• Dolar Alış / Satış: 8.824 / 8.84
  • Euro Alış / Satış: 10.353 / 10.371
  • BINGOL:
  • Güneş: 6:02
  • Öğle: 12:20
  • İkindi: 15:43
  • Akşam: 18:17
  • Yatsı: 19:43

285 GÜVENLİK KORUCUSU YEMİN ETTİ

10 Nisan 2017
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
1066 defa okundu.
285 GÜVENLİK KORUCUSU YEMİN ETTİ

Emekliliğe ayrılan 254 güvenlik korucusu ve genel hükümler çerçevesinde yeni göreve alınan 31 olmak üzere 285 Güvenlik Korucusu, zorunlu eğitiminin tamamlanmasından sonra yemin etti. Düzenlenen yemin törenine korucu aileleri de katıldı.

Solhan ilçesine 678 sayılı kanun hükmünde kararname kapsamında emekliliğe sevk edilen 254 Güvenlik Kursu yerine 254 genel hükümler çerçevesinde ise 31 olmak üzere toplam 285 Güvenlik korucusu kadrosu iç işleri Bakanlığının Olur’u ile tahsis edildi.

Tahsis edilen Güvenlik Korucu kadrosunda görev yapmak üzere; Solhan Kaymakamı başkanlığında oluşturulan komisyonlar tarafından seçilen güvenlik korucularının ataması Valilik makamınca onaylandı. Solhan İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından yeni göreve başlatılan güvenlik korucuları silah ve tesisatlarının teslimine müteakip 2 haftalık hazırlayıcı zorunlu eğitime tabi tutulduktan sonra 285 güvenlik kurucusu için yemin töreni yapıldı.

KAYA, “AND İÇEREK, KUTSAL GÖREVİ DEVRALDIK”

Yeni göreve başlayan Güvenlik Korucularının yemin töreninde güvenlik korucu adına konuşan İrfan Kaya, “1985 yılından itibaren Güvenlik güçleri ile birlikte bölücü terör örgütüne karşı canımız pahasına mücadele ettik ve etmeye devam edeceğiz. 2017 yılının Şubat ayında 32 yıldır mücadele eden babalarımız kardeşlerimiz ve arkadaşlarımızdan büyük bir kısmı emekliye ayrıldılar. Emekli olan güvenlik kurucularımız, yıllarca asker ve komutanlarımızla omuz omuza mücadele verdi. Güvenlik korucularımız; can verip Şehit oldular, kan döküp gazi oldular. Bize de bugün and içerek arkadaşlarımızın bıraktığı yerden bu kutsal görevi devr aldık. Canımız sağ olduğu sürece teröristlerle mücadelemize onların bıraktığı yerlerde kararlıkla devam edeceğiz. Bizler, terörle mücadelemizde canımız pahasına görev yapacağımıza ve andımıza sadık kalacağımıza bir kez daha huzurunda söz veriyoruz” ifadelerini kullandı.

SÖZEN, “KORUCULUK BİR MESLEK DEĞİLDİR, BİR DAVADIR”

Güvenlik Korucuları yemin törenine katılan Anadolu Köy Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu Genel Başkanı Ziya Sözen, Koruculuğun bir meslek değil bir dava olduğunu ve koruculuğun haksızlık karşısında dik durma sanatı olduğunu belirtti.

Koruculuğun birilerinin dediği gibi Kürt’ün Kürt’i öldürmesi değil tam tersine koruculuğun bir barış projesi ve bir kardeşlik projesi olduğunu söyleyen Sözen, “Aynı zamanda koruculuk PKK terör örgütü varlığına sebebi değil sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Eğer doksanlı yıllarda PKK terör örgütü hain alçak kalleş terör örgütü sivil vatandaşları katletmemiş olsaydı, kundaktaki adı konulmamış bebeklerin öldürmemiş olsaydı, teyzelerimizi, amcalarımızı katletmemiş olsaydı, köylerimizi yakıp, yıkıp, talan etmemiş olsaydı bugün Türk Silahlı Kuvvetleri personel sayısını azaltır, emniyet teşkilatı personel sayısını azaltır koruculuk müessesesine ihtiyaç kalmazdı. PKK’nın yaptığı bu katliamlar sonucu ya bayrağımızın inmesine seyirci kalacaktık, ya ezanımızın susmasına seyirci kalacaktık, ya namusumuzun çiğnenmesine seyirci kalacaktık ya da onlara karşı adeta korucu arkadaşlarımızın bugün yaptığı gibi dimdik durup onlara gereken cevapları verecektik. Bu uğurda bin 750 şehit verdik, 3 binin üzerinde gazi verdik. Yılmadık, bıkmadık. Vatan sağolsun dedik, millet sağolsun dedik. Devletimiz ne zaman bize ihtiyaç duyduysa en zor şartlarda devletimizin yanında olduk. Bu yüzünde devletimizin yanındayız. Yarında canımızın, kanımızın son damlasına kadar, ezanımızın susmaması için, bayrağımızın yerlere düşmemesi için, namusumuzu çiğnenmemesi için sonuna kadar devletimizin yanında, milletimizin hizmetinden, kanunlar yasalar çerçevesinde olmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

GÜLER, BU GÖREVİN BİR YADİGÂR OLDUĞUNU SÖYLEDİ

285 güvenlik kurucusu için yapılan yemin töreni konuşan Solhan İlçe Jandarma Komutanı Yüzbaşı Mehmet Güler, “Belimizde kılıçlark ardımızda turkuaz kubbeler, ‘ElüstübiRabbimküm’e ‘Bela’ dediğimiz andan, Malazgirt Ovası’nda ant içtiğimiz günlere, Bizans’ın surlarına tırmandığımız vakitten Çanakkale’de Burak’a bindiğimiz zamana, Sakarya’da, Dumlupınar’da toprağa düşen şühedayla perçinleşen vatan yaptığımız bu topraklarda içeriden ve dışarıdan hainler bir süredir bizleri birbirimize düşürmek için haince saldırılar yapmaya çalışmaktadırlar. Biz bu topraklarda var olabilmek için en az bin yıldır mücadele ediyoruz. Bin yıldır elimizde silahlar, dilimizde dualar var. Bugün hür bir millet olarak yaşadığımız bu vatan, hepimizin ortak kutsalı anamızdan bile aziz bildiğimiz bir mukaddestir. Vatan; kadınların tecavüze uğramadığı, çocukların organ mafyasına satılmadığı, insanların aşağılık işkencelere uğramadığı, çoluk çocuk basit bir bota doluşup buz gibi denizlerde boğulmadığı, çocuk cesetlerinin başka bir ülkenin kıyılarına vurmadığı, havadan kimyasal bombaların yapmadığı yerdir. Bütün bunları yakın zamanda bölgemizde gördükten sonra eminim ki herkes vatanın ne demek olduğunu anladığı gibi vatansızlığın nasıl büyük bir felaket olduğunu da hissetmiştir. Bizler büyük Türk milletinin fertleri, bin yıldır bıkıp usanmadan can vererek bu toprakları vatan yaptık. Başımızın üstünde dalgalanan ve rengini şehitlerin mübarek kanından alan al bayrağımızı, en kötü şartlarda bile çiğnetmedik. Çünkü bizim için öyle bir hayatı yaşamaktansa vatan yolunda can vermek, biz ölsek bile milletimi hür kılmak her zaman daha güzeldir. Şanlı mazimizin en güzel zamanlarında bayrağımızın dalgalandığı bütün topraklarda insanlık için bugün bile özlem duyulan bir devir yaşandı ve bizim terk etmek zorunda kaldığımız topraklar bugün belki de İnsanlığın en büyük trajedilerini yaşıyor. Hemen yanı başımızda yaşanan mezhepçi ve etnik ayrılıkçı savaşlar, insanlığın gördüğü en acımasız savaşa dönüşüyor. Biz ise atalarımızın bize bıraktığı miras sayesinde aynı bayrağın altından tek yürek gibi birbirimize kenetlendiğimiz için hür ve şerefli bir hayat yaşıyoruz. Bölgede vazife süresi boyunca görev yapan emniyet güçlerinin yanı sıra bütün ömrü boyunca bölgede yaşayan vatandaşlarımız devletinin verdiği güvenlik korucusu görevini şerefle yerine getirmiş, vatanını ve bayrağını canından aziz bilmiştir. 1981 yılından bugüne kadar bin 500’den fazla silah arkadaşımız güvenlik korucusu vazifesini yaparken şehadet mertebesine ulaşmıştır. Bugün kendi Ata-babalarının kanının karıştığı ay yıldızlı mukaddes bayrağı emanet olarak devralan korucu kardeşlerimizin pek çoğu ya şehit çocuğu ya da Şehit akrabasıdır. Tıpkı Balkan harbinde şehit düşen dedenin, Çanakkale’de şehit olan babanın, Kurtuluş Savaşı’na katılan oğulları gibi yılmayan bir inançla nesiller boyu mukaddes vatanımızı omuz omuza savunmaya devam edeceğiz. Etle tırnak gibi birbirine kenetlenen bu milleti ne vatanından ne de birbirinden ayırmaya kim olursa olsun hiçbir düşmanın gücü yetmeyecektir. Kahraman silah arkadaşlarım; Bugün yemin ederek başladığınız yeni vazifeniz Şehit babalarınızdan, Şehit amcalarınızdan, Şehit kardeşlerinizden, mübarek anne ve bacılarınızdan size yadigârdır. Milletimiz, bu yadigârı; ‘ölürsem şehit, kalırsam gazi’ olurum diyerek öpüp başına koymuştur. Silah arkadaşlarım; ay gökte kaldıkça andınız kutlu, ulu kocaların, aksakallıların duası üstünüze olsun.” şeklinde konuştu.

OKUMUŞ, “BİR DEVLETİ DEVLET YAPAN ANA UNSUR, EGEMENLİĞİDİR”

Yapılan yemin töreninde bir konuşma da Solhan Kaymakamı Fatih Okumuş yaptı.

Okumuş, “Özellikle sizlerin, (bugün 285 güvenlik kurucumuz silahlarını alıp görev başı yapacaklar) seçilmenizde, yetiştirilmenizde emeği geçen bütün Jandarma teşkilatımıza, diğer sivil teşkilatımız da hepsine tek tek teşekkür ediyorum. Başta sizler olmak üzere, ailenize, köyünüze, Solhan’ımıza ve ülkemize hayırlı olmasını, mevcut ifa etmek üzerine olduğunuz görevimiz hayırlı olmasını diliyorum. Devletimiz, içeride dışarıda birçok terör örgütlerine karşı kararlı bir şekilde mücadele ediyor. PKK/ KCK terör örgütü başta olmak üzere FETÖ, DAEŞ her biri içeride dışarıda ülkemizin saygınlığına, egemenliğine, toprak bütünlüğüne veya bu topraklar üzerindeki meşrutiyetine karşı silah kuşanmışlar, 4 cepheden saldırıyorlar. Bir devleti devlet yapan ana unsur, egemenliğidir. Bu ana unsuru destekleyecek şey caydırıcılığıdır. Bir egemen caydırıcı olduğu zaman egemenliğini devam ettirir ya da bir unsur, bir devlet, bir organizasyon, bir yerde hakimiyet tesis edebilmek için önce egemenliğe ihtiyaç duyar. Egemenliğin önkoşulu da dahili ve harici düşmanlara karşı, güçlere, kuvvetlere, unsurlara karşı caydırıcı olmaktır. Türkiye Cumhuriyeti Devletimiz Allah’ın izniyle inşallah çok kısa sürede PKK başta olmak üzere bütün bu terör örgütlerini inşallah ivedi olarak ortadan kaldıracaktır. Böyle bir sıkıntı, böyle bir sorunu İnşallah bizden sonraki nesillere aktarmayız. Biz ivedi olarak inşallah bütün teşkilatımızın; güvenlik korucularımızın, jandarmamızın, emniyet teşkilatımızın, bütün askerleri unsurlarımızın; kattıkları, gayretleri, azimli, kararlı mücadelesiyle inşallah neticeye varacaktır. Bizim güvenlik korucularımız; Solhan’ımızın, tabii devletimize faydaları olacaktır, tabii Bingöl’ümüze faydaları olacaktır. Bu anlamda; İnşallah kanun ve nizam çerçevesinde İnsan Hakları Evrensel hukuk çerçevesinde hakkıyla bu görevi ifa edeceğinize inanıyorum. Tekrardan üstlenmiş olduğunuz vazifenin güvenlik korunculuğun sizlere, ailenize ve memleketimize hayırlar getirmesini diliyorum” ifadelerini kullandı.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN