• Dolar Alış / Satış: 5.464 / 5.474
  • Euro Alış / Satış: 6.203 / 6.215
  • BINGOL:
  • Güneş:
  • Öğle:
  • İkindi:
  • Akşam:
  • Yatsı:
  • Hava Durumu Güncelleniyor..

SOLHAN’IN VOLEYBOL TUTKUSU KALEME ALINDI

4 Mart 2019
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
530 defa okundu.

evoleybol.com’dan Deniz Aslan “Voleybolun futboldan daha çok sevildiği yer neresidir?” başlıklı bir yazı kaleme aldı. Solhanspor – Haliliye Belediyesi maçı için Bingöl’ün Solhan ilçesine gelen evoleybol.com’dan Deniz Aslan tarafından kaleme alınan ve “Voleybolun futboldan daha çok sevildiği yer neresidir?” başlığıyla yayınlanan yazıda, Solhan halkının voleybola olan ilgisinden övgüyle bahsedildi.

Deniz Aslan’ın “Voleybolun futboldan daha çok sevildiği yer neresidir?” başlıklı yazısı:

“TVF Erkekler 1. liginde hafta sonu oynanan Solhanspor- Haliliye Belediyesi arasındaki maçı izlemek için İzmir’den, 22 saatlik bir otobüs yolculuğu ile Solhan’a gelmiştim. Maçın başlamasına daha iki saat vardı.

Otobüsten iner inmez karşıma çıkan ilk gence ‘Solhanda en sevilen spor dalı hangisi?’diye sordum. ‘Voleybol ‘dedi.

İkinci bir genç biz konuşurken merakla bakıyordu. Ona da aynı soruyu sordum. O da ‘Voleybol’dedi. ‘Bunu söylerken videonu çekebilir miyim?’ dedim’ . ‘Yok abi çekme’dedi, kaçtı.

BERBERDE VOLEYBOL MUHABBETİ

Bir kaç sokak röportajı daha yaptıktan sonra oradaki berbere sakal tıraşı olmak üzere girdim.

Müşterisini traş etmekte olan genç berber ile Solhan ve Voleybol üzerine sohbet ederken içeriye sakallı, kısa boylu bir başka genç girdi. Bizi biraz dinledikten sonra o da sohbete katıldı.

‘Solhanspor’un finansörü, sponsoru kim?’ dedim.

‘Biziz‘ dedi.

‘Siz?’ diye yüzüne baktım.

‘Tüm Solhanlılar abi. Esnaf, öğrenci, memur, herkes…’ dedi.

‘Bu kadar mı seviliyor bu spor burada?’ dedim.

‘Abim 15 günde bir heyecanla maçı bekliyoruz’ dedi.

Sonra o bana ‘Abi sen Solhan’a niye geldin?’ diye sordu.

‘Maç için’ dedim.

‘Ben de gideceğim. Traştan sonra birlikte gideriz’ dedi.

‘Abi nereden geldin?’ diye sordu bir süre sonra.

‘İzmir’den’ dedim.

‘Ooo.. uzak yerden gelmişsin, bir yemek söyleyeyim abime’ dedi.

‘Yedim, çok teşekkür ederim’ dediysem de ‘Abim acıkmışsındır, hem aç karına maç izlenmez. Şurada hızlıca bir şeyler yaptırayım’ dedi, ısrarla.

Ben ‘hayır’ dedim, o ısrar etti. Sonunda bir çay içmek konusunda orta yolu bulduk.

Doğu insanının bu misafirperverliği daha ilk dakikadan itibaren karşıma çıkmıştı.

SALONA GİRİŞ ÜCRETSİZ, İSTERSEN HATIRA BİLET ALABİLİRSİN

Salonun önünde 4-5 kişilik bir genç grubunun ellerinde biletler vardı. Yanlarına yanaştım ‘Bilet kaç lira?’ diye sordum.

‘Bilet bedava ama Solhanımıza bir katkı yapmak isterseniz mutlu oluruz. İstemezseniz de canınız sağ olsun’ dedi.

‘Ver bakalım bir bilet, Solhan’a bir katkımız olsun’ dedim. ( Dikkat ederseniz başka takımlar ‘Hocam bize de sponsor olur musun?’ demesinler diye bilete kaç lira verdiğimi yazmadım )

İçeri girdiğimde salonun her iki yanındaki tribünler hemen hemen doluydu. Suat bana ‘Abi sana yer ayırdım’ diye yanındaki sandalyeyi işaret etti. ‘Bir iki görüntü çekip geliyorum’ dedim.

Genelde çocuk, genç ve orta yaşlı erkek ağırlıklı izleyiciler boş buldukları yerlere hızlıca oturuyordu. Sonradan gelenlerin çoğu yerde, arkada ayakta ya da bir sandalyede iki kişi oturarak maç öncesi ısınan oyuncuları izlemeye başladılar.

Ben salonda canlı yayına geçtiğimde Solhanspor’un genç başkanı Ferhat Sönmez beni gördü, yanıma geldi. ‘Deniz hocam ne zaman geldiniz? Neden haber vermediniz, sizi karşılardık’ dedi. ‘Hocam, maçınıza gizli geleceğimi, rakip takıma nasıl davrandığınızı görmek istediğimi söylemiştim’ dedim. ‘Maçtan sonra sizi ağırlayalım’ dediler. ‘Başkan, beni ağırlarsanız gördüğüm şeyleri, istediğim gibi rahat rahat yazamam’ dedim. ‘Hocam misafirimiz olun, siz yine de istediğiniz her şeyi yazın’ dedi. ‘Maçtan sonra konuşuruz’ dedim, öyle ayrıldık.

Maç başlarken Berber Suat’ın bana ayırdığı koltuğa geçtim. Salona adeta seyirci yağıyordu. Salonda boş bir santimlik bile yer kalmamıştı. Sonrada gelenler girişteki polis bariyerinin arkasında sıkış tepiş şekilde maçı izlemeye çalışıyorlardı.

Maçın ilk seti çekişmeli başladı. Maçın başında Suat kulağıma eğildi. ‘Abi bu 14 numara var ya, adı Ricardo. Müthiş bir oyuncu’ dedi.

Bir Solhan, bir Haliliye sayı alıyordu. Biz de o heyecanı Facebookta canlı olarak sizlere ulaştırdık. Kaptan Aslan‘ın hücumu blokta takıldığında hemen önümde maçı izleyen, üstü başı boya, harç ile kirlenmiş biri ‘Paralele değil, çapraza vursaydı, pasör kısaydı. Onun üstünden sayı alabilirdi’ dedi. Haliliye Belediyespor’un Sırp Smaçör Dusanhücumlarda üst üste sayı kazandığında iki yanımda, kucağında çocuğu ile maç izleyen sıradan vatandaş ‘Bu gün bloklarımız çok kötü’ dedi. Solhan’ın smaçörü Goran bir hucumda topu dışarı vurunca, önümdeki bir başkası ‘Havuza plase atsana, havuza!’ diye bağırdı. ‘Lan ben nereye geldim? Herkes her şeyi biliyor’ diye şaşkın şaşkın yorumlara kulak kabarttım.

Maç çekişmeli geçmesine rağmen Solhan seyircisi centilmenliğinden ödün vermedi. Tek bir küfür duymadım. Karşı takıma yönelik tek bir taciz, kötü tezahürat yoktu.

ZORLU MAÇ OLAYSIZ BİTTİ

İlk seti uzatmaya giden maçı Solhan seyircinin de desteği ile 3-0 kazandı. Başhakem Tuncay Kandemir ve yardımcısı Mustafa Dost maçı hatasız yönettiler. Her iki takım oyuncuları da iyi niyetliydi.

Maçtan sonra başta Haliliye Belediyespor’un hocası Akif Gürgen ve yardımcısı Yunus Suluntay olmak üzere tüm oyuncular centilmence Solhanspor teknik yönetimi ve oyuncularını tebrik ettiler.

Playof için mücadele eden iki ekibin maçı olaysız, sorunsuz bir şekilde bitmişti.

Maçtan sonra Berber Suat ‘Abim acıkmışındır, gel bir şeyler yiyelim’ diye koluma girdi. ‘Başkanla görüşüp bir röportaj yapmam lazım’ diyerek ondan izin istedim.

Her iki takım oyuncuları, yöneticileri beraberce aynı masada yemek yediler. Biz de bu esnada hem Solhansporlu Ricardo hem de Haliliye Belediyesporun Hocası Akif Gürgen ve yardımcısı Yunus Suluntay ile canlı röportajlarımızı yaptık.

Yemekte aynı masada oturduğum Solhanspor yöneticisine ‘Nasıl oluyor da Voleybol Futboldan daha çok seviliyor burada? Bu voleybol sevgisi nasıl başlamış ?’ diye sordum.

‘Hocam, burada çok eskiden, Yatılı bölge okulu (YİBO) yapılırken salon da yapılmış. Oradaki hocaların sayesinde Voleybol ilçede yayıldı. Yıllar geçtikçe de daha çok sevildi’ dediler.

Artık vedalaşma zamanı gelmişti. Muş Vahit Özmen Ortaokulunu bu sene playoflara taşıyan Çağrı Nacar hocamın daveti üzerine Muş’a doğru yola çıktım.

Ayrılırken hayatımda ilk defa Türkiye’de Voleybolun futboldan çok daha fazla sevildiği bir yer görmenin mutluluğu ile Solhan’la vedalaştım.”

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN