• Dolar Alış / Satış: 5.748 / 5.758
  • Euro Alış / Satış: 6.372 / 6.384
  • Vakitler Güncelleniyor..
  • BINGOL:
  • Bugün
  • Yarın °C / °C

HOŞ GELDİN YA ŞEHR-İ RAMAZAN

6 Mayıs 2019
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
586 defa okundu.
HOŞ GELDİN YA ŞEHR-İ RAMAZAN

Müftü Dutar, “Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden azat olmak” diye nitelendirilen bu ayı değerli kılan bir unsur; ibadetlerin yoğunlaştığı, müminlerin farz ibadetlerin dışında nafile ibadetlerle kemale ermenin yollarını aradığı, zekat ve sadakalarla malların arındırıldığı, infaklarla cömertlik duygularının zirvelerine ulaşıldığı bir ay olmasıdır. Ramazan ayı sosyal dayanışma, yardımlaşma, paylaşma, kaynaşma ve muhabbetleşme ayıdır.” dedi.

2019 yılı Ramazan ayı 5 Mayıs 2019 tarihinde başladı. 4 Mayıs günü kılınan teravih namazı ile Ramazan ayında yapılan ibadetlere başlandı. Ramazan Ayı ve Orucu hakkında bilgi veren Solhan İlçe Müftüsü Muharrem Dutar, “Ramazan, kameri aylardan dokuzuncusunun ismi, Müslümanların oruç tutmakla mükellef oldukları, dinimizce yüce ve kutsal kabul edilen aydır. Ramazan Arapça bir kelimedir. Bu mübarek aya Ramazan isminin verilmesindeki hikmet şöyle belirtilmiştir:

1) Ramazan; yaz sonunda, güz mevsiminin evvelinde yağıp yeryüzünü tozdan temizleyen yağmur manasına “ramda”, kelimesinden alınmıştır. Bu yağmurun yeryüzünü temizlediği gibi, Ramazan ayı da mü’minleri günah kirlerinden temizler. Nitekim bir Hadis-i şerifte peygamberimiz(s.a.s.) “Kim inanarak ve sevabını Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhari, Savm, 6.) buyurmuştur.

2) Güneşin şiddetli hararetinden taşların yanıp kızarması anlamında olan “ramad”  kelimesinden alınmıştır. Böyle kızgın yerde yürüyenin ayakları yanar, zahmet ve meşakkat çeker. Bunun gibi oruç tutan kimse de açlık ve susuzluğun hararetine katlanır, meşakkat çeken, içi yanar. Kızgın yer orada yürüyenlerin ayaklarını yaktığı gibi, Ramazan da mü’minlerin günahlarını yakar, yok eder.

3) Kılıç veya ok demirini inceleyip, keskinletmek için iki taşın arasına koyup dövme anlamına gelen “ramd” kelimesinden alınmıştır. Bu ayda Araplar silahlarını bileyip hazırladıkları için bu aya Ramazan ismi verilmiştir. “( Şamil İslam Ansk-Ramazan mad.)”

Ramazan’ı sözlük anlamları çerçevesinde düşündüğümüzde; iman edenler bu ayda Ramazan yağmuru ile ıslanacak, günah tozlarından kurtulacak, iman ağacını ve gönül dünyalarını Ramazanın hayat suyu ile ferahlandıracaklar ve güçlendireceklerdir. Mü’minler bu ayda kalplerini, gönüllerini, duygularını temizleyecekler. Ramazan ocağına, fırınına, ateşine girerek günahlarını yakıp, yok edecekler, nefislerini tezkiye edip kemale ermenin yollarını arayacaklardır. Zira nefsin hevâ ve hevesini söndürmek için Ramazan ateşi bulunmaz bir fırsattır. Yine bu ayda mü’minlerin savaşmadan, kavga etmeden, tartışmadan din kardeşliğinin, sevginin ve hoşgörünün en güzel örneklerini sergileyeceklerdir. Ramazan ayına “on bir ayın sultanı”, denilmiştir. Ramazan ayı fâni âlemden baki aleme doğru uzatılmış fazilet köprüsü mesabesindedir. Kur’ân-ı Kerim’de, bu mübarek aydan başka Allah-u Teâla’nın medhine nail olmuş ve ismi açıkça ifade edilmiş bir ay yoktur. Bu aya, diğer aylar içerisinde ayrı bir imtiyaz veren, hiç şüphesiz Kuran’ın inişine başlanmış olmasıdır. İnsanları irşat ederek doğru yola, istikamete ve hedefe götüren ve bütün âlemlerin Rabbi olan Allah’la buluşturan Kuran-ı Kerim, bu ayın şereflenmesini sağlamıştır. Nitekim Kuran-ı Kerimde:

“(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır…”( Bakara, 2/185 )  buyurulmuştur.” ifadelerini kullandı.

“EVVELİ RAHMET, ORTASI MAĞFİRET, SONU CEHENNEMDEN AZAT OLMAK”

“Allah’ın insanlığa son mesaj olarak gönderdiği Kuran-ı Kerim Hz. Peygambere bu ayda inmeye başlamıştır.” diye açıklamasına devam eden Dutar, şunları aktardı: “Bu sebeple rahmet ve mağfiret ayı olan Ramazana “Kur’an ayı da denilmiştir Manevi güzelliklerle dolu olan Ramazan ayı mü’minler için bir rahmet ve mağfiret mevsimidir. Bu kıymetli zaman dilimini ibadet ve iyiliklerle değerlendiren mü’min ebedi mutluluk kapısını açarak Cehennemden kurtuluş beratını alır. Ramazan ayı Allah’ın rızası kazanmak için büyük bir fırsattır. Ramazan ayının en önemli özeliği oruç ibadetinin bu aya tahsis edilmesidir. Bundan dolayı Ramazan ayına  “Şehr-i Sıyâm” (Oruç ayı) denilmiştir. Ramazan-ı şerifin büyük bir lütuf ayı olmasının önemli sebeplerinden bir tanesi de  “Kadir gecesi, gibi muazzam ilahi ikramları içinde barındıran bir gecenin bu ayda olmasıdır. Kadir gecesi yalnız ümmeti Muhammed’e bahşedilmiş, müstesna bir lütuf, af ve merhamet gecesidir. Mü’min bu ayda her zamankinden daha uyanık, titiz, hesaplı, disiplinli olmalı ve ibadetlerini artırmalı, nefsinin terbiye etmek için her zamankinden daha fazla gayret göstermelidir. “Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden azat olmak” diye nitelendirilen bu ayı değerli kılan bir diğer unsur; ibadetlerin yoğunlaştığı, müminlerin farz ibadetlerin dışında nafile ibadetlerle kemale ermenin yollarını aradığı, zekat ve sadakalarla malların arındırıldığı, infaklarla cömertlik duygularının zirvelerine ulaşıldığı bir ay olmasıdır. Ramazan ayı sosyal dayanışma, yardımlaşma, paylaşma, kaynaşma ve muhabbetleşme ayıdır. Zekâtlarla, sadakalarla ortaya çıkan sosyal yardımlaşma ve dayanışma toplumunun istikrarını, güvenini, huzur ve emniyetini sağlar. Birlik ve beraberliğin sağlanmasında, toplum düzeninin korunmasında Ramazan ayının fonksiyonu oldukça büyüktür. Sosyal dayanışmanın zirveye çıktığı ramazan ayı bu yönüyle toplumun ahengini ve nizamını sağlayarak huzurlu bir toplumunun temellerinin atılmasında çok büyük bir paya sahiptir. Ramazanın bereketinden istifade edelim. Kur’an ayında yuvalarımızı ve gönüllerimizi Kur’an’la buluşturalım. Mukabele geleneğimize sahip çıkarak Peygamberimizin sünnetini ihya edelim. Camilerimizdeki vaazlara ve coşkulu teravih namazlarına kadınıyla, erkeğiyle, genciyle, çocuğuyla bütün ailemizin katılmasını sağlayalım. Zekât ve sadakalarımızla ihtiyaç sahiplerinin yüzünü güldürelim. Peygamberimizin ifadesiyle “ilk gecesinden itibaren şeytanların bağlandığı, cehennem kapılarının kapatıldığı, cennet kapılarının açıldığı, sayısız müminin ateşten azat edildiği” bu mübarek ayı hakkıyla idrak edenlerden olalım.”

 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN