• Dolar Alış / Satış: 8.306 / 8.321
  • Euro Alış / Satış: 9.998 / 10.016
  • BINGOL:
  • Güneş: 5:07
  • Öğle: 12:26
  • İkindi: 16:16
  • Akşam: 19:24
  • Yatsı: 21:03

“EŞSİZ ÖNDER HZ. MUHAMMED”

4 Mayıs 2015
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
1208 defa okundu.
“EŞSİZ ÖNDER HZ. MUHAMMED”

Peygamber Sevdalıları üyesi Solhan Çağrı-Der tarafından Kutlu Doğum Haftası kapsamında düzenlenen etkinlikte konuşan Yazar Özkan Yaman, Peygamber Efendimizin hayatından örnekler vererek eşsiz bir önder olduğunu ve O’nu ashabından öğrendiğimizi anlattı.

 Peygamber Sevdalıları üyesi Solhan Çağrı-Der tarafından Cumartesi günü Solhan Belediyesi bahçesinde Kutlu Doğum Haftası kapsamında düzenlenen etkinlik, Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Mevlid-i şerif ve ilahilerin seslendirildiği programın açılış konuşmasını Abdulhakim Ayık yaptı.

Peygamber Sevdalıları Platformu’nun her yıl kutlu doğum ayı boyunca Muhammedi sevdayı köylerde, kasabalarda, ilçelerde, şehirlerde dile getirdiğini anımsatan Ayık, “Müslüman halkımızı Peygamber sevdası ve Peygamber ahlakını haykırmakta ve paylaşmaktadır. Amine’nin yetimi  mazlumları ve mustazafları harekete geçirerek hakkı kainata hakim kılmaya geliyordu. O’nun dünya’ya gelişini melekler kutluyor ve kainat seviniyordu,zulüm sarayları çatırdıyor,ateşperestlerini ateşi  sönüyordu. Biz müslümanlar O’nun kutlu doğumunu kutluyor, Allah’ın sevdiğini seviyor, O’nu tanımaya ve tabii olmaya çalışıyoruz. Kıymetli Peygamber aşıkları! Anneler Resulullahı tanımalı ve çocuklarına tanıtmalıdır; çünkü onu tanımayan bir hayatın ve yaşamın anlamı ve gayesi olamaz. Onsuz kainat anlamsızdır. ‘O hiçbir zaman heva ve hevesinden konuşmaz. O ancak vahiyle konuşur’ diyen Rabbimizdir. O kendi evladını canlı toprağa gömen acımasız Ömerlerden dünyada adalet denince akla ilk gelen Hz Ömerleri ve ashabı yetiştiren bir öğretmen ve eşsiz bir önderdir.” İfadelerini kullandı.

“MESELE O’NU DAHA GÜZEL ANLATMATA”

Programa konuşmacı olarak katılan ve Peygamber Eefendimizi anlatmadığımız hiçbir günümüzün olmadığını anımsatarak meselenin O’nu daha güzel anlatmakta olduğunu belirten Yazar Özkan, şöyle konuştu: “Sen esnaf isen, dükkanında O’nu hayırla, ihsanla, ikramla, dürüstlükle anlatacaksın. Sen gençsen Hz. Muhammed Mustafa’yı edebinle, saygınla, hürmetinle anlatacaksın. Sen hanımsan kocana itaatinle anlatacaksın. Çocuksan anne babana saygınla anlatacaksın. Sen bir idareciysen onun idaresini göstererek anlatacaksın. Peygamber efendimiz (sav)’i en güzel anlatanlar ashabı kiramdı. Hz. Ebu Bekir efendimiz O’nu sadakatiyle anlattı. Hz. Ali, O’nu ilimle, şecaatle anlattı. Hz.Ömer O’nu adaletle anlattı. Hz. Osman efendimiz O’nu cömertlikle, haya ile anlattı. Bütün ashab aslında hep O’nu anlattı. Tabiki O’nu en güzel anlatan Rabbimiz idi. Kur’an-ı Kerim’de “Sen yüce bir ahlak üzeresin” dedi. “Sen alemlere rahmetsin” dedi. Allah Resülüne kendi isimlerinden verdi. “Sen Raufsun, rahimsin” dedi ve ismini kendi isminin yanına yazdı. “O’na tabi olmadıkça sizi sevmem” dedi. “Eğer benim sevgimi hak etmek istiyorsanız, habibime uyacaksınız, O’nun yolundan gideceksiniz” dedi.”

“O ÜMMETİNİ AİLESİNDEN DAHA ÇOK DÜŞÜNÜYORDU”

Tüm programlarda bayanların daha fazla katılım gösterdiğini belirten Yaman, “Her yerde bacılarımız daha fazla. O yüzden bacılarımıza daha çok anlatmamız lazım. Peygamber Efendimiz’i Hz. Ayşe annemiz çok güzel anlatmış. Bir defasında dokuz tane zevcesi, hayatta iken Peygamber Efendimiz’den bir şeyler istiyorlar. “Ya Resulullah” diyor bir tanesi, “bana niye yüzük almıyorsun” öbürü diyor “bana bilezik al”, öbürü diyor “bana minder al”, öbürü “bana elbise al”, öbürü “küpe al”… Allah Resülünün elinde avucunda bir şey yok. Geleni zaten yoksula dağıtıyor. Annelerimize cevap da veremiyor. “Almayacağım” da diyemiyor. Üzülmüş, bir köşeye çekilmiş. Ashabının içine de çıkamıyor, ashap çok üzülmüş. Herkes kapıda bekliyor Allah Resülünü görmek için. Çünkü Allah Resülü ile moral buluyorlar. Allah Resülü annelerimize cevap veremediği için üzgün. Onların istekleri karşısında çaresiz kalmış. Ama Allah’u Teala habibinin üzülmesine dayanmıyor. “Ey Peygamber! Zevcelerine söyle, eğer siz dünya hayatının süsünü istiyorsanız, eşyasını istiyorsanız, onları bir şekilde size alayım. Sağdan soldan bulayım, alayım. Sizi de güzel bir şekilde boşayayım. Ama siz Allah ve Resülünü istiyorsanız, ahiret, yurdunu istiyorsanız muhakkak ki sizin içinizden iyilik yapanlara ahiret yurdunu hazırlamışız, büyük bir mükafat hazırlamışız. Hangisini istiyorsunuz? Allah Resülü ile beraber sabretmeyi mi, yoksa dünya hayatının süsünü mü istiyorsunuz?” diye bu ayet inince Ayşe annemiz diyor ki, “Allah Resülü beni çağırdı.” Dedi ki “Ey Ayşe, bir ayet indi. Ayet diyor ki, “Eğer bu duruma sabrederseniz, Allah resülü ile kalmaya devam edeceksiniz. Ama sabretmeyeceksen istediğin yüzük bilezik neyse alacam ve seni boşayacağım. Kararını ver ve kararını vermek için gidip anne babana danış.” Hz. Ayşe “ne yani ben şimdi senden vazgeçmek için gidip anneme mi soracağım, babama mı soracağım? Annem babam sana feda oldun. Tamam, bir şeyler istedik. Yanlış yaptık” diyor. Bakın aradan yıllar geçiyor. Peygamber efendimiz elinde bir şeyler ile uğraşıyor. Ayşe annemiz Allah resülünün yüzüne dalmış gitmiş. Soruyor “ey Ayşe hayırdır ne bakıyorsun?”  Hz. Ayşe diyor ki, “şuan karşımda bir güneş var. Sizin yüzünüz sizin mübarek cemaliniz sanki bir güneş gibi anlınızdan dökülen ter damlaları da o güneşten kopan yıldızlar gibi göründü benim gözüme. Sanki bir güneş görünüyor o güneşten kopan yıldızlar var. Ben sizi şuan öyle görüyorum” Peygamber efendimiz çok seviniyor. Ayşe annemizin alnından öpüyor ve diyor ki; “ey Ayşe, beni sevindirdiğin gibi Allah da seni sevindirsin. Ey Ayşe, ben seni bu dünyada sevindiremedim. Sen diğer kadınlar gibi bir rahat yüzü göremedin. Şu evde aylarca sıcak yemek yiyemedin, sıcak yemek pişmedi peygamber evinde, seni sevindiremedim. Diğer kadınların kocaları belki onlara bir şeyler aldı ama ben sana hiç bir şey alamadım. Senin güzel bir elbisen olmadı. Bir yüzüğün, bir bileziğin olmadı ey Ayşe, ben seni sevindiremedim” diyor. Evet, peygamber efendimizde istemiyor muydu hanımı güzel giyinsin, süslensin. Ama o ümmetini/bizi ailesinden daha çok düşünüyordu. İnanın şuan ki sizleri Ayşe’sinden daha fazla düşünüyordu. İnanın Solhan’daki kardeşlerini, Bingöl’deki kardeşlerini vallahi Zeyneb’inden daha fazla düşünüyordu, vallahi Habibe’sinden daha fazla düşünüyordu. Ümmetine almak istiyordu, belki Ayşe’ye alacağı şeyleri ümmetine alıyordu. Ayşe’ye diyordu ki; “ey Ayşe sabret, seninki öbür tarafa kalsın, seninki cennette olsun. Evet, yine bir gün Ayşe annemiz anlatıyor, diyor ki; “Dedim ki; ya Resulallah benim için dua eder misin? Peygamber efendimiz elini açtı dedi ki “ya rabbi Ayşe’nin gelmiş geçmiş günahlarını bağışla” Ayşe annemiz çok sevindi. Peygamber efendimiz Ayşe annemize dedi ki “ey Ayşe çok mu sevindin? Vallahi” diyor “ben her namazdan sonra bu duayı ümmetim için yapıyorum. Diyorum ya rabbim ümmetimin bütün günahlarını bağışla. Neredelerse, ne yaptılarsa gelmiş geçmiş bütün günahlarını bağışla” Peygamber efendimiz bizim için dua ediyor” ifadelerini kullandı.

“BİZ O’NU SEVMEYİ ASHABINDAN ÖĞRENDİK”

 Allah resulü(sav)’i ashabının çok güzel anlattığını belirten ve dönemindeki liderlerle kıyas yaparak eşsiz önder ve adaletli bir devlet adamı olduğunu anlatan Yaman, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bir olay anlatacağız bildiğimiz bir olay ama güzel bir hatıra, hatırlatmak istedim. Hz. Bilal anlatıyor bakın yıl 632. Peygamber efendimiz (a.s) vefatından iki gün önce yer Bizansın merkezi İstanbul. Bizans kralı çarşıda geziyordu. Karşısına bir tane Bizanslı çıkmış diyor ki, “kralım bu kadar çok vergi var, nefes alamıyoruz, geçinemiyoruz. Şu vergileri biraz azaltsanız. Kral diyor “bu ne cüret karşıma çıkıp hakkını istiyor. Hemen cezasını verin” ve o Bizanslıyı atlarının arkasına bağlıyorlar İstanbul’da yerden süründürerek işkence ediyorlardı. Suçu ne? Kraldan hakkını istemek! Yıl 632 yer İran. İran’ın merkezi Medain. İran kralı Medain’de dolaşıyor. Karşısına bir köylü çıkıyor diyor ki; “Kralım, bütün mahsülümüzü, ekimimizi size veriyoruz. Hani bize pay verecektiniz? Çoluk çocuk aç, perişanız” kral diyor, “bu ne cüret! hemen cezasını verin” O İranlıyı diri diri ateşe atıyorlar. Suçu ne? Kraldan hakkını istemek, devlet başkanından hakkını istemek… Aynı tarih, yıl 632, yer Medine. Efendimiz ashabını toplamış. Efendimizde bir devlet başkanı, hasta vefatına iki gün var. Diyor ki, “Ashabım, içinizde bir ömür sürdüm. Birinizi üzmüş olabilirim, yanlışlıkla kırmış olabilirim, incitmiş olabilirim, birinize borcum kalmış olabilir. İşte gelip alsın. Kime yanlışlıkla da vurduysam o da gelsin bana vursun. Ashab ses çıkarmıyor, üzgün, hepsi başını önüne eğmiş. Ama içlerinden biri ayağa kalkıyor. Ukkaşe bin Mihsan ayağa kalkıyor diyor ki; “ya Rasulallah filan yerde siz bana vurmuştunuz. Yanlışlıkla vurdunuz, evet, ama şimdi kısas istiyorum. Size vurmak istiyorum.”  tamam diyor Peygamber Efendimiz. Ey Bilal git Fatıma’dan kırbacımı iste, kırbacımı getir Ukkaşe’ye ver. Hz. Bilal Fatıma’nın evine gidiyor diyor “ey müminlerin annesi! Allah resulü kırbacını istiyor. Hz. Fatıma diyor “ne yapacak kırbacını? Sefere mi çıkıyor, savaşa mı gidiyor”,  hayır “Allah resulüne kısas uygulanacak o kırbaç ile Allah resulüne vurulacak” Hz. Fatıma şaşırıyor diyor ki “orada Hasan ile Hüseyyin yok mu? Hasan ile Hüseyin çıkıp kendilerine vurdursunlar, dedelerine vurdurmasınlar” Bilal kırbacı alıp geliyor. Ukkaşe’ye veriyor. Ukkaşe Allah Resulüne vurmak için ayağa kalkmış karşısına Hz. Ebubekir çıkıyor diyor ki “ey Ukkaşe Allah resulüne vuracağına bana vur” efendimiz “otur ey ebubekir” diyor bu defa Hz. Ömer çıkıyor. Onu da oturtuyor. Hz. Aliy’i de oturtuyor. Hasan ile Hüseyin çıkıyor diyorlar ki “ey Ukkaşe dedemize bir defa vuracağına bize yüz defa vur. Ama ne olur dedemize vurma, Allah resulüne vurma, o kısasını bizden al” peygamber efendimiz onlara da oturun diyor. Ukkaşe geliyor Allah resulünün mübarek sırtından öpüyor ve diyor ki “ya resulallah benim ne haddime size vurmak anam babam ruhum sana feda olsun. Yalnız ben istedim ki kıyamete kadar bütün insanlar şunu anlasın: Allah resulünden daha adaletli bir önder gelmeyecek, Allah Resulünden daha adaletli bir devlet başkanı gelmeyecek ve bütün önderler adaleti arıyorlarsa işte adalet. Ben bunu göstermek istedim ya resulallah ve sizin mübarek sırtınızdan öpüp cennette size arkadaş olmak istedim”  ve efendimiz (as) “cennette arkadaşımı görmek isteyen Ukkaşe’ye baksın” buyuruyor. Evet ashabı onu çok güzel anlatmış onu anlatmaya sözler yetmez, kelimeler yetmez, zamanlar yetmez. Bakın değerli dostlar biz çoluk çocuk aslında onun sevgisiyle yaşıyoruz. Sıkıntılarımız çok hastalıklarımız çok borçlarımız çok ama bize bunları unutturan nedir biliyor musunuz? Vallahi Allah resulüne çektiğimiz salavatlardır. Allah resulüne olan sevgimiz ve muhabbetimizdir. Bu kadar işler altında, bu kadar katliamlar altında, bu zalimlerin zulmü altında yoksa hepimiz çoktan helak olup bitmiştik ama Allah resulüne olan muhabbetimizden ayaktayız. O’nun sevgisiyle ayaktayız ve sürekli O’nu sevmeyi öğreniyoruz. Farkındayız veya değiliz ama sürekli O’nun sevgisini öğreniyoruz. Biz onu sevmeyi kimden öğrendik? Az evvel söyledim ya ashabından öğrendik.”

PEYGAMBER EFENDİMİZ “BENİ GÖRMEDİKLERİ HALDE BANA İMAN EDEN KARDEŞLERİMİ ÖZLEDİM” DİYOR

Son olarak konuşma yapan ancak yağışın meydana gelmesinden dolayı konuşmasını sürdüremeyen Eğitimci Cevdet Yanılmaz, “Resulullah (s.a.v.) efendimiz bir gün ashabı içindeyken “kardeşlerimi özledim” diyor. Ashabı “biz senin kardeşlerin değil miyiz? ey Allah’ın resullü” dediğinde Peygamber efendimiz “beni görmedikleri halde bana iman eden kardeşlerimi özledim” diyor. Biz de bugün Solhan’dan o yüce resulümüzün ruhaniyetine sesleniyoruz. Ey yüce resulüm Solhan’dan kardeşlerimiz size selam söylüyor. Allah’ın selamı üzerinize olsun. Ey Allah’ın resulü! kıyamete kadar sen önderimizsin, kıyamete kadar sen rehberimizsin, kıyamete kadar iman edenler senin yolunu takip edecekler ve inşallah buradaki kardeşlerimiz ve buraya yeni gelen kardeşlerimiz bugünden itibaren bu resulle, O’nun sünnetiyle daha çok birlikte olmaya çalışacaklardır.” İfadelerini kullandı.

 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN