• Dolar Alış / Satış: 8.836 / 8.851
  • Euro Alış / Satış: 10.336 / 10.355
  • BINGOL:
  • Güneş: 6:02
  • Öğle: 12:20
  • İkindi: 15:43
  • Akşam: 18:17
  • Yatsı: 19:43

“15 TEMMUZ’DA HABİL KAZANDI”

23 Nisan 2018
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
764 defa okundu.
“15 TEMMUZ’DA HABİL KAZANDI”

Solhan’da konferans veren Rabia Christine Brodbeck, Müslüman oluşundan Türkiye’ye gelişini ve yaşadıklarını anlattı. Diploması ve eğitimi olmadığı halde gayret ederek kitap yazdığını söyleyen Brodbeck, 15 Temmuz gecesini yaşadıktan sonra Türkiye’de her vatandaşın sorumluluğu artıyor. Çünkü 15 Temmuz’da Habil kazandı. Bu dünyanın ilk doğuşunda Habil ve Kabil ile insanlığın ilk savaşı başladı. Kabil savaşçıydı onu öldürmek istedi. Ve Habil’i şehit ediyor. Çünkü güçlü kazanıyor. Ama 15 Temmuz’da Habil kazandı.”

Rabia Christine Brodbeck Solhan Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi ve 15 Temmuz Kız Kuran Kursu Öğrencilerine “Balerinden Meleğe” Bir İhtida Hikâyesi adlı konferans verdi.

İsviçreli bir ailenin çocuğu olarak gözlerini dünyaya açan, sekiz yaşında bale eğitimi almaya başlayan ve 36 yaşına geldiğinde dünyanın en önemli balerinlerinden biri olarak kabul edilen Christine Brodbeck, New York’ta performans gösterisi yaptığı yıllarda, arkadaşlarıyla yolda yürürken mimarisi farklı bir bina görür. Bir ramazan akşamı dikkatlerini çeken bu binanın açık kapısından içeri girdiğinde yeni bir hayatın başlangıcına adım atacağını bilemez. Türk mescidi olan binanın girişindeki, “Varlık hiçlikle başlar” yazısı ikinci hayatının kapısını aralar.

O günden sonra Müslüman olan ve Rabia ön adını alan Christine Brodbeck, Türkiye Gençlik Vakfı Bingöl İl Temsilciliği ve Bingöl Müftülüğünün davetlisi olarak geldiği Solhan’da hayat hikâyesini, nasıl Müslüman olduğunu ve İslam’ı seçtikten sonra yaşadıklarını anlattı.

RABİA CRİSRİNE BRODBECK KİMDİR.

Brodbeck, konuşmalarına başlamadan önce kendisi tarafından hazırlanan Slâytta kendisini şu şekilde anlatıyor; “İsviçre’nin Basel şehrinde doğdu, 12 yaşında bale eğitimine başladı, Londra’da Bale ve Medern dans eğitimi gördü, Tek başına gerçekleştirdiği performanslarda dünyaca ünlü bir dansçı haline geldi ve ödüllere layık görüldü. 1986 da New York’ta İslam ve tasavvufla tanıştı. 1987’de Müslüman oldu. 1992’den itibaren İstanbul’da yaşamaya başladı.”

Konuşmalarına “Ben Türkiye’deki gençlere ilham kaynağı oldum.” diyerek başlayan Brodbeck,  İslam’la ilk tanışmasını şöyle anlatıyor “Müslüman olmadan önce New York’ta Müslüman Türklere ait mescitte, kürsüdeki hoca, insan-ı kamil olmayı anlatıyordu. Anlatılanlardan çok mescidin atmosferinden etkilendim. Bir yıl boyunca İslam’ı araştırdım ve nihayet Müslüman oldum. Çok sevdiğim baleyi, alkışları, arkadaşlarımı dahası ailemi ve gösterişli hayatımı geride bırakıp ardıma bile bakmadan seçtiğim dini yaşamak için 1992’de İstanbul’a yerleştim. Rabia adını aldım ve Müslüman olarak hayatında yeni bir sayfa açtım. Yani uzun lafın kısası yeniden doğdum. New York’taki Türk mescitte müthiş bir şey vardı. Göremediğim ancak hissettiğim bir güç beni çok etkiledi. Allah doğru zamanda, doğru yerde bana hidayet verdi ve uyuduğum uykudan uyandırdı.”

“15 TEMMUZ’DA HABİL KAZANDI”

Brodbeck, “Allah bir kapıyı kapattığı zaman 10 kapı açıyor. Allah bana Türkiye’ye gelmeyi nasip ettiği için çok şükür ediyorum. İsviçre biraz kibirli, biraz lüks tam materialist bir ülke. Allah bana Türkiye’ye gelmeyi nasip etti. Türkiye benim kalbim. Türkiye’de insanlar çok sıcakkanlı. Üç büyük müjde aldım. Birinci müjde; Karanlıktan, gaflet uykusundan uyanabildim.  Gözlerimi açtım ve görmeye başladım. Bu dönüş bir anda oldu. Nasıl her sabah uykudan uyanıyorsak, gözlerimizi açıyoruz ben de o şekilde uyandım. Gözlerimi açtığımda hidayet nurunu gördüm. İkinci müjde; Müslüman olduktan 6-7 sene sonra tamamen Türkiye’de yaşamaya karar verdim. Çünkü Din yaşanarak öğreniliyor. Ben yaşayarak öğrenmek için geldim. Üçüncü müjde; kitap yazmak oldu. Benim bilgim sizinkinden daha az. Bilgim yok, eğitimim yok, diplomam yok. Üstüne düştüm ve başardım. Allah beni o kadar zenginleştirdi ki durmada yazmaya başladım sadece duygularımı döktüm. Size de yazmayı tavsiye ediyorum. Bir ağaç yeşerdiği zaman dalları yukarı doğru boy veriyor. Meyve verdiği zaman ise ağırlaşan dalları toprağa doğru sarkar. Bu dünyada hiç kimse peygamber efendimiz kadar meyve vermemiştir. Bu yüzden onun tevazusu en derinlere kadar inmiş. Biz de onun asli karakter ve üstün vasıflarına varis olduğumuzda meyve veren ağaç gibi oluruz. 15 Temmuz gecesini yaşadıktan sonra Türkiye’de her vatandaşın sorumluluğu artıyor. Çünkü 15 Temmuz’da Habil kazandı. Bu dünyanın ilk doğuşunda Habil ve Kabil ile insanlığın ilk savaşı başladı. Kabil savaşçıydı onu öldürmek istedi. Ve Habil’i şehit ediyor. Çünkü güçlü kazanıyor. Ama 15 Temmuz’da Habil kazandı. Siz çok şanslısınız Allah Türkiye’yi seçti. Şehitlerin nuru, şehitlerin ruhu ile sizlerin geleceğini aydınlatıyor.

Eğer bir buçuk milyar bir toplumun her biri kuş gibi ağzına su alıp nemrutun yaktığı ateş gibi bütün ormanlar yansa bile hepsini söndürürler. İslam âlemi zulüm altında. Suriye, Irak, Arakan, Yemem, Filistin. İnsanoğlu ne zaman ümmet olursa nemrutun zulmünden kurtulup gül bahçesine girecektir. Ümmeti Muhammed olmak budur.”

Konferansın sonunda Solhan kız Anadolu İmam Hatip Lisesi Müdürü Selahattin Akdeniz tarafından Rabia Christine Brodbeck’e Allah lafzı işlemeli bir tablo hediye etti.

Haber: Abdulhamit BİLDİK

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN