• Dolar Alış / Satış: 5.613 / 5.624
  • Euro Alış / Satış: 6.432 / 6.443
  • Vakitler Güncelleniyor..
  • Hava Durumu Güncelleniyor..

‘ROL MODELLERİMİZ’

10 Mayıs 2018
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
3411 defa okundu.

Solhan’da 2 gün farklı okullarda öğrenciler ile bir araya gelen ve 11 Mayıs’a kadar da ilçede farklı okul öğrencilerine rol modellerimiz başlığı ile seminerlere katılan Karatepe, Habil ile Kabil kıssasında hak ile batılı ve Hz. İbrahim kıssasında ise doğru yolda olana Allah’ın yardımının nasıl ulaşacağına dikkat çeken bilgiler paylaştı.

Solhan Kaymakamlığı ile Solhan Belediye Başkanlığı tarafından 2017 yılında ‘Solhan Şahlanıyor’ adı altında düzenlenen seminerlere 2018 yılında da devam edildi. 2 Nisan 2018 Pazartesi günü Münir Arıkan ile başlayan seminerlerin 3’üncüsüne eğitimci yazar Tarık Sezai Karatepe konuşmacı olarak katıldı.

8 Mayıs 2018 günü Solhan Yeşilova İmam Hatip Ortaokulu’nda start verilen ve Yenibaşak Yatılı Bölge Okulu’nda devam eden seminerlere 9 Mayıs 2018 günü de devam edildi. 9 Mayıs 2018 Çarşamba günü ise eğitimci yazar Tarık Sezai Karatepe, Hazarşah Yeni Yerleşim Ortaokulu, Dilekte Ortaokulu, Atatürk Ortaokulu, Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu öğrencilerine okullarda, Farabi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile Yüzenada Temel Lisesi öğrencilerine yönelik ise Solhan Belediyesi Kültür Merkezi’nde bir araya geldi.

Seminerlerin 10 Mayıs 2018 günü; İMKB Arakonak Ortaokulu, 28 Ağustos Ortaokulu ile Solhan Yatılı Bölge Okulları, Şehit Kaymakam Ersin Ateş Ortaokulu, Öğretmen Hüseyin Artunç Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve Erkek Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencilerine yönelik devam edeceği 11 Mayıs 2018 günü ise Solhan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve Sabiha Bahçıvan Anadolu Lisesi öğrencilerine yönelik devam edeceği öğrenildi.

Rol Madel ana teması ile düzenlenen seminerlerde konuşan Karatepe, “Programımızın ana teması rol model. Yüce Allah Hz. Adem efendimizi yarattı. Hz. Adem efendimizin iki oğlu vardı; Habil ile Kabil. Yüce Allah bu iki genci imtihan etti ve onlardan kurban sunmalarını istedi. Habil, en değerli ürünlerden kurban ediyor. Kabil ise en değersiz ürünlerden kurban ediyor. Yüce Allah Habil’in kurbanını kabul ediyor. Kabilin kurbanını kabul etmiyor. Kabil tarafından kıskançlık başlıyor ve Kabil kardeşi Habil’i şehit ediyor. Şeytan içine girdi, seytan nefsine girdi, şeytan aklını darma duman etti. Kardeşini öldürmeye karar verdi. Kabil yerden büyük bir taş alıp Habil’e vuracakken Habil şehit edilirken bile tebdil görevini yerine getiriyor ve kardeşi Kabil’e dedi ki; ‘And olsun sen beni öldürmek için elini kaldırsan da ben seni öldürmek için asla elimi kaldırmam’ ve Kabil, Habil’i şehit ediyor. Hava çok sıcak Habil’in cesedi bozulmak üzere Kabil çaresiz bir şekilde kardeşine ne yapacağını düşünüyor. Derken bir karga görüyor karga ölmüş yavrusunu ayaklarıyla toprağı eşeleyerek bir mezar açıyor ve yavrusunu o çukurun içine bırakıyor. Kabil öyle bir pişman oluyor yer yarılsa yerin içine girecekti ve Kabil, dediki; ‘yazıklar olsun bana şu karga kadar bile olamadım.’ İşte hak ve batık mücadelesi… Hak emeğin karşılığıdır. Yani bir insan iman ediyor, çalışıyor, çabalıyor, üretiyor, kötülükten uzak duruyor sonra cennete giriyor. Yani nimetin karşılığında cennete giriyor. Cennete girmesinin birinci sebebi hak taraftarı olmasıdır. Bir de bunun karşısında batıl var. Batıl nedir? Batıl, yani Allah’ın ‘onları bırakın, benim yoluma uyun’ dediği şeylerdir. Batıl yolun en büyük destekçisi şeytandır. Şeytan insanları saptırmak için uğraşır. İşte Kabil’i de şeytan saptırdı ama Habil’i saptıramamıştı çünkü Habil, özünde dürüst bir kişiydi. Allah ile barışık, babası Hz. Adem ile barışık, annesi Hz. Havva ile barışık, kendisiyle barışık, tabiatla barışık, su ile barışık toprak ile barışıktı. Yani isyankâr değil barışıktı. Böylece ilk hak batık mücadelesi ortaya çıktı.” ifadelerini kullandı.

  1. İBRAHİM KISSASI

Habil ve Kabil kıssasından sonra başka bir kıssa ile öğrencilere hitap eden Karatepe, şu ifadeleri kullandı: “Yüz yıllar geçiyor bu topraklarda bir çocuk dünyaya geliyor adı İbrahim. İbrahim’in babası put alıp satıyor ve İbrahim peygambere de sattığı putları veriyor diyor, ‘git bunları çarşıda sat, getir.’ İbrahim peygamber putların başını yere süre süre çarşıya götürüyor ve diyor ki; ‘şu değersiz şeyleri alan var mı?’ ve o zamanki insanlar ‘ay’a tapıyorlar, ‘yıldız’a tapıyorlar, ‘güneş’e tapıyorlar. Hz. İbrahim çok usta bir eğitimcidir. Bir gün ‘yıldız’a tapanları çağırıyor ve onlara yıldızı gösteriyor bir süre sonra yıldızın battığını onlara gösteriyor ve bu sebeple yıldıza tapanların ne kadar çürük inançlı olduklarını ispatlamış oluyor. Bir kısmı yıldıza tapmaktan vazgeçiyor. Ardından aya tapanları çağırıyor. Onlara da ayın bir süre sonra battığını gösteriyor. Onların da bir kısmı iman ediyor. Ertesi gün güneşe tapanları getiriyor. Güneşin battığını da onlara gösteriyor ve onlarda iman ediyorlar ve şehri Urfa’da Hz. İbrahim’e yönelik kin güdülüyor. Artık kimse put alıp satmıyor, babasının işine engel oluyor. O dönem biri bir yere gittiği zaman başını gökyüzüne çevirip bu gün hastalanacağım galiba onun uğursuz olduğuna inanırlarmış. Bir gün Hz. İbrahim’in babası Azer ve arkadaşları şehre panayıra giderlermiş ve İbrahim peygambere ‘sen de bizimle gel’ diyorlar. İbrahim peygamber başını göğe kaldırıp bugün hastalanacağım galiba der. Eyvah İbrahim’e cin çarpmış galiba bugün uğursuzluğu üstünde. İbrahim peygamberin etrafından dağılıyorlar. İbrahim peygamber baltasını alıp puthaneye gidiyor ve bütün putları kırıp en büyüklerini bırakıyor. O dönemin adetlerinden özel günlerde kadınlar en güzel yiyeceklerden yapıp putların yemesi için önlerine konuyor yemekler orada çürüyor. İbrahim (a.s) büyük putun ağzını yemeğe koyup yemez misin içmez misin diyerek alay ediyor. Derken baltayı o büyük putun boynuna asıyor. Panayırdan dönüyorlar bir de ne görsünler, bütün putlar yıkılmış, paramparça olmuş ‘eyvah başımıza bir şey gelecek, bunu kim yaptı’ derler. Bir tanesi çıkıp ‘İbrahim adında bir genç var yapsa yapsa o yapmıştır’ diyor. İbrahim (a.s)ı çağırıyorlar. Diyorlar ‘ey İbrahim bunu sen mi yaptın?’ İbrahim (a.s) diyor ‘isterseniz şu büyük puta sorun, belli o yapmıştır.’ Diyorlar ‘o put konuşamaz ki.’ İbrahim (a.s) üzerine; ‘kendisine bir hayrı olmayan bir şeye neden taparsınız.’ Ve bunun üzerine İbrahim (a.s)ı ateşe atmaya karar veriyorlar. Ağaçlardan dağ yığını oluşturuyorlar nemrut bölgede ne kadar insan varsa herkesi çağırıyor ve İbrahim (a.s)ı ateşe atıyorlar. Allah ateşe ‘ey ateş İbrahim’e serin ve esenlikli ol’ diye emir verir. Böylece o kocaman ateş dağları sönüyor. Allah yakma özelliği olan ateşten bu özelliği alıyor. Nemrut yine de pes etmeyi düşünmüyor. İbrahim (a.s)’ı çağırıyor ben de istediğimi yaşatır istediğimi öldürürüm deyip iki köleyi getiriyor birini öldürüyor birini serbest bırakıyor. Bunun üzerine İbrahim (a.s) benim rabbim güneşi doğudan doğurup batıdan batırıyor sen de tersini yap diyor. Nemrut söyleyecek bir kelime bile bulamıyor. Demek ki siz doğru sözlü olduğunuz zaman hak taraftarı olduğunuz zaman Allah size güzel konuşma ve feraset verir.”

Haber: Abdulhamit BİLDİK

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN