• Dolar Alış / Satış: 3.675 / 3.682
  • Euro Alış / Satış: 4.318 / 4.326
  • BINGOL:
  • Güneş: 06:23
  • Öğle: 12:10
  • İkindi: 15:13
  • Akşam: 17:44
  • Yatsı: 19:01
  • Hava Durumu Güncelleniyor..

BATI EMPERYALİZMİNE KARŞI DİRENEN İLK LİDER – II

6 Şubat 2017
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
386 defa okundu.
BATI EMPERYALİZMİNE KARŞI DİRENEN İLK LİDER – II

Afgani, bütün İslam ülkeleri arasında sağlam bağların kurulması topyekün dayanışma ve emperyalizme topyekün karşı duruşla ümmetin vahdeti için mücadele etmiştir. O, bu çabalarını ‘Urvetül Vuska’ adında bir cemiyet ve dergi formunda somutlaştırmış, pratize etmiştir. Öyleki Urtevul Vuska’nın yankıları başta İngilizler olmak üzere bütün sömürge güçlerini ve içerdeki işbirlikçileri alabildiğine rahatsız etmişti. Urvetul Vuska’nın yankıları iki asra yakın zaman geçmesine rağmen devam etmektedir.

. Bugün kendilerini genelde ıslah hareketlerine özelde Menar Ekolü’ne nispet edenler Seyyid Cemal’in hayalini daha illeri taşıyarak İslam ülkeleri arasında köprüler inşa etmeye başlamışlardır. Urvetul Vuska’nın dolayısıyla Seyyid Cemal’in talebeleri, Kur’an’ın merkeze alındığı, yerelliği aşan büyük ümmet fikri için pratik adımlar atarak alanlara inmişlerdir. Bu uyanış/kalkış/ emperyal güçlerin dikkatini çekmiş ve korkutmuştur.

Sömürge, bu tehdidi erken fark etmiş ve Urvetül Vuska dergisinin, Mısır, Hindistan, Osmanlı gibi ülkelere girmesini engellemiştir. Başta Mısır olmak üzere çeşitli ülkelerde İngilizlerin baskısı sonucu dergi yasaklanmıştı. Nihayet yoğun baskıya dayanamayınca sekiz ay sonra 18 sayı çıkardıktan sonra kapanmak zorunda kalmıştır. Urvetül Vuska’daki yazıları sebebiyle dikkatleri üzerine çeken Afgani derginin kapanmasından bir süre sonra İran Şahı Nasuriddin tarafından İran’a davet edildi. İran’da gerek şahın gerekse ulemanın ilgisiyle karşılanmışsa da bir süre sonra halkın yönetime katılmasını ülke de değişiklik yapılmasını isteyince Şah’la ters düştü ve ülkeyi terk etti. İran’dan çıktıktan sonra Rusya’ya giden ve üç yıl kadar Rusya’da kalan Afgani, Rus Çarı’ndan Kur’an’ın Rusçaya çevrilmesini istedi ve bu isteği karşılık buldu. Tekrar bir seyahat esnasında muhtemelen Münih’te İran Şahı Nasuriddin ile karşılaştı. Ve baş vezirlik teklifi aldı Afgani’nin pratiği gösteriyor ki onu tekrar İran’a götüren saik kesinlikle baş vezirlik değil İslami hassasiyettir. Nitekim ilk İran ziyaretinde ki ilkeli duruşunu tavizsiz sürdürmesi ve Şahla yeniden çatışması bizi destekler mahiyettedir. Daha sonra İstanbul’a dönen Afgani, çalışmalarına ev derslerine devam etmiş Sultan Abdulhamit’le aralarının bozulmasına rağmen değişik vesilelerle İstanbul’da kalmaya devam etmiş ve 1897 yılında vefat etmiştir. Afgani, geri de çok ciddi yazılı eser bırakmamıştır. Ancak İslam dünyasının güncel sorunlar ve yakıcı gerçekliklerini deşifre eden bir yaklaşımın tohumunu atmıştır. Seyyid Cemal, İslami bütüncül bir dünya görüşü olarak değerlendirmiş; imandan, iktisada tüm alanların İslami olanla kuşatılması gerektiği noktasında zihinleri netleştirme faaliyetiyle bir ömür tüketmiştir. Mistik, içe kapanık, teslimiyetçi bir anlayışın Müslümanları köleleştireceğini vurgulayan mektuplar yazarak denize bırakmıştır. Ve zaman geçmiş Seyyid’in içine gönlünü boşalttığı şişeyi mağrip’ten maşrık’a varana dek insanlar açmış okumaya başlamış…

Cemaleddin Afgani’yi önemli kılan zikredildiği gibi İslami zorunlu olarak hayata dair her alanla ilgili vaazının olduğu bir sistem olarak görmesi idi. Ona göre İslam’da, din ve devlet asla ayrı düşünülemezdi. Ve yine ona göre İslam’da din ve iktisat ayrı düşünülemezdi. Kısacası Seyyid Cemal’e göre İslam’da dini olanla olmayan gibi bir ayrım sözkonusu değildir. Değil mi ki, İslam’da dini olmayan hiçbir alan yoktur.

 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN