• Dolar Alış / Satış: 6.066 / 6.077
  • Euro Alış / Satış: 6.786 / 6.799
  • BINGOL:
  • Güneş:
  • Öğle:
  • İkindi:
  • Akşam:
  • Yatsı:
  • Hava Durumu Güncelleniyor..

TOPLUMSAL ADALET VE SINIF AYRIMI

13 Mayıs 2019
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
677 defa okundu.
TOPLUMSAL ADALET VE SINIF AYRIMI

Bayram Bariç Yazdı…
Bireyler arasında ki hiyerarşik farklılıkların oluşumu ile meydana gelen sınıf ayrımı, günümüzde de içtimai hayatta sorun teşkil eden konulardandır.

Sosyal sınıf,  toplumun düzeyi, yaşam biçimi, eğitim, saygınlık gibi özellikler bakımından birbirine benzeyen ve bunun bilincinde olan insanlar tarafından oluşturulan bir bütündür.

Üst sınıf, orta sınıf ve alt sınıf olmak üzere üç gruba ayrılmıştır.

Yaşadığımız bölgeyi söz konusu durum üzerinde değerlendirdiğimizde toplumun büyük bir kısmı alt sınıf grubunu oluşturduğunu görmekteyiz.

Alt sınıf grubuna mensup olan bireyler daha az statüye sahipler.

Alt sınıf, fazla konuşamaz, fazla para kazanamaz ve sesi de fazla çıkmaz…

Toplumun varsayılan reel kanunu da budur!

İSLAM’DA TOPLUMSAL ADALET

Dinimiz sosyal sınıflar için en adil yönetimi belirlemiştir.

Yüce Rabbimiz Kur’ân-ı Kerim de, sıklıkla adalet konusuna değinmiştir.

Bu adaleti ayakta tutmakta İslam ümmetinin temel görevlerindendir.

Bu görevi de Allah’ın kelamı olan Kuran’ı Azîmüşşandan almıştır.

Sınıfsal durumunu göz önüne almaksızın insanlara adaletle davranmak farzdır:

“Siz ey imana ermiş olanlar! Sizin anne babanızın ve akrabalarınızın aleyhine de olsa Allah rızası için hakikate şahitlik yaparak adaleti gözetmeye azmedin. O kişi zengin de olsa, fakir de olsa, Allah’ın hakkı onların her birinin önüne geçer, öyleyse kendi boş arzu ve heveslerinize uymayın ki, adaletten uzaklaşmayasınız çünkü eğer (hakikati) çarpıtırsanız bilin ki Allah yaptıklarınızdan haberdardır.” (4/Nisa, 135).

Peygamber efendimiz (s.a.v) veda hutbesinde: “Arabın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi; kırmızı tenlinin siyah tenli üzerine, siyah tenlinin de kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah’tan korkmaktadır. Allah yanında en kıymetli olanınız O’ndan en çok korkanınızdır.”

Sözü ile İslam dinin de,  bireylerin ırkları ile kesinlikle üstün ayrıcalık  kapmayacağını bildirmiştir.

Ramazan Ayı da toplumsal adaletin en güzel örneklerindendir. Bereketi bol, rahmeti bol bu mübarek ayda, sınıfsal ayrımı yok eden oruç bize farz kılınmıştır.

Oruç yoksulların durumunu daha iyi anlamaya, dolayısıyla onların sıkıntılarını giderme yönünde çaba sarf etmeye bizleri yönlendiriyor, yani direk olarak sosyal adalete değiniyor.

Gelir eşitsizliğinin bu denli çok olduğu dünyamızda, paylaşmayı bu ayın bereketi ile yapıyoruz.  Sınıf ayrımından uzak sofralarımızın varlığı da insani değerlerimize artı değerler katıyor. Bu sofralardaki her türlü sınıfa mensup bireyler toplumun birer adalet çizgisidir. Hep birlikte paylaşmak, İslam dininin güzelliklerindendir. İslam dininin sosyal hayat eşitliğine verdiği önemdir.

Dinimiz her zaman fakire ve muhtaç olana yardım etmeyi gerekli hale getirmiştir.  Sosyal adaletin gerçekleşmesi için de bu yardımlaşma ve paylaşmaların sıklıkla olması gerekir.  Zekat bunun en güzel örneğidir. Zekat, farklı sınıflarda bulunan insanlar arasında kurulan ve toplumu bütünleştiren bir köprüdür.

Yine dinimizde varolan, sadaka ve fitre de sosyal adaletin temel yapı taşlarındandır.

Bizi bizden ayıran değil, bizi birbirimize birleştiren unsurlar üzerinde durmalıyız.  Toplumsal adaletin sağlanması için de bu şarttır. Birleşerek hem sosyal sınıf hiyerarşik yapısını dağıtırız hem de toplumsal adaleti sağlarız.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN