• Dolar Alış / Satış: 3.655 / 3.661
  • Euro Alış / Satış: 4.299 / 4.307
  • BINGOL:
  • Güneş: 06:23
  • Öğle: 12:10
  • İkindi: 15:13
  • Akşam: 17:44
  • Yatsı: 19:01
  • Hava Durumu Güncelleniyor..

TERAVİHTE GÜLÜŞEN ÇOÇUKLAR

20 Haziran 2016
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
925 defa okundu.
TERAVİHTE GÜLÜŞEN ÇOÇUKLAR

Özellikle Ramazan aylarında baş gösteriyor bu tür olaylar,
Her yıl benzer olaylar gündeme gelmektedir bu ayda, diğer zamanlara nazaren,
Çokça karşılaşmışızdır, camiye gelen çocukların söylem ve eylemleri hakkındaki diyaloglar ile…

Kimi zaman yaramazlıklarından yakınanlarımız, kimi zaman da efendi ve sakinliklerine imrendiğimiz olmuştur bu minik yüreklerin…

Kimisini, ailesi yolluyor ya da eşlik ediyordur, kimisi de arkadaşına özenerek soluğu alıyor camilerde…

Yaz Kursları ve Ramazan ayı dışında neredeyse çocukların uğrama gereği duymadığı camilerin gelecekte cemaat bulması için yeni nesili kucaklamalı, davet etmeli, yardımcı olmalı, cami ve camaat sevdirilmeli…

Atalarımızın “Ağaç, yaş iken eğilir” sözü afaki değildir.

İslam fıtratı üzerine doğan çocukların henüz küçük yaşta olmalarından dolayı kolayca eğitilebilir olmaları ve hafızaları ile kavrama yeteneklerinin henüz yıpranmamış olmalarından dolayı eğitimlerine önem verilmeli ve gelecekleri konusunda dikkatli davranılmalıdır.

Bugün “gençler camiye gelmiyor” diyenlerin çocukların camiye gelmeleri konusunda daha dikkatli davranmaları ve gelecek nesiller adına endişe duymamaları için çocuklara sahip çıkmaları gerekmektedir.

Her yıl Ramazan heyecanının başlamasıyla birlikte çocuklarımız da büyük bir coşkuyla camilere akın ediyor. Genel itibari ile halkımızın bu hususta titiz davranmasıyla, yavrularımız camiî ve cemaatle yakın irtibat kuruyor. Ama maalesef geçmişte olduğu gibi bugün de çocuklarımızın gülmelerinden ve küçük hareketlenmelerinden rahatsız olan büyükler, ya onları dışarı gönderiyor ya da sert bakışlar veya ifadeler ile camiden uzaklaştırıyor.

Camiye gelen çocuğun; oyun oynadığı, namazda dikkat dağıttığı, camiye zarar verenlerin olduğu, hadesten ve necasetten ne kadar temiz oldukları konusundaki tereddütler, gerek cami görevlileri ve gerekse cemaati; çocuk-camii ilişkisinde fikir ayrılıklarına sürüklemektedir.

Hiç zarar vermese de, camiye küçük çocuk getirmenin mekruh olduğunu ve camiye zarar verip kirletmesi durumunda haram olduğunu söyleyen alimlerin olduğu aktarıldığı gibi hadis-i şerifte “Camiye çocuk ve deli koymayın” (İbni Mace) buyurulduğu aktarılmaktadır.

Bu hadisi delil gösterenlerin “Namaza alıştırmak için yedi yaşından büyük çocukları, zarar vermiyorsa getirmek iyi olur.” dediği aktarılırken hadisin zayıf olduğunu ifade edip çocukların camide olmaları ile ilgili -hayatın her aşamasında olduğu gibi cami-cemaat-çocuk üçgeninde de örnek olan- Hatem-ül Enbiya’nın yaşamından kesitler ile örnekler aktarmaktadırlar.

Bugün camide yer bulamayan gelecek kuşakların istikbalde cami dışında başka yerlede olacağına “Camide, cemaatle namaz kılarken arka saflarda gülüşen çocuk ve çocuk sesleri yoksa gelecek nesiller adına korkun” sözü ile ne güzel dikkat çekilmiştir.

Çocular; camide işittikleri bir azar veya negatif davranış nedeniyle manevi değerlere uzak bir hayat sürdürebilirler. Vebal altında kalmamak için, çocukların camideki duruşlarına karşı daha duyarlı olmak gerekiyor.

Çocukların camilere gelmesi için var olan sevgi alanı genişletilmeli, cemaat bu konuda bilgilendirilmeli ve bilinçlendirilmelidir.

 ‘Teravihte gülen çocuklar’ın sayısını artırmak için projeler üretme görüşü dahi mevcut olduğu gibi büyük kentlerde camilerde çocuklara yönelik uygulamalar hayata geçirilmiştir. Camide ya da evde çocuk, çocukluğunu gösterir ve bunun kadar doğal bir şey de yoktur. Çocuklara cami adabı öğretirken onların çocuk oldukları hatırlanarak yaklaşıması onların gelecekte camilerde yeni nesiller yetiştirmelerine dahi vesile olabilecek kadar önem arz etmektedir.

Büyük önder Hz. Peygamber (sav) çocukların ağlamalarına dayanamaz, sevgisi ve şefkati çocukların ağlamasına dahi müsaade etmezdi.

Ağlayan bir çocuk sesi duyduğunda namazını kısaltır, annenin çocukla meşgul olmasına imkân verirdi.

Konu ile ilgili sahabelerden aktarılan; “Resulullah bize sabah namazını kıldırmıştı. Namazda iki kısa sûre okudu. Namaz bitince Ebû Said el-Hudrî sordu: “Yâ Resulallah bugün daha önce yapmadığınız bir şekilde namazı kısa kıldırdınız?..”

Peygamberimiz şöyle açıkladı:

“Geride kadınlar safındaki çocuk sesini duymadın mı? Annesinin onunla ilgilenmesini temin edeyim dedim.” (bk. Nesai, Kıble, 35)

Tarihte; dini ve dünyevi açılardan en üstün başarıya ulaşmış tek lider olan Hz. Muhammed (sav)’in özellikle torunları ile ilgili bir çok davranışı günümüze kadar aktarılmıştır.

Yaşamaya çalıştığımız dinin gerekliliğinde O’nun hayatındaki örnekler ile yol almak ümidi ve nice çocuklu cemaalerde bulunma dileği ile…

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN