• Dolar Alış / Satış: 5.326 / 5.335
  • Euro Alış / Satış: 6.057 / 6.068
  • Vakitler Güncelleniyor..
  • Hava Durumu Güncelleniyor..

SOLHAN’DA ‘ŞUURLU GENÇLİK’ PANELİ

22 Kasım 2018
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
929 defa okundu.
SOLHAN’DA ‘ŞUURLU GENÇLİK’ PANELİ

Tavz-Der Gençlik komisyonu tarafından Solhan’da ‘Şuurlu Gençlik’ paneli düzenlendi. Düzenlenen panelde konuşan Taşkesen, gençliği anlatırken gençlerin yapması gerekenleri ve toplumun gençliğe aktarması gerekenleri aktardı.

Bingöl’de faaliyet gösteren Tavz-Der’ın Gençlik komisyonu tarafından Solhan’da ‘Şuurlu Gençlik’ paneli düzenlendi. Solhan Kültür Merkezi’nde düzenlenen panele, Prof. Dr. Abdullah Taşkesen ve akademisyen İbrahim Dağılma konuşmacı olarak katıldılar.

Şuurlu Gençlik panelinde konuşan Prof. Dr. Abdullah Taşkesen, “Biz toplum olarak genç kelimesini kullanırken yaş evresini kullanırız. Benim alanım siyaset bilimi ve sosyoloji, siyaset sosyoloğu ve siyaset profesörüyüm. Aslında sosyal profesörler genç kelimesini kullanırken yaş evresini farklı kullanırlar. Bazen olur 20 yaşında bir genç üniversite 1’inci 2’inci sınıfta olur ödevi vardır, dersi vardır sorunları vardır. Yanımıza geldiği zaman hocam hayat beni çok yordu, çok yoruldum, sanki 75 yaşında bir emekli gibiyim der. Bazen bakıyorum 80 yaşında biri sanki 20 yaşında bir gencin enerjisi var. Ben ömrümün bu son deminde bu gençler için ne yapabilirim. Biz bu gençlerle hasbihal ederken 3 konuda gençlerin bilinçlenmesini kabul eden sıralamayı zikretmek isterim. Bir sosyologla toplumsallaşma, kültürleşme, sosyalleşme, medenileşme, çağdaşlaşma, muasırlaşma kavramlarını kullanırken bu 3 kelimeyi dikkate alırız. Bunlardan birincisi olan Aile; kendi bilinç seviyesini en temel taş olarak zikreden birinci odak noktasıdır. Anne ve babanın şuur ve bilinç seviyesi yetiştirmekte olduğu genci şuur ve bilinç seviyesine aktarır. İkincisi olan okul; öyle bir sosyalleşme odağıdır ki, çok affedersiniz aynı hayvanlardaki kuluçka gibidir. Bir tavuğun civciv yapabilmesi için o yumurtanın başında 20 gün durması lazım. Canı sıkılsa 18 gün dursa olur mu? Hayır. Hem civciv gider hem yumurta gider. İşte okul tıpkı bu kuluçka gibidir. Bilinçli, şuurlu, geleceği idrak eden, geleceği düşünebilen öğretmenlerden mücehhez edilmiş bir eğitim yuvası geleceğin can kurtarıcısı olan gençlerin bilinçlenmesi için birebir teşhis ve birebir en can alıcı odak noktasıdır.

3’üncüsü olan arkadaş çevresi; bir atasözü var; ‘bana arkadaşını şöyle senin kim olduğunu söyleyeyim.’ Bakın kim olduğumuz önemli değil. Her insan ne kadar büyük düşünürse o kadar büyüktür. Onun dünyası o dur. Bu çocukları mutlaka bu felaketten kurtarmamız lazım. Bu gençleri daha şuurlu, daha bilgili, daha entelektüel, daha dünyayı algılayabilen bir birey olabilmesi için bu gençlere bu günü anlatmamız lazım. Bir genç bu günü yani 2018, 2025 yıllarını anlayamıyorsa 2050’li yıllar için hüküm veremez. Bu günü anlamadığımız müddetçe yarını kavrama şansımız çok düşüktür.” şeklinde konuştu.

“TOPLUMUN GENÇLERİ ASLINDA TOPLUMUN HAZİNESİDİR”

Programda konuşan İbrahim Dağılma ise şu ifadeleri kullandı: “Biz gençliği nasıl görüyoruz ve genç denince bize ne hatırlatılıyor. Gencin asıl telaffuzu kelzdir. Bu da hazine demektir. Toplumun gençleri aslında toplumun hazinesidir. Anne ve babalar bunu daha iyi bilirler. Birinin evladına dönük bir olumsuzluk duyduğumuz zaman sadece üzülürüz. Yanlışlardan dönülmesi için temennilerde bulunuruz ama aynı nokta evladımız içinse bu üzüntüyle yüreğimiz yanar, kavruluruz, uyku tutmaz, sancılanırız. Aslında toplumun bütün evlatlarını kendi evlatlarımız gibi algılamamız lazım. Hayat nedir? Hayat namazı olmayan ezanla başlayıp ezanı olmayan namazla biten bir süreçtir. Yani hayat bir ezanla namaz arasıdır. Doğduğumuzda kulağımıza ezan okurlar. Ölürüz cenaze namazımızı kılarlar. Yani hayat bu kadar kısa. Fakat bu kadar kısa olan hayatta Allah bizi sınıyor. Yani hayat sınavın kendisidir. Bu yüzden okullarda en çok sınav oluruz. Her dersin öğretmeni bizi sınav yapar. Hem gerçek hayatta Allah’ın bizi sınadığından bahsediyorum hem de birbirimizi sınadığımız hayattan bahsediyor. O zaman bu sınavı başarıyla geçirmemiz bizim elimizdedir. Allah’ın bize vermiş olduğu nimetleri özellikle akıl ve bilgi nimetini çok güzel kullanmamız lazım.”

Haber: Abdulhamit Bildik

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN