• Dolar Alış / Satış: 5.689 / 5.699
  • Euro Alış / Satış: 6.285 / 6.296
  • Vakitler Güncelleniyor..
  • BINGOL:
  • Bugün
  • Yarın °C / °C

‘SOSYAL BİR İBADET: ZEKÂT’

27 Mayıs 2019
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
927 defa okundu.
‘SOSYAL BİR İBADET: ZEKÂT’

Zekat hakkında bilgi veren, anlamı ve mahiyeti hakkında ayetler ile açıklamada bulunan Müftü Dutar, “Zekât, en güzel sosyal yardımlaşmadır. Yüce dinimiz, sosyal yardımlaşmaya büyük önem vermiştir. Çeşitli vesilelerle zenginlerin, yoksulları görüp gözetmelerini emretmiştir. Zenginlere zekât yükümlülüğü getirmekle de bu yardımlaşmayı sistemleştirmiştir.” ifadelerini kullanırken Fıtır sadakası hakkında da bilgi verdi.

Yılda bir kere mal ile yapılan ibadet olan ve genellikle de Ramazan ayına denk getirilmeye çalışılan Zekat ibadeti ile ilgili bilgi veren Solhan İlçe Müftüsü Muharrem Dutar, Zekâtın kelime anlamının “artma, çoğalma, arıtma ve bereket” olduğunu belirtip şunları aktardı: “Doğru söylemek, sözünü tutmak” anlamına gelen sıdk kökünden alınmış olan, Kur’an ve sünnette zekat anlamında kullanılmış sadaka kelimesi, daha sonraki devirlerde gönüllü mali ödemeler için kullanılmaya başlanmıştır. Fıkhi tabirle zekât; Müslüman zenginlerin seneden seneye mallarının bir bölümünü yoksullara vermeleridir. Kur’an-ı Kerim’de zekât kelimesi iki yerde (el-Kehf, 18/81; Meryem, 19/13) sözlük anlamında; sekizi Mekke döneminde nazil olan sürelerde olmak üzere otuz ayette ise terim anlamında kullanılmıştır. Bu ayetlerin yirmi yedisinde namazla birlikte zikredilmiştir. (Türkiye Diyanet Vakfı İlmihali, I, 423) Sözlük ve dindeki anlamı bu olan zekât, hicretin ikinci yılında farz olmuş, mali bir ibadettir. Farziyeti kitap, sünnet ve icma ile sabittir. Kur’an-ı Kerim’de zekâtın mana ve öneminden bahseden birçok ayet vardır. Kur’an-ı Kerim’de müşrikleri kötülerken onların vasıflarından birinin de zekât vermemeleri olduğundan bahseder: “Yazıklar olsun o müşriklere ki onlar zekât vermezler ve ahireti de inkar ederler.” (Fussilet, 6-7) Bu ayet-i kerimede hem onların toplumdaki ihtiyaç sahibi kimseler için harcama yapmadığı, bencil davrandığı ifade edilmiş hem de zekâtın ve ahirete imanın müminlerin iki temel özelliği olduğu vurgulamıştır. “Sizin dostunuz ancak Allah, O’nun elçisi ve boyun bükerek namazı kılan, zekatı veren müminlerdir.” (Maide, 55) Bütün bu ayetler zekâtın ne kadar önemli olduğunun açık delilleridir. Zekât, İslam binasının üzerine inşa edildiği beş büyük sütundan biridir. Kur’an-ı Kerim’de yirmi yedi ayette zekat, namaz ile birlikte zikredilmiş; “Namazı kılınız, zekatı veriniz” (Bakara, 43) buyrulmuştur. Namaz bedeni, zekât ise mali bir ibadettir. Her ikisine de hakim olan ruh, Allah’a yaklaşmak ve O’nun rızasını kazanmaktır. İslam’ın beş temel ibadet üzerine kurulduğunu söyleyen Peygamberimiz (s.a.s.) zekâtın, bu temel ibadetlerin üçüncüsü olduğunu bildirmiştir. (Buhari, İman, 2) Zekât, kişinin isteğine bırakılmış bir yardım değil, yoksulun zenginin malındaki hakkı ve zenginin yerine getirmek mecburiyetinde olduğu bir görevidir. Aynı zamanda kulluk ödevidir.”

ZEKÂT, EN GÜZEL SOSYAL YARDIMLAŞMADIR

Zekatın sosyal yönüne dikkat çeken Müftü Dutar, şu ifadeleri kullandı: “Zekât, en güzel sosyal yardımlaşmadır. Yüce dinimiz, sosyal yardımlaşmaya büyük önem vermiştir. Çeşitli vesilelerle zenginlerin, yoksulları görüp gözetmelerini emretmiştir. Zenginlere zekât yükümlülüğü getirmekle de bu yardımlaşmayı sistemleştirmiştir. Zengin her yıl malının belli bir bölümünü yoksullara vermek durumundadır. Bundan daha iyi bir yardımlaşma düşünülemez. Bir toplumda zenginlerin ve fakirlerin bulunması doğaldır. Fakat doğal olmayan, bunların birbirlerinin haklarını gözetmemesi ve sosyo-ekonomik açıdan bir bakıma sünnetullah denilebilecek bu durumun toplumda gerilim ve gerginlik sebebi olmasıdır. Bunun için zengin ve fakir arasındaki farkın uçuruma dönüşmemesi, yani zenginin daha zengin, fakirin daha fakir olmasının engellenmesi ve bu sebeple gerçekleşmesi muhtemel olan gerilimlerin önlenmesi gerekmektedir. Bu anlamda zekâtın sosyal yardımlaşmadaki yeri tartışılmayacak kadar büyüktür. Diyanet İşleri Başkanlığımız bu sene zekâta dikkat çekmek için “Kardeşliğimiz Zekâtla Bereketlensin!” diyerek toplumsal farkındalığı artırmaya dönük çalışmalar yapmaktadır. Türkiye Diyanet Vakfı Solhan Şubesi olarak da bizler zekat, fitre, her türlü nakdi bağışlarınızı ihtiyaç sahiplerine zamanında ulaştıracağız. Zekât, fertlerin yarınından emin olarak, rahat ve huzur içinde yaşamalarına vesile olur. Zekât, fakir ile zengin arasında dostluğa vesile olur. Zekât fakir ile zengin arasındaki kardeşlik bağlarını güçlendirir. Kalpler arasında sevgi köprüleri kurar. Zekât, ilahi nimetlere şükran görevini yerine getirmeye vesile olur ve kişiye gönül zenginliği ve ruh yüceliği sağlar. Zekat sermayeyi yatırıma zorlar. Çünkü elde atıl durumda yönlendirilmeyen sermaye, yıldan yıla zekât ödemeleri sebebiyle erimeye yüz tutar. Bu anlamda İslam ekonomisinin ekseni olan zekat ekonomiye ve sosyal hayata çok büyük faydalar sağlayan bir müessesedir. Zekât kadar önemli olan husus da fıtır sadakasıdır.”

” MUHTAÇ VE FAKİRLERİN BAYRAM SEVİNCİNE ORTAK OLALIM”

Yılda bir ve Ramazan ayında yapılan ibadetlerden biri olan Fıtır Sadakası ile ilgili de bilgi veren Müftü Dutar, şu bilgileri verdi: “Fıtır sadakası; Ramazan Bayramına kavuşan ve temel ihtiyaçlarının dışında belli bir miktar mala sahip olan Müslümanların kendileri ve velayetleri altındaki kişiler için yerine getirmekle yükümlü oldukları mâli bir ibadettir. Fıtır sadakasına baş zekatı ve beden zekatı da denmektedir. Bu isimlendirme onun şahsa bağlı, şahıs başına konmuş bir mâli yükümlülük olması özelliğine dayanır. Fıtır sadakası Ramazan orucunun farz olduğu hicri 2.yılın Şaban ayında, zekâttan önce farz kılınmıştır. Fitrelerimizi mutlaka bayramdan önce verelim. Muhtaç ve fakirlerin bayram sevincine ortak olalım. Bu sene fitrenin en düşük miktarının 23 TL olduğunu da hatırlatarak dua ile yazımıza son verelim.”

 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN