• Döviz Bilgileri Güncelleniyor..
  • Vakitler Güncelleniyor..
  • BINGOL:
  • Bugün
  • Yarın °C / °C

‘BANA BİR ŞEY OLMAZ…!’

29 Mart 2020
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
1332 defa okundu.
‘BANA BİR ŞEY OLMAZ…!’

Abdullah Bildik Yazdı…

“Güvenme hiçbir şeyine, bir sel gelip alabilir,

Bana bir şey olmaz deme, her an her şey olabilir.

Karanlıkta kalsan bile, yarın güneş doğabilir,

Hayat bu hiç belli olmaz, her an her şey olabilir.” Azer BÜLBÜL

 

Çin’den çıktı yola, her yerde veriyor mola, ismi olsa da ‘korona’ bizden istenen de korunma…

Bu illetin çıkması ile herkes oldu uzman, herkes oldu uyaran

Ancak bir çoğu kendi söylediklerine uymayan…

Çıktığı günden buyana Dünyada binlerce ölüm ve hasta olduğu, sayıların artarak devam ettiği paylaşılıyor.

Her kurum ve kuruluş tedbirleri aktarıp önlemleri hayata geçiriyor, kişilerin de kendi tedbirini hatta OHALini uygulaması gerektiği aktarılıyor/tavsiye ediliyor.

Bağışıklıklarının zayıf olmasından dolayı yaşlıların korunması ilk etapta belirtilip 65 yaş üstü yasak gelince gençler kendilerine uzak olduğunu zannıyla rahat davranmaya başladılar.

Oysaki virüsün bünye tercih etmediğini ancak bağışıklık durumuna göre farklı nüfuz ettiği gerçeği ile karşı karşıyayız.

Bir hanım efendi tedavi sonrası taburcu oldu ve eşinin de tedavi gördüğünü aktarırken genç oğlunun da karantinada olduğunu ancak gençlerde etkilerin çok belirgin olmadığını oğlunu örnek göstererek aktardı.

Buradan aslında belirtilerini etkili yaşamadan virüse yakalananların olabileceğini ve bu kişiler atlatırsa bile başkalarına taşımalarının mümkün olabileceğini unutmayalım. Kendimiz için olmasa da ailemiz, akrabalarımız, arkadaşlarımız ve çevremiz için dikkat etmeliyiz.

Bu durumda asıl olan virüsün çıktığı günden herkesin kendi beldelerinde kalması virüs olan yerden de çıkışların olmaması ve girişlerinde olmaması gerektiğini Resulü Ekrem de bizlere aktarmıştır. Buna uymadığımız gibi sosyal mesafe ve kişilik haklarına da riayet etmiyoruz. Hatta ‘Evdekal’ önerilerini de yanlış anlıyor çarşıya çıkmayanlar da her gün bir akrabasında sıla-i rahim! yapıyor.

Bir çoğumuz da özellikle sosyal medyada virüse meydan okuyor, bana bir şey olmaz diyebiliyor her şeye bir bilgiçlik hakim. Oysaki ne diyordu Azer Bülbür: ” Güvenme hiçbir şeyine, bir sel gelip alabilir, bana bir şey olmaz deme, her an her şey olabilir.”

Kendine güveneceğine tedbirini al ve Allah’a güven.

Korona, bize bazı şeyleri yeniden hatırlattı; sabrı, temizliği, kul hakkını, yaşlıya hürmeti ve elimizdekilerin kıymetini…

Unutmamamız gereken ise insanoğlunda; sevinç / hüzün, kavuşmak / ayrılık, kolaylık / zorluk ve sağlık / hastalık devamlı değildir. Biri yerini bir diğerine her an bırakabilir. Mühim olan birinde iken diğerini de bilmek, hatırlamaktır. Kötüsü geldiğinde sabır etmek, iyisi geldiğinde de şükretmek, kısacası hastalıktan önce sağlığın, kötülükten önce iyiliğin kıymetini bilmek gerekir.

*          *          *

Tedbirlere uyup kendimizi ve başkasını güvenceye almanın yanında bir de işsiz geçecek sürecin aşsız geçmemesi için devletin üstüne düşeni yapmasını da ümit ediyoruz. Yaşlılarımıza bakılıyor, kronik hastalarımıza bakılıyor, emeklilerin en düşük maaşı arttırılıyor, hatta işsizlere ücret verileceği de gündemde… hepsi güzel çalışmalar takdir ediyorum. Zar zor aylık ödemelerini yapan esnafın ise devlete olan borcu ertelenmiş. Güzel mi güzel bir uygulama ama;

Bir ayda ödemelerini yapamayan bir esnaf, yarın bir ay içinde iki aylık ödemelerini nasıl yapacak?

Bu zor süreçte hibe değil faizsiz kredi bekleyen bir esnaf faize mahkum ediliyorsa bunun izahatı nedir? ‘Faiz dünya gerçeğidir’ deyip ona mahkum mu yaşayacağız?

Faizi bir kuruş da olsa milyonluk krediyi kullanmayacak esnafa destek verilmeyecek mi?

Faizden dolayı kredi alamayacak esnaf, mükellef olduğundan da yardım alamayacaksa bu sıkıntıya sebep olmaz mı?

gibi soruların da aslında çözüm mercilerinin masalarında olması gerektiğine inanıyorum.

*          *          *

İnşaallah tez zamanda bu illet kontrol altına alınır da mağduriyetler artmaz, insanlar normal hayatlarına devam edeler. Rabbim vefat edenlere rahmet eylesin, hastalarımıza da şifa versin, hepimize de geçmiş olsun.

Mücadele edenlerin yanında bir de bu süreçte elinden bir şey gelmeyip evinde oturanlar vardır. ‘Fırsatım yoktu aramıyordum’ dediklerini aramalarına fırsat oldu, ‘işten güçten kitap okuyamıyorum’ diyenlerin işi gücü kitap okumak olsun.

Şartları en iyi şekilde değerlendirmek değil mi asıl olan, alın size kötü anımızdaki bir nimet; kendimize yeni alışkanlıklar edinelim.

Bir de sosyal medyada ilim tartışması yapıp ilimden yoksun olup başkalarının söylemleri ile ahkam kesenler de vardı, lütfen sizler de oturup okuyun. Başkasının fikri ile değil kendi bilginizle yaşamak için; Kur’an okuyun, hadis okuyun, ilim ehlinin tahlillerini ve hatta tenkitlerini okuyun. Olaylara nasıl yaklaşmamız gerektiğini öğrenebiliriz bu vesile ile.

Hayırla kalın, vesselam

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN