• Dolar Alış / Satış: 8.836 / 8.851
  • Euro Alış / Satış: 10.336 / 10.355
  • BINGOL:
  • Güneş: 6:02
  • Öğle: 12:20
  • İkindi: 15:43
  • Akşam: 18:17
  • Yatsı: 19:43

FANİYE Mİ TALİBİZ, BAKİYE Mİ TABİYİZ?

17 Aralık 2017
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
1193 defa okundu.
FANİYE Mİ TALİBİZ, BAKİYE Mİ TABİYİZ?

Hayat, bir yürüyüş ya da bir yol alıştır.
Hayat yürüyüşümüzün yönünü ve yöntemini belirleyen vazgeçemediklerimiz neler?

Hayat, bir yürüyüş ya da bir yol alıştır.
Hayat yürüyüşümüzün yönünü ve yöntemini belirleyen vazgeçemediklerimiz neler?

Para mı? Masa mı? Nisa mı? Maç mı? Moda mı?

Siyaset mi? Ticaret mi?

Kültür mü? Din mi? Irk mı?

Hepsi mi? Birkaçı mı? Hiçbiri mi?

Olmazsa olmazımız hangisi?

Olması gerekenle olan birbirinden farklı mı?

Öncelikle kendimize sadık kalarak vereceğimiz samimi cevaplar kim olduğumuzla ve nerede durduğumuzla ilgili bize fikir verecektir.

Hayatın değeri ve düzeyi hayatımıza yüklediğimiz anlama bağlıdır.

Savunulan dava, uğruna mücadele edilen değerler ve ilkelerle kişi, kıymetlenir ve kemale erer.

Asıl ve aslında mesele, fani olana mı odaklıyız, baki olana mı adanmışız?

Biz inananlar için değer, düzeyşeref ve izzet Allah’ın hâkimiyetinden şaşmamak ve himayesinden sapmamakla ancak mümkün olabilir.

Nitekim İblis, Rahman’ın emirlerine tabi ve talip olup secde edeceğine, izzet ve şerefi; yaratılış maddesi olan ateşte aradı. Böbürlendi ve büyüklendi, böylece küçümsendi ve küçüldü.

Allah’a rağmen izzet, onur ve şeref kazanılamaz, O’na rağbet ile kazanılabilir.

Taş parçaları, Allah’a nispet edildiğinde Beytullah adını almadı mı?

Adalet timsali,  Hz Ömer’in serlevha yapılması gereken kesin ve keskin ifadelerine dikkat edelim.

Şam fethedildikten sonra Ebu Ubeyde b. Cerrah, Halife Hz. Ömer’i Şam’a davet eder. Halife Medine’den Şam’a doğru yola koyulur. Hz Ömer, kölesiyle beraber nöbetleşe deveye binerler. Şam’ın girişinde deveye binme sırası köleye geldiği için köle devenin sırtındaydı.

Şam fatihi başkomutan Ebu Ubeyde b. Cerrah, Halifeyi bir heyetle beraber karşıladı:

 Ey Halife, böyle ne yapıyorsun? Bütün Şamlılar, özellikle Rumlar, Müslümanların halifesini görmek için toplandılar. Sana bakıyorlar bu yaptığını beğenmezler, dedi.

Hz Ömer:

 Ya Eba Ubeyde! Senin bu sözün buradaki insanlar için çok zararlıdır. İşitenler insanın şerefini bineğe binerek yürümekte ve süslü elbiseler giymekte sanacaklarŞerefin Müslüman olmakta ve kullukta olduğunu anlamayacaklar. Biz zelil insanlardık, Allah-u Teâlâ bizi İslam’la şereflendirdi. Allah’ın verdiği bu şereften başka şeref ararsak Allah-u Teâlâ bizi zelil eder.

Hakikat bu.

Peki, bugün birey, millet veya ümmet olarak düşündüğümüzde izzeti ve onuru nerede arıyoruz?

Malda, makamda, markada mı?

Şanda, şöhrette, servette mi?

Sayısal çoklukta ve siyasal çoğunlukta mı?

Müttefik olarak görülen sömürgecilerde mi?

Gizli ittifak edilen Siyonistlerde mi?

Hıristiyan kulübü olan Avrupa Birliği’nde mi?

Beşli çete olan Birleşmiş Milletlerde mi?

İşte izzeti, gücü ve değeri yanlış yerde arayanlar, zilletin kapısını araladılar.

Ümmetin izzetinin, iffetinin, harem-i ismetinin hali gözler önünde… Bu kadar zulüm, zulmet ve zilletten sonra hiçbir şey olmamış gibi davranabilir miyiz?

Meselemiz tarafsız olmak değil, Allah’ın tarafı ve taraftarı olmaktır.

Sadece Rahman’a ve Resulüne göre hayatı kodlamak ve konumlamaktır.

Şu ilahi ikazı unuttuk mu?

Müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinenler, onların yanında izzet (güç ve şeref) mi arıyorlar? Bilsinler ki bütün izzet yalnızca Allah’a aittir.” (Nisa 4/139)

 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN