• Dolar Alış / Satış: 3.859 / 3.866
  • Euro Alış / Satış: 4.551 / 4.559
  • Vakitler Güncelleniyor..
  • Hava Durumu Güncelleniyor..

“CAMİ AYNI ZAMANDA BİR EĞİTİM ÖĞRETİM MERKEZİ OLMUŞTUR”

9 Ekim 2017
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
146 defa okundu.

Allah Resulü’nün mescit inşa ederken sadece cami yapmadığını aynı zamanda caminin içinde odalar oluşturup günümüz tabiriyle Kur’an Kursları inşa etmiş ve kendisine inen ayetleri kendisini ilme adamış olan EshabıSufa’ya öğrettiğini belirten Bozkurt, “Cami aynı zamanda bir eğitim öğretim merkezi olmuştur.” dedi.

Solhan İlçe Müftülüğü tarafından Cami ve Din Görevlileri Haftası etkinlikleri kapsamında Solhan Belediyesi Kültür Merkezi’nde Cami, Medeniyet ve Şehir konulu bir konferans düzenledi.

ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLER YAPILIYOR

Yapılan programın açılış konuşmasını yapan Solhan İlçe Müftüsü Ali İkiz, “Her yıl Diyanet İşleri Başkanlığı olarak Camiler ve Din Görevlileri Haftasını Ekim ayının ilk haftasında kutlamalara başlıyoruz. Bu kutlamayı yaparken Diyanet İşleri Başkanlığı’yla bir konuyu tespit ediyoruz. Bu konu çerçevesinde ahalimize, halkımıza bazı bilgiler sunmaya çalışıyoruz, farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz. Özellikle bu haftayla ilgili sahip olduğumuz medeniyet, sahip olduğumuz medeniyetin güzelliği bunun çerçevesinde camilerimizin ve din görevlilerimizin İslam medeniyetindeki konumlarını bir şekilde sizlere anlatmaya çalışıyoruz. Bu yıl da temamız “cami medeniyet ve şehir.” Bu çerçevede bütün yurt genelinde 81 ilimizdeki müftülüklerimizde ve ilçe müftülüklerinde bu konuyla ilgili konferanslar, etkinlikler yapılmaktadır. Biz de rica ettik başlangıç itibariyle Sağlık Meslek Yüksek Okulunda bir konferans verdik. Bununla ilgili, şimdi de kıymetli Muş Müftümüz; Camii, İslam medeniyeti ve şehir konulu temasıyla bir konferans düzenlemeyi uygun gördük. Hocamıza rica ettik sağ olsun bizi kırmadılar, geldiler. Bunun haricinde başka etkinliklerimizde olacak.” şeklinde konuştu.

“EV YAPMADAN ÖNCE İLK MESCİDİ İNŞA EDİYOR”

Solhan İlçe Müftülüğü tarafından tertip edilen Cami ve Din Görevlileri haftası konferansına katılan ve burada bir konuşma yapan Solhan Kaymakamı Fatih Okumuş, şu ifadeleri kullandı: “Camiler ve din görevlileri haftası vesilesi ile bir araya geldik. Dolayısıyla bütün diyanet teşkilatımızın çalışanlarının da camiler ve din görevlileri haftalarını kutluyor, tebrik ediyorum. Karınca kararınca ben de birkaç hususu sizlerle paylaşmak istiyorum. Değerli misafirler, değerli arkadaşlar; bir meselenin birçok anlatma yöntemi vardır. Bir yöntem köküne inmektir, bir yöntem karşılaştırmaktır, bir yöntem sınıflara ayırmaktır/kategorize etmektir… Bir çok yöntemi vardır. Şimdi camii şerif ve medeniyet ekseninde ben cami merkezli olarak söylemem gerekirse ayeti kerimede olduğu gibi mescit secde edilen yer camii ise toplayan bir araya getiren demektir.  Zaten ilk kullanıldığı yıllarda el-mescid’ul camii olarak kullanılmıştır. Cami malumlarınız olduğu üzere yani ilk mescit Kabe’dir. Kabe, beytullah olarak adlandırılır. Allah’ın evi anlamında… Peygamber efendimiz Erkam hazretlerinin evinde Mekke’de Safa Tepesi’nde DarulErkam’daİslamı yayma konusunda ilk icraata orada başlıyor. Belki de nübuvet itibariyle gizli kalması bir yana Müslümanların ilk mescidi DarulErkam’dır. Hicretten itibaren Efendimiz’in (s.a.v) ilk icraatlarından bir tanesi; duvarları kerpiçten olan tabanı kum, üstünde hurma liflerinden olan mescidi nebeviyi inşa etmek olmuştur. Ev yapmadan önce ilk mescidi inşa ediyor. İkinci icraatı olarak ta suffayı açmış. Onun ehline, Ashabı Sufa denir. İlk mekteb, sufa mektebini açmıştır. İlk emri ‘ikra’ olan bir dinin mensuplarıyız. İlk işi DarulErkam’da İslamiyet’i yaymış olan, mescidi nebevide bunu devam ettiren, Sufa’yı açan orada eğitim veren peygamberin ümmetiyiz.”

“KURTULUŞ SAVAŞIMIZIN FİTİLİ CAMİLERİMİZDE ATEŞLENMİŞTİR”

Programa konuşmacı olarak katılan ve konuşmasının başında Doğubeyzıt ilçesinde şehit olan 4 güvenlik görevlisi, Şırnak’ta şehit olan 1 yüzbaşı, 1 korucu ve 1 de Diyarbakır’da şehit olan askere Allah’tan rahmet dileyip ailelerine ve milletimize baş sağlığı dileyen Muş Müftüsü Alettin Bozkurt, “Hicri 61 yılında yüreklerimizi yakan şehitlerin efendisi peygamber’in (a.s) torunu Hz. Hüseyin efendimizin ve 70 ehlibeyt büyüklerimizin, o günden mücadele eden ve şahadet şerbeti içen bütün şehitlerimizi rahmet ve minnetle yad ediyoruz, mekanları cennet olsun. Cenabı hak bizleri de onların şefaatine nail eylesin. Gazilerimize de hayatta kalanlara; sağlık, huzur, mutlu olmalarını, vefat edenlere de Cenab-ı Mevla’dan rahman rahim ve vakur sıfatlarıyla onlara muamele etmeyi niyaz ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Camilerin İslam ülkelerinin mührü ve tapusu olduğunu belirten Bozkurt, konuşmasına şöyle devam etti: “Unutmayalım ki kurtuluş savaşımızın fitili camilerimizde ateşlenmiştir. Milli şairimiz merhum Mehmet Akif, Kastamonu Nasrullah camiinde yaptığı vaazlarda Kastamonu halkı cephelere koşmuştur. Daha öteye gidecek olursak; 26 Ağustos 1071 de Cuma günü bütün hatipler okudukları hutbede Alparslan ve ordusuna dualar ediyor, adaklar adıyor ve göz yaşları sel olup akıyordu. Cuma namazından hemen sonra o büyük komutan yaşlı gözleriyle mücahit askerlerine şöyle hitap eder; “kardeşlerim, şu saatte ben düşmana hücum etmek istiyorum. Ya gayeme erer ya da şehit olurum cennete giderim. Sizlerden arkamdan gelmek isteyen gelsin, istemeyenler de gidebilirler. Şimdi ne emreden bir asker ne de emrolunan bir asken vardır” diyor ve yakın tarihimizde de 15 Temmuz 2016 ya gelelim. O tarihte camilerimizin minarelerinden yükselen mübarek müezzinlerimizin, imamlarımızın sala ve ezan sedalarıyla halkımız sokağa çıkmış, onların güçlerine güç katmış, halkımız; tanklara, toplara, F16’lara göğüslerini siper ederek darbeyi durdurmuş ve darbecilerin hayallerini kursağında bırakmışlardır. Bundan dolayı diyoruz, kardeşlerim; camilerimize sahip çıkalım, camilerimize özen gösterelim. Çocuklarımızı, kadınlarımızı camilerden uzak tutmayalım. Ayeti celile de yüce rabbimiz (c.c) şöyle buyurmaktadır: “Allah’ın evlerini, mescitleri ancak Allah’a iman eden, ahrete inanan, namazını dost doğru kılanlar, zekâtını verenler ve Allah’tan başka hiç kimseden korkmayanlar, mescit inşa edebilirler.” Bir insan camiye çalışıyorsa, bir insan camiye arsa veriyorsa, bir insan camiye gidip gelmeyi kendine şiar edinmişse o insanın mümin oluşunun bir şiarıdır, bir alametidir. Allah resulü hadisi şeriflerinde; “bir insan camiye gidip gelmeyi kendine adet edinmişse öğle namazını kıldığı zaman ikindi ezanını bekler ardından akşam azanını bekler ve devamlı cami muhabbetine sahip olan devamlı gidip gelmeyi kendine şiar edinmişse o insanın mümin olduğunun bir alametidir. Ona şahitlik ederiz.”

“CAMİ, MİLLETİMİZİ BİRLEŞTİRMEDE; ÇİMENTO VE HARÇ İŞLEMİ GÖRMEKTEDİR”

Bozkurt, “Değerli davetliler, mescit; ‘secde edilen yer’ demektir. Cami aslında Arapçası toplayan, birleştiren, bir araya getiren anlamına gelir. Üniversite ile aynı kökten gelmektedir. Ona cami denilmesi ise ümmetin kültür seviyesini yükseltmesinden dolayıdır. Cami milletimizi birleştirmede; çimento ve harç işlemi görmektedir. Eskiden cami sadece ibadethane değil, belki cami imam ve yetkililer; bekârları, işsizleri, muhtaçları, yolda kalmışları, cenazesi olanları tespit eder ona göre adım atarlardı. Bu amaçla kullanılmıştır. Allah Resulü (s.a.v) hadisi şeriflerinde; “Kim Allah’ın rızasını gözeterek bir camii inşa ederse Allah da cennette onun benzeri bir köşk inşa eder.” Sahabe-i kiram mescitlerle ilgili şöyle bir cümle kullanmışlar; “camiler, mescitler; yeryüzünde Allah’ın evleridir ve Allah’ın üzerine bir haktır. Allah’ın evini ziyaret edenler, Allah’ın evine gelenlere onların Allah’ın üzerine bir hakkı doğuyor. Allah da onlara ikramda bulunur.’’ Bundan dolayıdır ki Peygamber efendimiz (s.a.v) Medine’ye hicret ettiği zaman henüz Medine’ye varmadan Kuba Mescidi inşa etmektedir ve Medine’ye vardığı zaman da ilk yapmış olduğu icraatlar Mescidi Nebevi’nin iki yetime ait olan arsasını alır ve orada Mescidi Nebeviyi inşa eder. Peygamber efendimiz de bizzat sahabeler gibi sırtında tuğla taşımış ve cami bitene kadar emek vermiş, gayret sarf etmiştir. Allah Resulü mescit inşa ederken sadece cami yapmamış aynı zamanda caminin içinde odalar oluşturmuş günümüz tabiriyle Kur’an Kursları inşa etmiş ve kendisine inen ayetleri kendisini ilme adamış olan eshabısufaya, sahabelere öğretmiştir. Cami aynı zamanda bir eğitim öğretim merkezi olmuştur.” şeklinde konuştu.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN