• Dolar Alış / Satış: 8.624 / 8.64
  • Euro Alış / Satış: 10.307 / 10.326
  • BINGOL:
  • Güneş: 4:45
  • Öğle: 12:30
  • İkindi: 16:26
  • Akşam: 19:54
  • Yatsı: 21:47

Benden Söylemesi

17 Eylül 2014
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
1528 defa okundu.

İlçemize hizmet vermek için seçtiğimiz bu yolda her şeyin güllük gülistanlık olmasını beklemiyoruz.

Eleştiri yaptığımız kişi ve kurumların da kendilerini savunma ve cevap haklarını kullanmalarını elzem görüyoruz.

Birilerinin çıkıp da varsa cevabı; ‘bu yaptığınız doğru değil, aslı şudur’ demesini ve aslının da kamuoyu ile paylaşılmasını da istemesini bekliyoruz.

Onu da; bir kurum/kişi ile ilgili yapılan habere cevap vermesi hem kendilerine duygusal bağda olan kişilerin bazı şeyleri bilmesi hem de kamuoyunun aydınlanması için istiyoruz.

Yeni yazı döneminde bazı hususlara dikkat çekmiştik.  Şimdi de bazı kurum/çalışanlar/idareciler ile ilgili birkaç kelam ederken bazı genel sorunların da Solhan’dan talep edilip ülke genelinde çözümünü bekliyoruz.

Öncelikler; belki de 10 hükümetten fazla hüküm süren idarecilerimizin değiştirilmesi büyük bir beklenti ikin şahsen değiştirilmelerini değil değişmelerini istiyorum.

İdarecilerimize birinin “yeter bunca yıl burada idarecilik yaptın” demesi hoş değildir. Ancak birinin “ben yeterince hizmet ettim, halkıma vermem gereken hizmeti verdim” deyip yerini gençlere bırakması takdirlik olacaktır.

Sadece idare bazında değil kurumlarda da emekli olabilecek durumda olup emekli olmayan eli öpülesi büyüklerimiz vardır.

Emekli olmamalarının tabiî ki haklı nedenleri vardır, devletin kendilerine tanıdığı hak ve emekli olduklarında alacakları ücret ile geçim sıkıntısı yaşama korkusu gibi…

Kendi yapımdan mıdır yoksa mesleğin verdiği bir özellik midir bilmem ama ben bardağın diğer tarafına daha çok bakanlardanım.

Üniversite okuyup, sınavlarda da belli bir puan almış ama yeterince kadro açığı olmayan gençleri düşünelim,

Emekli olabilecek büyüklerimiz emekli olurken yine belli bir gelire sahip olurken hiç geliri olmayan okumuş gençlerimizi düşünelim, diyorum.

Sosyal Yardımlaşma Vakfı için bize ulaşan sorunlar her geçen yıl azalırken ve hatta son dönemlerde yok denilecek kadar az olurken ama bazı sorunların hala çözüm beklediğini görüyoruz.

Önclikle nakdi yardım bekleyen kişiler, “devlet o kadar yardım yapıyorken ne oluyor bana da yardım etsin” mantığını gütmemelidir.

Yardım isteyenin hak ettiğini dile getirecek durumu ve gerçekten hakkı olması gerekir.

Özellikle maddi durumu iyi olup bazı imkânlardan faydalanmak için evini, aracını, hayvanını başkasının adına kaydedenler veya kredi almak için hayvan veya arazisini bir garibanın adına kayıt edenler; lütfen o garibanın hakkına girmeyin. Sizin bu sisteminiz bir muhtacı ayrıca geliri yüksek göründüğü için mağdur ediyor. Bu hakka girmeyelim.

Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Mütevelli Heyetine bir-iki konuyu arz edip talebimi ileteyim.

Kimsesizlerin aylıkları kaldıkları hanedeki kişilerin sosyal güvenlik durumuna göre şekilleniyor. Şöyle ki; bakmakla yükümlü olmadığı halde bir yakınını evine konuk edip bakan bir ailede birinin sosyal güvencesi olduğunda bakmakla yükümlü olmadığı halde bakımını üstlendiği kişinin aylıkları kesilebiliyor.

Ortada öyle bir yaman çelişki var ki, şöyle izah edelim.

Aylığı kesilen şahsa bakmakla yükümlü olmadığı halde bakan aile, ‘bakmıyorum’ dediğinde devlet; konut yardımı edilip, gıda ve ev ihtiyacı konularında yardım edilirken bakımını tek başına yapamayacak durumda olan kişiye ayrıca bakıcı tutulur sosyal devlet tarafından…

Konut yardımı talep etmeyen, ev eşyası veya yaşam için ihtiyaç duyulan malzeme talep etmeyen ve bakım için talepte bulunmayan ancak aylığı ile başkasına kısmen de olsa kendi özel ihtiyaçları için muhtaç olmamak isteyen kişilerin tespitinin yapılıp aylıklarının başkasının sosyal güvencesinden dolayı kesilmemesi gerektiğini düşünüyorum.

Bununla ilgili Sosyal Yardımlaşma tarafından incelenip mütevelli heyet tarafından değerlendirilmesi gerekir.

Yine Sosyal Yardımlaşma Vakfı tarafından aslında yardım edilebilecek ancak ev halkından ve bekâr olup aynı hanede yaşamamasına ve gerçek anlamda ev ekonomisine katkıda bulunmayan kişilerin varlığından dolayı mağdur olan ailelerin de sıkça mağdur olduklarını öğreniyoruz. Aldığı ücretin bir kısmını ailesine veren veya hiç vermeyen kişilerin sosyal güvencesinin olmasından dolayı gelirinin aile arasında pay edilip yardım edilmeyecek pozisyonda gösterilmesi de aileyi mağdur etmektedir. Çalıştığı adres veya ikamet adresi başka olmasına rağmen haneden sayılması doğru değildir. Bununla ilgili bir çalışmanın da mütevelli heyet tarafından rapor olarak genel merkeze sunulması gerektiğini düşünüyorum.

Babanın Sosyal Güvencesi olması durumda 18 yaşını geçen erkek çocuğunun sosyal güvenceden faydalanmamasına karşın çocuğunun hanede olmamasına rağmen onun gelirinin sistem üzerinde aileye pay edilmesinin de büyük bir çelişki olduğunu düşünüyorum.

İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nde geçtiğimiz yıllarda karşılaştığımız ve bu yıl için de az da olsa fısıltısı çıkmaya başlayan köy öğretmenlerinin ilçede görevlendirilmesi ve yerlerine ücretli öğretmen alınması durumu hiç de etik olarak değerlendirilmiyor.

Özellikle sağlık durumundan dolayı sağlık kuruluşuna yakın olması gereken ve bunu sağlık birimlerinde belgeleyen kişilere sözümüz olamaz ve hatta haklarıdır. Ancak siyasi güç ile bunun yapılması doğru değildir. Buna sebep olanlar da yapanlar da sorumludur. İlçeye alınanın yerine görevlendirilen başka sınıf vatandaş mı?

Geçtiğimiz sayılarda haber konusu olan idareci başarıları ile ilgili İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne büyük puan kaybettirdi kamuoyu nezdinde…

Şimdi de görevlendirme mevzusunda bazı baskıların olduğu ve bunun da doğru olmadığı paylaşılıyor. Bunların Solhan’a yakışmadığını ve kişi referanslarının olması ile olmaması olarak değerlendirildiği paylaşılıyor. Böyle ise; İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün hak/hukuk olarak konuya bakarak değerlendirmesi gerektiğini iletmek istiyorum.

İlçe Milli Eğitim Şube Müdürleri değişikliği bir anda yaşadığından olsa gerek bazı çalışmaların pek yansımadığını görüyoruz. Kendi görevlerini iyi yapıyor ve şahsen çok iyi ve değerli kişiler olabilirler ancak mevzu kişilikleri ile değil yapılan çalışmaların kamuoyuna yansımamaları alakalıdır.

Üniversiteye yerleşme durumu ve öğrenci başarı durumunu kamuoyu bilmemektedir. Kurum içinde yapılan çalışmaların kamuoyuna aktarılması da gerekmektedir, en azında öğrencisi olan velilerin öğrencisinin okuduğu okulun başarı durumunu bilmesi hakkıdır. Aynı şekilde TEOG ile ilgili de kamuoyunun merakı giderilmedi.

Yeni eğitim-öğretim yılı ders zilinin çalınacağı haberini yapacaktık. Bunun için İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Web adresine baktığımda bilgiler 2013-2014 eğitim öğretim yılı sonu bilgileriyle aynı durumdadır. Okul sayısı değişmemiştir ama sınıf sayısı, öğrenci sayısı, öğretmen sayısı ve hatta derslik başına düşen öğrenci sayısı hiç mi değişmedi. Solhan’da mezun olan ile yeni kayıt aynı oranda mı oldu? Bunları da şahsen merak ediyorum.

Selam ve dua ile…

 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN