• Dolar Alış / Satış: 8.414 / 8.429
  • Euro Alış / Satış: 10.008 / 10.026
  • BINGOL:
  • Güneş: 5:12
  • Öğle: 12:35
  • İkindi: 16:27
  • Akşam: 19:37
  • Yatsı: 21:19

ÇAĞRI-DER’DEN ‘ŞEHİTLER GECESİ’ PROGRAMI

29 Şubat 2016
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
1007 defa okundu.
ÇAĞRI-DER’DEN ‘ŞEHİTLER GECESİ’ PROGRAMI

Solhan’da faaliyet gösteren Çağrı-Der, ‘Şehitler Gecesi’ adı ile düzenlediği etkinlikte konuşan Ortaç, “İslami kavramlar içerisinde yer verdiğimiz nice kavramlar vardır ama bu kavramlar içerisinde yeri farklı olan ve belki diğer kavramların değer olarak mana olarak yetişemediği en ulvi kavram belki de şehittir ve şahadettir” dedi.

Solhan Çağrı Der tarafından Derneğin Yeni Mahalle temsilciliğinde ‘Şehitler Gecesi’ programı düzenlendi.

Kuran-ı Kerim ile başlayan ve ilahilerin seslendirildiği programda M. Ali Ortaç, bir konuşma yaptı.

‘Şehitler Gecesi’ programına konuşmacı olarak katılan Ortaç,” Hz Muhammed (s.a.v.)’in yolunu ve Hz. Adem’in yolunu, ta o zamandan bu zamana kadar sürdüren, o yolun nurunu güzelliğini insanlığa yaymaya çalışan ve bu mücadele uğrunda toplumun ıslahına çalışan, zalimler tarafından, şeytan uşakları tarafından katledilen tüm şehitlere buradan selam olsun” diyerek konuşmasına başladı.

“İslam’ı kavramlar içerisinde yer verdiğimiz nice kavramlar vardır ama bu kavramlar içerisinde yeri farklı olan ve belki diğer kavramların değer olarak, mana olarak yetişemediği en ulvi kavram belki de şehittir ve şahadettir” diyen Ortaç, “Madem şehit ve şahadet o kadar yüce bir kavramdır öyleyse şehidin mantığı üzerinde de durmak lazım. Şehidin hayat anlayışı, şehidin İslam anlayışını, şehidin mücadele anlayışı, şehidin ölüm anlayışını anlamak lazım. Hz. Adem’den bugüne dek süren ve kıyamete dek sürecek olan, halende sürmekte olan hak ve batıl mücadelesi vardır. Bizler de aslında bu mücadelenin bir tarafı olarak buraya gelmiş olmalıyız. Evet şeytan taraftarı şeytanın hizbi, Hz. Adem’den bugüne dek ve kıyamete dek insanlığın imanını elinden almak, insanı İslami bir yaşantıda uzak tutmak adına bir mücadele vermektedir. Hepinizin malumudur, bu mücadeleyi dünyanın her yerinde, her şartta ve her koşulda sergilemektedirler. Müslümanlar da bu şeytan hizbine karşı mücadeleyi Allah hizbi olarak sergilemişlerdir. Bu mücadelede hiç şüphesiz bir taraf diğer tarafa göre hakkın tarafına göre daha fazla maddi imkanlara ve şartları daha iyi bir konumda bulmuştur. Müslümanlar şartlar ne kadar diğerlerinin lehine olsa bile asla ümitsizliğe kapılmamışlar ve Allah için imanlarını koruma adına, haklarının ıslahına çalışma adına mücadelelerini onlarda sürdürmüşlerdir ve sürdürmeye de devam edeceklerdir. Müslüman’ın kişiliği nasıl olacak bunu Kur’an bize açıklamıştır. Hz. Peygamberimiz bize ulaştırmıştır hem hadisleriyle hem de yaşantısıyla ama bazı ayetlerde “hakkı tavsiye edin diye bulunmuş” İnsanlar bazı ayetlerinde insanlara iyiliği emretmek yani insanlara İslam’ca bir yaşamı emretmemizi bizden istiyor. Amir olmadan da insan emredemeyeceğine göre bu husus da ayrı bir şekilde değerlendirmek lazım. Hal böyle olunca Müslüman idarede söz sahibi olması gerekiyor. Müslüman’ın idareci olması gerekiyor ki Allah’u Tealanın farzlarını emretsin. İnsanları Allah’ın haramlarından uzak tutsun. Dolayısıyla Allah’u Teala Müslüman’ın idarede söz sahibi olmasını da istiyor ve yine ‘her biriniz bir çobansızın’ diye buyurmuş. Yani idarecisiniz, çobansınız. Güdülen sürü değilsiniz bu gözle Müslüman kendisine bakacak ve yine ‘sizden biriniz bir münkeraktla karşılaşırsa bir kötülük görürse ona eliyle karşı dursun engel olsun. Gücü yetmiyorsa diliyle karşı dursun’ diye buyuruyor peygamberimiz. Müslüman kişiliği kimsenin etlisine sütlüsüne karışmayan ya da sağ tarafına tokadı vurana sol tarafı çeviren kişilik asla değildir. Müslüman kişiliği idareye talip olan Müslüman’ın kişiliği ıslah olmaya ve ıslah etmeye çalışma bilincine sahiptir. Müslüman bu bilinçle hareket etmek zorundadır.”

“BİZİM AMACIMIZ ASLA SAVAŞ DEĞİLDİR”

Alla’hu teala’nın hakkı tavsiye etmemizi, iyiliği emretmemizi, kötülüğe engel olmamızı istediğini hatırlatan Ortaç, “Allah’ın razı olacağı bir kul olmak istiyorsak, Peygamberimizin sünnetine uygun, metoduna uygun bir İslam yaşayacaksak hiç şüphesiz İslam düşmanları, iman düşmanları bizden rahatsız olacaklar. Ashabın varlığından rahatsız olduğu gibi bize de karşı duracak birileri çıkacaktır.  Bizim amacımız asla savaş değildir. Müslüman’ın amacı asla kan dökmek değildir. Müslüman’ın amacı kendi nefsinin ıslahına çalışmak, kendi ıslah olduğu gibi halkının da nefsini ıslah etmeye çalışma mücadelesidir. Müslüman’ın ilk amacı hidayettir. İslam nurunu Medine de tebliğle hakim kıldığı gibi bütün İslam beldelerine, bütün yer yüzüne o şekilde İslami hakim kılmaktır ama gelin görün ki İslam düşmanları Müslümanların bu iman hizmetine tahammülsüzlük gösterip Müslümanlara meydan okuyup ‘siz ne yapmaya çalışıyorsunuz? siz bizim büyük bedellerle kurmuş olduğumuz sistemin çarklarına engel mi koymaya çalışıyorsunuz’ deyip Müslümanlara asla tahammül göstermiyorlar. Binlerce, milyonlarca Müslüman’ın kanını döküyorlar ve İslam’ın yayılmasına set oluyorlar. İşte böylesi bir dönemde Müslüman’a ‘ya bana tabi olacaksın, ya bu davadan vazgeçeceksin, ya bu toprağını terk edeceksin’ seçeneklerini sunuyorlar. Müslüman’a işte böylesi bir duruma geldiğinde Allah’u teala ‘ey iman edenler öncelikle size yakın olan kafirlerle savaşın’ diyor. İslam’ın yayılmasına engel olan Müslüman’ın kanını akıtan, pervasızca Müslüman’ın namusuna el atan, Müslüman’ın mukataasına el atanların madem onlar sizinle savaşacak’ madem kanınızı dökecek’ madem varlığınıza tahammül göstermeyecek öyleyse size öncelikle yakın olan kafirlerle savaşın diyor. Allah’u teala ‘yeryüzünde fitne kalkıp yalnız Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın’ buyuruyor. Şehit ne yapıyor? Şehit bir ferman bir emir telaki ediyor kafir ve zalimlerin üzerine koyduğu şarları elinin tersiyle itiyor. ‘Hiç kimse benim hak mücadelemin önüne set çekemez Allah bunu bana emir vermiş’ diyor. İyi de şehit bu gücünü, bu cesaretini bu enerjisini nerden alıyor. Bu meydan okuma cüretini nerden alıyor. Maddi imkanlar nazarıyla daha zayıfken bu cesareti bu gücü şehit nerden alıyor. Allah (cc) yine kendisine vaat ettikleri o gücü alıyor, o cesareti alıyor.  Allah (cc) ayetinde “Allah yolunda öldürülenlere ölü demeyin. Bilakis onlar diridir fakat siz farkında değilsiniz” diyor.” İfadelerini kullandı.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN