• Döviz Bilgileri Güncelleniyor..
  • Vakitler Güncelleniyor..
  • BINGOL:
  • Bugün
  • Yarın °C / °C

BİR SÜRGÜN

2 Aralık 2019
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
236 defa okundu.
BİR SÜRGÜN

Emrah Yayan Yazdı…

Kış mevsimlerinde zaman zaman yaşanan bir takım mutluluklar vardı. İlk karın düşüşünde duyulan mutluluk gibi. Kış mevsiminin insanları sürüklediği yaşam ortamları, kulüpler ya da kahvehanelerde geçirilen saatler gibi. Kapalı bir yerde iyi geçirilen bir resepsiyondan sonra -içerinin ışık düzeni de iyi olmalıydı- sokağın kaldırımlarına çıktığında paltonun verdiği ısının yarattığı mutluluk, kolayca bir otomobile yerleşip evine doğru yol alışın yarattığı duygular gibi küçük şeyler. Bütün bunlar fevkalede şeylerdi.

Kış mevsiminin bazı günlerinde derin mutluluklar duydun. Kışın, dışarının soğuk havasından sonra eve dönüşlerde de.

90’lı yıllarda bir 10 gün için Hak. kentine gitmişsiniz. Karın, küçük oğlunuz ve sen. Hak kentinin ikliminde âni değişikler olduğunu biliyordun. O gün akşama doğru birdenbire kar bastırdı. Ardından yoğun bir tipi.

Otelin ikinci katında genişçe odanızın pencerelerinin birinden soğuk hava sızıyordu. Sızan soğuk hava aslında, dışarının soğuğundan yeni dönmüş olmasanız rahatsızlık vermeyecekti. O apart otelin odasında üşümekte olduğunu derinden hissettin. Bu his seni bir 10 yıl kadar daha geriye götürdü.

Şimdi ilk öğretmenlik deneyimini gerçekleştirdiğin Doğu’nun ücra bir köyündesin. Soğuk yine aynı soğuk. Hatta daha soğuk. Ve kırık dökük sobanın etrafında toplanmış, dizleri, dirsekleri yamalı; elleri çatlamış, yüzleri solgun her biri bir diğerine benzeyen boylu boyunca Anadolu çocukları. O gün anladığın gibi bugün de anlamıştın; soğuğun yalnızca soğuğa alışık olmayanlar için zor olduğunu. Şimdi bir otel odasında seni geçmişe götüren pencerenin aralığından sızan soğuk hava, aslında senin geçmişinin düşsel yansımasıydı.

Şimdi ise unutulup gittiğin  o köyü, o köy çocuklarını pencerenin aralığından sızan bu soğuk havayla anımsıyordun. Bir anlık bir mutsuzluk belirtisi, belirmişti yüzünde. Yanında nedenini merak eden karın, meraklı bakışlarıyla seni süzüyordu. Neyse ki söylemedin hiçbir şeyi. Ama içinde hep bir sorgu memurunun soruları… Beraat etsinler diye bekleyen o köy çocukları… Ve senin vicdanının sesi…

Ama biliyorsun, şimdi uzamış, senin düşüncene göre çok uzamış yaşam içinde mutluluğu yakaladığın saatler belki de azalıyor. Bu düşüncelerinin yerini bazı korkular alıyor. İçin bir sürgünün içi gibi nereden gelip çarpacağı belli olmayan duygu yoğunluğuyla doluydu. Şu an kaldığın otel odası, bir sürgünün zoraki mekânı kadar dar geliyordu sana. Çekip gitmek istiyordun ancak pencerenin aralığından sızan soğuk hava, sana her defasında o köy çocuklarını hatırlatıyordu. Ve tekrardan onları bırakıp gittiğin için iç hesaplaşmanla baş edemiyordun. Yeniktin. Senin olmayan bir gökyüzünün altında yaşadığın için en çokta yeniktin.

Pencereden beyaz örtüye doğru uzanan boşluğa, en derin bir yalnızlığa doğru baktın. Neden Köy çocuklarının karar verecek durumda olmadığına lanet ettin.

Bu haberi okuyanlar bunları da okudu.
YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN