘Kutlu Doğum’ temamız ‘Hz. Peygamber ve Birlikte Yaşama Ahlakı’ydı.  Biz bu konuya hakikaten çok ciddi bir şekilde yoğunlaşmak zorundayız. Hz. Peygamber denince bizim için ne ifade eder,  birlikte yaşama kavramından ne anlamamız gerekir ve bu değerler ışığında bugünkü halimiz; Türkiye olarak, İslam dünyası olarak, insanlık olarak durumumuz nedir? Ona söyle kısa olarak bakmak gerektiğini düşünüyorum. Ben asıl konuya geçmeden önce sizleri aziz Solhanlı hemşerilerimi, değerli misafirlerimiz kusura bakmasınlar demin değerli kaymakamımla konuşurken çok değerli hanımefendilerin, değerli ablalarım, teyzelerim, bacılarımın müthiş bir katılım sağladığını gördüm ve sayın kaymakamıma dedim ‘biz hanım efendilere bir teşekkür borcu durumuna geldik’ ben beyefendilerin affına sığınarak özellikle bir tespit yapmak istiyorum. Eğer bu işin düzelmesi ailelerden, hanım efendilerden başlamışsa Elhamdulillah umutluyuz diyorum.  Bu çok önemli ve yinede başta hanım kardeşlerim olmak üzere hepinize şöyle bir müjde ile başlamak istiyorum. Bir gün sahabenin biri Allah Resulünün yanına gelerek, “ya resulellah kıyamet ne zamandır’ diye soru sorar Allahın resulü (s.a.v) kıyametin ne zaman olduğunu ve neden böyle bir soru sorduğunu sormadan bu akıllı sahabeye ‘sen onu bırak da sen kıyamete ne hazırladın, hazırlığın ne?’ diye soru soruyor. Resulü Ekrem’in bu sorusu üzerine bu mübarek sahabe ‘Ya Resulellah benim aslında fazla bir şeyim yok. Yani ciddi bir hazırlık yaptığımı söyleyemem ama şunu iddia edebilirim ki ben Allah’ı ve Resulünü içten seviyorum’ demiş. Allah’ı ve Resulünü içten seven sahabeye karşı sevgili Peygamberimiz (sav) ‘şunu bilin ki insan sevdikleriyle beraberdir’ diye buyuruyor. Hakikaten içten teslimiyetle buraya bu meydana sizi toplamanın tek şeyin Allah ve Resulünün sevgisi olduğundan benim şüphem yok. Sizin Allah ve Resulünü sevdiğinize ben âcizane olarak şahidim. Sizi buraya Allah Resulünün sevgisinden başka getiren bir şey yoktur. Onun farkındayım ve bu vesile ile sizin bu muhabbetinizin sevginizin Allah Resulüne olan bağlılığınızın daim olmasını Cenab-ı  Allah tan niyaz ediyorum. Allah Resulünün ‘sevdikleriyle berabersin’ dediği sahabe kiramla beraber bizi havz-u Kevser’in başında buluştursun diye dua ediyorum” dedi.

“DİN, ALLAH’IN VE RESULÜNÜN SÖYLEDİKLERİDİR”

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu yılki Kutlu Doğum Haftası teması üzerine konuşmasına devam eden Müftü Can, “Ülkemizin ve dünyanın içerisinde bulunduğu bu kritik durumu dikkate aldığınızda Hz. peygamber ve birlikte yaşama hayatı ve hukuku ne kadar isabetli bir seçim olduğunu anlamak mümkün. Çünkü birliktelikler sarsılmakta, çünkü İslam dünyası hepimizin gördüğü gibi param parça haline gelmektedir. Bu son derece önemli bir konu ve biraz sonra zaman olduğu ölçüde size arz etmeye çalışacağım. Birlikte yaşama derken bunu üst iki başlık olarak ele almamız mümkün bir, Müslümanlar olarak bizlerin birbirimizle ilişkilerimiz bağlamında birlikte olmayı kastediyoruz. Diğeri de bizlerin Müslümanların gayri Müslimlerle bizden olmayanlarla bir arada yaşama meselesi… Tabi bu çok geniş bir konu olduğu için ben de bizi ilgilendiren kısmında bir şeyler söylemek istiyorum. Bizim birlikte yaşamamız ile ilgili yine iki başlık açıyorum bir, birlikte yaşamamızı tahkim eden, pekiştiren, kökleştiren nedenler. İki, birlikte yaşamamızı tehdit eden, zayıflatan nedenler. Bu iki başlık arasında da özellikle bugün sizlerle değerli kardeşlerim birlikte yaşama azmimizi, gayretimizi, kararlılığımızı zayıflatan nedenler üzerinde durmak istiyorum. Öncellikle şu cümlenin altını çizmek istiyorum. Çok büyük bir İslam âliminin tespitidir bu, sizinle paylaşmak istiyorum. Modern dünyanın hayata bakışı bugünkü dünyanın yani hayata bakışı hikmet ve merhamet üzerine değil, güç ve menfaat üzerine gelişmektedir.   Bu cümlenin altını Kur’an ve Sünnet gibi köklü tarihi referanslarımızı dikkate alarak bildiğimiz ölçüde bana göre biz hHz. Peygamberi çok güzel anlamışız veya anlamamışız demektir. Yani bir değerler bütünlüğü geliştirdiğimiz medeniyette bu medeniyetin köklerinde modern dünyanın batı dünyasının gücü pragmatizmi mi var, yoksa hikmet ve merhameti mi var? Bugün biz Hz. Muhammed (sav)’in merhamet ve hikmet yönünü kıyasıya çok ciddi bir şekilde incelemediğimiz, araştırmadığımız müddetçe daha doğrusu ben bu işin neresindeyim diye kendimize soru soramadığımız müddetçe evet deminki sahabe-i kiram gibi Allah resulü sevgisi bize yeter ona şüphem yok ama bu sevgiden yepyeni bir medeniyet üretme, yeni bir değerler sistemi üretme gibi bir sorumluluğumuz var. Ne demek istiyorum biraz açmam gerekirse; bizim birlikte yaşama kararlılığımızı tehdit eden unsurlar var dünya genelinde, İslam coğrafyası genelinde ve ülkemizde de bunları iki ana önemli faktöre indirgemek mümkün. Biri ırkçılıktır, diğeri mezhepçiliktir. Bu her iki kavramda yıllar yıllı adeta İslam dünyasının canına okudu ve bugünde karşı karşıya olduğumuz en ciddi tehlikelerden birisi de bunlar. Bu bakımdan kıymetli misafirlerim şimdi kabataslak beraber yaşamamızı birlikte yaşamamızı engelleyen hususları ifade ederek zamanın ölçüsünde kısaca açayım. Dünyevileştikçe maalesef bencilleşme, güven ve adalet duygusunun zedelenmesi ve en çok dikkatimizi çeken kıymetli kardeşlerim söylem sertliği sözlerimizin birbirimizi çok ciddi derecede kıracak, incitecek hale gelmesi şiddet ve terörizmdir. Bütün bu birlikte yaşamamızı tehdit eden unsurlara toptan baktığımızda değerli kardeşlerim çıkış yolumuz; bir hikmet, iki doğru bilgi, üç derin irfan sahibi olmak, bilgili olmak. Bunu sonucunda da yepyeni bir toplum oluşturma gayreti içinde olmamız lazım. Şimdi bunları sırayla ifade etmek gerekirse mezhepçilik ve ırkçılığı ele alıyorum. Bir kere şunu bilmek gerekir ki geçen medyadan da duymuşsunuzdur büyük bir devlet adamımızın ifadesiyle din Allah’ın delilidir, peygamberin delilidir, din Kur’an’dır, Sünnettir. Onun dışındaki Kur’an ve Sünnetin dışındaki bu iki temel kavram ışığında gelişen her şey dinden referansını alan kültürdür dolayısıyla şunu açıklıkla ifade etmek istiyorum Sunilikte, Şiilikte, Alevilik de bir din değildir. Din, Allah’ın ve resulünün söyledikleridir.  Bize intikal ettikleridir.   O nedenle Müslümanların Alevisi ile Sünnisi ile bugün bunları gerekçe kılarak bunlarla hareket ile bir birleriyle uğraşmanın dinde bir mantığı, bir zemini, bir geçerliliği yoktur. İslam dünyasında bugün Suriye’de, Yemen’de, Irak’ta, başka yerlerde, Ülkemizde tehdit eden mezhep kaynaklı sıkıntılar var değil mi? Allah resulüne sormuşlar “ey Allah’ın elçisi, bir birini öldürmeye çalışan iki Müslüman hakkında ne düşünürsünüz’ Allah resulü buyuruyorlar ki; -şuraya dikkat- “öldüren de öldürülen de cehennemliktir” diyor. ‘Ya Resulellah öldüreni anladık adam öldürdü, cinayet işledi öldürülen kişinin suçu ne?’ ‘Çünkü oda kardeşini böylesi yanlış bir harekete sevk ediyor’ onun için diyoruz; bugün İslam dünyasında Müslümanların ne yapıp edip bir birlerine saygı, sevgi ve değer vermeleri lazım.” İfadelerini kullandı.

“BİR MÜMİN İÇİN BİR BAŞKA MÜMİNİN DEĞERİ HİÇBİR ŞEYLE ÖLÇÜLMEYECEK KADAR BÜYÜK VE KUTSALDIR”

“Kur’an-ı Kerim’de şöyle bir ayeti kerime var. “Ey iman edenler, Allah’a ve Resulüne ihanet etmeyin,   bile bile kendi inançlarınıza da ihanet etmeyin” ben şimdi bir kardeşiniz olarak size soruyorum. Allah’ın ihanet etmeyin dediği değerler emanetler nelerdir?  Ben bir kardeşiniz olarak birincisini söyleyeyim. Allah’ın ihanet etmeyin dediği birinci değer benim için mümin kardeşindir. Çünkü o bir mümin için bir başka müminin değeri hiçbir şeyle ölçülmeyecek kadar büyük ve kutsaldır. Ya bunu nerden çıkardınız hocam bu kadar olur mu?  Delilimi arz edeyim: Allah resulü (sav) bir gün beytullahın karşısında beytullaha hitaben sen ne yücesin, sen ne büyüksün. Allah senin şanını ne kadar da yüceltmiştir beytten sonra Hz. Peygamber ama Allah’a yemin olsun ki bir müminin kadri kıymeti değeri senden daha yücedir” Evet şunu Müslümanlara söylememiz lazım ben dünde bir yerdeki konuşmamda ifade etmiştim yazarın biri diyor “gücüm yetse ben sesimi dünya Müslümanlarına ulaştırsam derim ki siz hepiniz âdemin çocukları, kızlarısınız, evlatlarısınız. Neden birbirinizle kavga ediyorsunuz?” Ben de o yazarı biraz taklit ederek şöyle diyorum sesim ulaşsa ben de şunu diyecektim; Müslümanlar! size ne oluyor da birbirinizle uğraşıyorsunuz. Müslümanlar! Sizin birbirinizle uğraşma lüksünüz yok. Ne Kürdün Türküyle nede Türkün Kürdüyle ne de bu ikisinin Arabıyla ne de bir başkasıyla… Onun için eğer biz bu seneki Kutlu Doğum Haftası temasını birlikte yaşama ruhunu hakikaten iyi kavrarsak eminim ki İslam dünyasının içinden geçmekte olduğu krizleri de aşma şansını yakalayacağız” şeklinde konuştu.

Program sonrası Solhan Kaymakamlığını da ziyaret eden il müftüsü ve misafir Karilere Solhan Kaymakamı Şeref Aydın ve İlçe Müftüsü Sırrı Fuat Ateş tarafından çeşitli hediyeler takdim edildi.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN