• Dolar Alış / Satış: 8.414 / 8.429
  • Euro Alış / Satış: 10.008 / 10.026
  • BINGOL:
  • Güneş: 5:12
  • Öğle: 12:35
  • İkindi: 16:27
  • Akşam: 19:37
  • Yatsı: 21:19

BİR “BANA NEME LAZIM” MASALI

6 Mayıs 2021
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
3066 defa okundu.
BİR “BANA NEME LAZIM” MASALI

İrfan Alan Yazdı…

‘Bir varmış bir yokmuş’ diye başlar masallar. Bizimkisi de bir masal. Masal işte, gerçek değil, kurgusal. Haydi bakalım, gel, sen de bu masala kulak sal! Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; pireler berber, develer tellal iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken çok uzaklarda, suları bol, dört yanı yol, kişileri erimli, toprağı verimli, halkı erdemli bir ülke var imiş. O ülkede her kişi salt kendi çıkarında olup, ‘gemisini kurtaran kaptan, sen çuval giy ben kılaptan’ diyerek, kimse kimseyi düşünmez imiş. Her koyun kendi bacağından asılır, her eşek kendi ayağından nallanır, ‘bana ne gerek, baklava börek’ deyip, her kişi karnı tok, sırtı pek olunca, herkesleri de kendi gibi sanırmış. Gel zaman, git zaman, bu ülkenin hayvanları da insanlara özenmiş; insanların yediğinden yemiş, içtiğinden içmiş; yediden yetmiş herkes bu duruma hayret etmiş. Günlerden bir gün, bir tıfl-ı nazenin, tavuk, koyun, inek ve farenin bir macerasına tanıklık etmiş.

Duvarın deliğinden çıkan fare, açlığına bulmak için çare, gezmeye başlamış avare avare. Mutfağa girdiğinde, bir fare kapanı görmüş kapanının eşiğinde. ‘Ey aman’ demiş fare, koşmuş hemen kümesteki tavuğun yanına: “Tavuk kardeş, tavuk kardeş, bir müşkülümüz var, bulalım buna bir çare.” demiş. Başında kırmızı kavuk, uykusundan yeni uyanmış tavuk: “Nedir müşkülümüz, ambarda mı unutuldu keşkülümüz?” demiş. Fare, feryad ü figan içre, başlamış macerayı nakletmeye: “Sorma tavuk kardeş, bir fare kapanı gördüm, dünyada yok buna bendeş. Gel kaldırıverelim, başımıza iş açmazdan evvel.” demiş. Gıtgıdak tavuk, büyük bir kahkaha atarak: “Sen, daha önce fare kapanına düşmüş bir tavuk gördün mü? Bu senin müşkülün, benim değil.” demiş. Tavuktan umudu kesen fare, hemen koyuna gidip: “Koyun kardeş, koyun kardeş, bir müşkülümüz var, bulalım buna bir çare.” demiş. Her tarafı bir oyun, kınalı ak koyun: “Nedir müşkülümüz, mangalda mı bitti külümüz?” demiş. Fare, feryad ü figan içre, başlamış macerayı nakletmeye: “Sorma koyun kardeş, bir fare kapanı gördüm, dünyada yok buna bendeş. Gel kaldırıverelim, başımıza iş açmazdan evvel.” demiş. Koyun: “Sen, daha önce fare kapanına düşmüş bir koyun gördün mü? Bu senin müşkülün, benim değil.” demiş. Koyundan da umuda kesen fare, son bir çare sarı ineğe gelmiş: “İnek kardeş, inek kardeş, bir müşkülümüz var, bulalım buna bir çare.” demiş. Sırtı benek benek, sarı inek möleyerek: “Nedir müşkülümüz, otlakta mı bitti otumuz?” demiş. Fare, feryad ü figan içre, başlamış macerayı nakletmeye: “Sorma inek kardeş, bir fare kapanı gördüm, dünyada yok buna bendeş. Gel kaldırıverelim, başımıza iş açmazdan evvel.” demiş. İnek, böbürlenerek: “Bak sen şu cüsseme, bu cüsseyle düşer miyim ben hiç, fare kapanına? Fare kapanı senin müşkülün, benim değil.” demiş. Öküz kısmının aklı çimende, kuyruğu Yemen’de olur derler. Fare, büyük bir çaresizlik içerisinde duvardaki deliğe geri dönmüş. Günler günleri kovalamış, aylar ayları. Günün birinde, mutfağa giren bir çıngıraklı yılan, fare kapanına kuyruğunu kaptırmış. Yılan kuyruk acısından, mutfağa giren evin hanımını ısırmış, kadıncağız oracıkta ruhunu rahmeti rahmana teslim etmiş. Adet üzere taziyenin ilk gününde, taziyeye gelenlere tavuk çorbası ikram etmek için, başı kavuklu gıtgıdak tavuğu kesmişler. Taziyenin ikinci gününde, taziyeye gelenlere ikram etmek için kınalı ak koyunu kesmişler. Taziyenin üçüncü gününde merhumenin ruhuna değsin diye, sırtı benekli, cüssesi iri ineği kurban edip etini konu komşuya dağıtmışlar. Fare kapanını kendi müşkülü olarak görmeyen tavuk, koyun ve inek, fare kapanına kurban gitmiş; bütün bu olaylar cereyan ederken bizim biçare fare, duvarın deliğinden olanları hayretle izlemiş.

Kıssadan hisse: Vicdanlı ve aklı selim insanlar, toplusal sorunlara karşı lakayt kalamazlar. Çünkü onlar bilirler ki; ateş, önce düştüğü yeri yakar, sonra etrafını yakar.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN